26 Eylül 2021 12:03:52

Bozkurt Uslu, bizzat yaşadığı yangını anlattı: ‘İhmal, yakmak kadar suç’

Marmaris Turunç’ta yıllardır otel işleten, yangını bizzat yaşayan hemşerimiz Bozkurt Uslu, “İhmal, yakmak kadar suçtur” dedi

Bozkurt Uslu, bizzat yaşadığı yangını anlattı: ‘İhmal, yakmak kadar suç’
Paylaş

İlayda AKYOL- CHP'nin Kocaeli'deki önemli isimlerinden, ilimizde geniş bir kesim tarafından tanınan Bozkurt Uslu, yangın sırasında Marmaris’teydi. Yangında, köyün gençleri ile birlikle canla başka mücadele etti. Yangın için gelen itfaiye, gönüllü ve yangın zedelere de ücretsiz olarak işlettiği otelinin kapılarını açtı.

Bozkurt Uslu, Marmaris’te çıkan yangın, ilk başta bir dönümlük bir alanla sınırlıyken müdahalenin zamanında yapılmadığından ötürü, geniş bir alana yayıldığını söyledi. 5 gün havadan müdahalenin olmadığını ifade eden Uslu, yangını şu sözlerle ifade etti, ‘büyük bir canavarla uğraştık’.

Yangının çıkış nedeni olarak ihmalin üzerinde duran Uslu, ‘ihmal, yakmak kadar suç’ dedi.

Uslu, Yangın söndürme çalışmalarında Azeri askerinin mücadele etmesine derin üzüntü duyduğunu söyleyerek ekledi ‘çalışmalarda kendi askerimi, ormancımı göremedim. Orman köylümü, tahliye etmeye çalışan yönetim gördüm’.

Yangının yaşandığı sırada Marmaris’teydiniz. Neler yaşandı?

Turunç’ta olduğum sırada yangın çıktı. Yangını ilk yaşayanlardan biriyim. Marmaris’e giderken şu anki İçmeler mevkiinde, belediyemizin bir irtibat bürosu var onun karşısında başladı. Yanan yer bir dönüm bile yoktu. Yangın gündüz vakti çıktı gece sıçrama yaptı. Dereözü, iki noktada parlamayla alttan gelen yangınla birleştiği ve harladığı söyleniyor. O çıkan yangın iki gün seyredildi. Bir dönüm oldu iki dönüm. Bizim Marmaris itfaiyemizin de büyükşehir itfaiyemizin de çoğu Manavgat’a gitmişti. Havadan da müdahale yapılamadı. O yangın şiddetli rüzgarları da arkasına alarak inanılmaz büyüdü. Belki o kadarını kimse tahmin etmedi ama müdahale olmayınca büyüdü.

 

 

Yangın sonra nasıl ilerledi?

Ondan sonra çok hızlı ilerledi. İçmeler, Bodrum Yarımadası’nın başlangıcıdır. Asparan yolu Datça yoluna çıkar o da Hisarönü Körfezi’ne bağlar. Hisarönü Körfezi’nden de Orhaniye, Selimiye, Turgut, Göler, Kadırga bunlar Turunç’a döner. Asparan yolundan aşağı yukarı yarım saatte 7-8 kilometrelik bir alanı sağlı sollu lav silahı içine çekti. Sonra yangın iki gün içinde Turunç Dereözü’ne sardı.  Burada yarımadanın tamamı çok ciddi tehlike atlattı. Belediye Başkanıyla zaman zaman bir araya geldiğimizde bana belirtti, 1OO küsür yanan ev var, yaklaşık 100’e yakında hasarlı ev var.

‘KÖY İNSANININ VE GENÇLERİN KATKISI BÜYÜK’

Siz yangınla mücadelede neler yaptınız?

Biz 40 yıla yakın o bölgede yaşadığımız için zaman zaman çıkan orman yangınlarına hepimiz duyarlı olduk. Köylü çok duyarlı, hepimiz gittik. Eskiden de kazma kürek hemen oteldeki çocukları alıp arabaya atlar giderdik. Hatta ben bir keresinde 1992 senesinde, gece dağda kaldım. Aynı şeyi bu yangında bu köyün gençleri yaptı. Biz gelen yardımları dağıttık. Genel Başkan Yardımcımız Muharrem Erkek, Turunç’a kadar geldiler, birlikte ziyaretlerde bulunduk.  Yangına yakın yerlerde yangın malzemelerinin; merhemler, çizmeler, göz damlaları vs hepsini biri limanda biri de yangına yakın bir yerde lojistik merkez kurduk dolayısı ile gelen her şeyi oraya aktardım. Gelenlerin fazlasını da Marmaris’e aktardık Marmaris Belediyesi ile iki tane kapalı spor salonu büyüklüğünde yeri depo yaptık, toplama merkezi yaptık. Çok fazla ihtiyaç fazlası oldu. Bizimde içinde olduğumuz Marmaris Belediye Başkanımızla içinde bulunduğumuz koordine ekibi var. Marmaris belediyemize katkı verebilecek 250 tane ilçe belediyemiz var ama ben bu yardımı; Ak Parti’si CHP’si herkesin yapacağını düşünüyorum. TOKİ buraya gelmedi ama Manavgat’a girecektir. Çünkü orada 2400 ev artı ahırları yandı. Hayvanları yandı insanların orada devletin gücüne ihtiyaç var. Ama Bozburun’u bir dayanışma ile kurtarabiliriz. 250 tane CHP ilçe belediyemiz var ama biz bu organizasyonu sağlayabilirsek, AKP’li belediyelerde destek verecektir o köy evlerin yapılması için. Bundan sonra o köy evlerinin yapısı bozulmasın diye yaraları sarmaya başlayacağız.

 

 

Yangınla nasıl mücadele ettiniz?

İlk beş gün havadan hiç müdahale olmadı. Hatta doğru dürüst, arazöz bile yoktu. Toplasan üç dört taneydi beş tane değildi.  Bizim büyükler olarak, oranın eşrafı olarak yaptığımız şey; gençler orada bizi görünce öz güvenleri geldi. Onları korumak, onlara lojistik destek vermek anlamında bir katkımız olduğunu düşünüyorum. Bunu kendileri de söylüyor. Kolluk kuvvetleri tahliyeye başladı üçüncü ve dördüncü günde Turunç’a iki tane de çıkartma gemisi geldi. O olmaz, biz ihtiyarı bile terk etmedik.  Ne yaptık?  Özellikle yangının ilk indiği noktada benim yaptığım 4 tane site var, sadece benim yaptığım orada başka köy evleri var orada ne kadar yaşlı varsa çocuk varsa alabildiğimiz kadarıyla biz kendi otelimize aldık. Tabi sadece benim otelimle de kalmadılar orada kimin ne ihtiyacı varsa diğer arkadaşlarda karşıladık. Belki öncelikli benim oteldi ama herkes bu anlamda çok büyük fedakarlık yaptı. Ve o bahsettiğim yolun arkasında orman yolu var 2 buçuk saat süren çabalardan sonra o yolu açtırttım. Arazöz o yoldan geçti, yoksa direk evlere inecekti. 50-60 hane var. O evlere, o harla yangın gelseydi Turunç’a inerdi ve kimse engelleyemezdi. Yani o yolun açılması ve oraya gençlerin konuşlanmasının katkısı büyük.

Dışarıdan gelen yardımların size ilettiklerini duydum bu doğru mu?

Evet. Halk gelen yardımları gerekli ilgili birimlere değil de bize verdi. Benim apartın altında depo gibi bir alanım var. İlk etapta yardımlar bana geldi. Halk tamamen kendine döndü bizde halkın ağabeyleri olduk, oraların başı olduk doğal lideri olduk. Bu olmasaydı ne olurdu diye sorarsan; Turunç’un tamamı yanardı, en az bu kadar daha hasar olurdu… Uçak, helikopter 5 gün hiç yoktu. Yangında yaratıkla büyük bir canavarla uğraştık. Devletler hükümetlere göre değişmemeli, ben bile eleştirdiğim devleti son iki, üç gün görünce orada en azından soğutma çalışmalarında görünce içime su serpildi.

