16 Nisan 2021 Cuma 21:31:18

Mini eteklerinizi giyin ve sokağa çıkın...

Paylaş

Geçtiğimiz hafta İzmit’te bir halk otobüsünde...

 

Mini etek ve askılı tişört giymiş olan...

 

Genç bir kızın başına gelenler...

 

Tüm Türkiye’de yankı buldu...

 

* * *

 

Otobüse binen yaşlı bir adamın...

 

Genç kızın giyim şekli üzerinden...

 

Tartışma açması...

 

Ve devamında yaşananlar...

 

Oldukça düşündürücü...

 

* * *

 

İlk olarak...

 

Ortada kişi hak ve hürriyetlerine bir saldırı söz konusu...

 

Fakat koca otobüste...

 

Bu tartışmayı açan adama karşı...

 

Otobüs şöförünün dışında...

 

Genç kızın yanında duran bir kişi bile yok...

 

Herkes sinmiş...

 

* * *

 

Otobüs şöförü dirayetli çıkıyor...

 

Ve otobüsü karakola çekiyor...

 

* * *

 

Karakoldan otobüse gelip...

 

Duruma müdahale eden polisler...

 

Meselenin bir ‘kişi hak ve hürriyeti meselesi olduğunu” belirterek...

 

Yerinde ve doğru bir müdahalede bulunuyor...

 

* * *

 

Otobüs şöförü ve yaşlı adam...

 

Karşılıklı restleşerek birbirlerinden şikayetçi olduklarını belirtiyorlar...

 

Otobüs yolcularından bir iki kişi...

 

Cılız bir şekilde...

 

Otobüs şöförüne destek oluyor...

 

* * *

 

Ama beni asıl üzen sahne...

 

Olayın mağduru genç kızın...

 

Sanki suçlu O’ymuş gibi...

 

Mahçup bir şekilde...

 

Otobüsten inip uzaklaşmaya çalışması oldu...

 

* * *

 

Video kaydı burada bitiyor...

 

Ve öğrendiğim kadarıyla taraflar birbirlerinden...

 

Şikayetçi olmaktan vazgeçiyor...

 

* * *

 

Günlerdir...

 

O genç kızın yaşadığı ruh haliyle empati kuruyorum...

 

Ve yaşadığı çaresizlik ve utanma duygusunu...

 

Benliğimde hissediyorum ve...

 

O anda orada olup...

 

Destek olamamış olmanın ezikliğinden bir türlü kurtulamıyorum...

 

* * *

 

Konu burada...

 

Mini eteğin savunulması da değil...

 

Benzer bir şekilde...

 

O kızımız başörtüsü veya türban da giymiş olabilirdi...

 

