Mevlüt Soysal'ın yazısı

Mevlüt Soysal'ın yazısı
Paylaş

BİZLER siyaseti hep “kendi haklılığını ispat etme sanatı” olarak gördük…

Eğer bir siyasi partideyseniz; ideolojiniz ve yaptıklarınızın doğruluğunu kanıtlamak içindi çabalarınız…

Eğer bir yerel yönetici iseniz; hizmetlerinizi anlatmak ve yapamadıklarınıza da mazeret üretmekti gayretiniz…

Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “insani yönü”nü siyasetinin ve yerel yöneticiliğinin önünde tutan bir isim…

Gördüğüm şu ki, muhalefet için en zoru, “önce insan” olan siyasilerle mücadele etmek…

Çünkü haklılığını ispat etmek için çabalamıyor…

Çünkü eksiklerini gizlemek için uğraş vermiyor…

Çünkü yapamadıklarına mazeret üretmiyor…

***

İzmit tarihinin en önemli projelerinden biri olan tramvay hedeflenen tarihte tamamlanmayınca Büyükşehire yönelik eleştiriler artmıştı.

Muhalefet eleştiriyordu…

Medya eleştiriyordu…

Esnaf eleştiriyordu…

Vatandaş eleştiriyordu…

Tramvay sürecini yöneten, dönemin genel sekreteri Büyükakın’dan tramvayın zamanında bitmemesinin gerekçelerini duymayı bekliyorduk ki;

O yalnızca iki kelime kurdu:

“Özür dileriz!”

Yani, ortada bir sorun olduğunu, bu sorunun kaynağının kendileri olduğunu ifade etti.

Şaşırmıştım…

Çünkü yerel yönetimlerde duymaya alıştığımız bir ifade değildi, özür…

Ve bir adım daha ileri gitti;

Tramvay yapımının maç gün geciktiğini her gün Büyükşehirin internet sitesinden duyurdu.

***

Büyükakın’a “evinin önünde çöp toplayan vatandaş” sorusu sorulduğunda iki konuya dikkat çekeceğini düşündüm…

Bir: Bu durum bir yerel yönetimler sorunu değildir. Nitekim de dünyanın en zengin ülkelerinde de çöpten bir şeyler toplayan insanlar vardır.

Nitekim yalan değil…

İki: Bu sorunun çözmesi gereken yalnızca AK Partili belediye değildir, aynı zamanda CHP’li alt belediyedir.

Nitekim bu da yalan değil…

***

Büyükakın eğer bunları söyleseydi, ortadaki sorundan kendini soyutlardı ve herhalde herkes “Haklısın Başkan!” derdi.

Ama Büyükakın soyutlamadı.

Hatta sorunun içine kendini attı.

Sorumlulardan birinin kendisinin olduğunu ifade etti. (Sorumlu olmamasına rağmen)

O adamı bulmaya çalıştığını fakat bulamadığını söyledi.

Daha da ileri gitti, “Sokakta aç bir insan varsa bana yazıklar olsun” dedi.

***

Bizler siyaseti hep “kendi haklılığını ispat etme sanatı” olarak gördük…

Büyükakın bunu değiştirdi.

Ve gördüm ki;

Bu tip siyasilere muhalefet etmek daha güç…

Çünkü Büyükakın, meselelere öncelikle “insani” olarak yaklaşan bir isim…

 

………………….

 

 

Yıldızlı: Açlığı dile getirmek yoksulluğu

siyasete alet etmek değil, görevimizdir

 

KOCAELİ Büyükşehir Belediye Başkanı Doç. Dr. Tahir Büyükakın, “Evet, sokakta aç bir insan varsa bana yazıklar olsun. Bu sokakta aç bir insan varsa ve muhalefet bunun sadece siyasetini yapmak istiyorsa, onlara da yazıklar olsun” sözlerini CHP İl Başkanı Harun Yıldızlı’ya sordum.

“Yazıklar olsun” şeklindeki ifadeleri doğru bulmadığını ifade ederken, şöyle dedi:

BİR: “Bir kentteki yoksulluğu dile getirmek, açlığı ya da yoksulluğu siyasete alet etmek değil, bir muhalefet partisinin öncelikli görevidir. Eğer siyasete alet etmek ifadesi kullanılırsa, muhalefet hiç konuşamaz. Çünkü her konuya böyle yanıt verilebilir.”

İKİ: “Bu kentin başındaki isim Büyükakın’dır. Ve o isim de ‘Mutlu Şehir’ sloganıyla hareket ediyor. Oysaki bu kent giderek daha da mutsuzlaşıyor. İşsizlik artıyor, yoksulluk artıyor. Böyle mutlu şehir mi olur?”

ÜÇ: “Çöp tenekesinin üzerindeki İzmit Belediyesi ifadesine takışmışlar. Kocaeli’nin 12 ilçesinde de çöpten beslenen insanlar var. Sorumlu elbette ki hükümettir. Fakat durum bu iken ‘Mutlu Şehir’ ifadesi kullananlar da sloganlarıyla yüzleşmelidirler.”

DÖRT: “Fotoğraf Büyükakın’ın dediği gibi geçmişte çekilmedi. Pazar günü çekilmiş ve ben de pazartesi günü paylaştım.”

BEŞ: “Yoksulluk ve açlığın olduğu yerde mutluluk olmaz.”

 

 

…………………

 

 

Üniversiteler açılsın,

esnaf kazansın zihniyeti

 

BELİRSİZLİK sürdüğü için, Covid-19’la ne zaman vedalaşacağımız bilinmediği için, kısıtlamaları savunan biri olmadım…

Hayatın kontrollü bir şekilde sürmesi gerektiğini inandım…

Gerek üniversitelerde gerekse de orta öğretimde yüz yüze eğitime tam anlamıyla geçilmesi gerektiğini ifade edenlere karşı çıkmadım.

Ve fakat… Yüz yüze eğitime geçilmesiyle alakalı bir gerekçe gördüm ki, inanın çok üzüldüm.

***

Hürriyet’ten bir haber:

“AK Parti MYK üyeleri Cumhurbaşkanı Erdoğan’a ‘Sadece üniversite ve üniversite öğrencileri ile geçinen bazı iller var, esnaf sıkıntıda. Çocuklarda obezite başlangıcı arttı, hem psikolojik hem beden olarak yıpranıyorlar. Üniversiteler, yurtlar ve okulların tamamı açılmalı’ önerisini sundu.”

***

Bakınız;

Türkiye akademik açından her geçen gün daha da zayıflıyor…

Dünyanın iyi üniversiteleri arasında İran’ı temsil edenler dahi var; ama Türkiye yok…

Neden mi?

Üniversiteyi “esnaf kazansın” diye açmaya çalışan zihniyet yüzünden…

Kocaeli İçin Namaz Vakitleri
Namaz Vakitleri
Perşembe, 15 Ekim 2020
İmsak
05:13
Güneş
06:38
Öğle
12:59
İkindi
16:26
Akşam
19:10
Yatsı
20:30