‘İHMAL, YAKMAK KADAR SUÇ’

Sizce, yangın neden çıktı?

Bir kere ihmal, yakmak kadar suç, ihmal sadece yangın esnasında başlamıyor. Biz bunu daha önce de bildirdik en az 5-6 yıldır Marmaris, Bozburun Yarımadası ormanları çok kıymetli ormanlardır. Daha evvel 20 yıl önce Datça yangınları da bu yüzden çıkmıştı.  Çalılar vs birikiyor ya bunların hiç temizliği yapılmadı. Ve açma yapılmadı ormanda açma yapmazsanız çok enerji birikir, kökler 50-55 derecelik ısıda hiçbir şey yapmadan bile ormanı yakabiliyor. Veya cam yansıması, araba camından bile geçen yansıma enerjiye dönüşüyor. İhmalin üzerinde duruyorum ama nasıl başladığı konusunda çeşitli spekülasyonlar var. O bölgede çocukların kağıt oynarken yakması Manavgat’ta olduğu gibi mümkün değil. O yangının orada nasıl çıktığı muamma.

 

 

Fatma Kaplan Hürriyet de Marmaris’teydi, bir araya geldiniz neler konuşuldu?

Evet. Fatma Hanım geldi ziyaretimize, İzmit Belediyesi Başkan Yardımcıları ile birlikte geldiler ekibin bir kısmını Köyceğiz’de bırakmışlar orada çalışmalar yapmak üzere Marmaris’e kendileri geldi. Gelirken önce Muğla’da Büyükşehir’e Osman Başkana uğramışlar oradan çıkışta beni aradılar. Buluştuk bir saat kadar birlikte idik. Sonra ben yangının çıktığı yeri ve en hızlandığı yeri gösterdim bilgi verdim. Yangınlarla ilgili bilgi aldılar, yapılacak evlerle ilgili bilgi aldılar. Tabi mutlu etti bizi geldi ilgilendi kendilerine başkan yardımcılarına hepsine teşekkürler. Genel başkan yardımcımız Muharrem Erkek daha üçüncü veya dördüncü gün geldi. Çok özverili çalışmalar yaptı kendisine teşekkür ediyorum.

‘ORMANCI KALMADI, ORMAN KÖYLÜSÜ KALMADI’

Azeri askeri ile ilgili bir söyleminiz oldu ‘Benim insanımı neden Azeri askeri kurtarıyor’ diye neden böyle düşündünüz, biraz açar mısınız?

İçimize dokunan çok şey oldu Azeri askeri gibi. Beni Azeri askeri çok yaraladı. Gelsinler buyursunlar ama benim insanımı Azeri askeri kurtarmayacaktı. Ben Cumhuriyetin bize bıraktığı devletimi çok özledim. Eskiden ormanlarımıza orman köylüsü sahip çıkardı. Orman köylüsü, ormanlarda açma yapardı,  hem temizlik yapılırdı hem köylünün ormanda bütün ihtiyaçları görülürdü. Yangın olduğunda ilk nöbetçi orman köylüsü olurdu. Ormancı kalmadı, orman köylüsü kalmadı. Eskiden ormanda kuş uçurmazlardı. Ormancı, Orman Köylüsü devlet gibiydi; asker gibi, memur gibi… bunların hiçbirisi kalmadı köy hizmetleri kalmadı. Köy hizmetlerinin araçları orman yolunu açmakta en büyük yardımcımızdı. Ben orada Ormancımı göremedim, askerimi göremedim, Orman köylümü tahliye etmeye çalışan bir yönetim gördüm onun için çok üzgünüm. Ama bırakmayacağız. O kurumları daha iyi yere taşıyacak ne varsa yapmamız lazım. Beraber olmamız birlik içinde olmamız lazım, birbirimizi sevmemiz lazım.

 

 

 

Kocaeli İçin Namaz Vakitleri
Namaz Vakitleri
26 Eylül 2021
İmsak
Güneş
Öğle
İkindi
Akşam
Yatsı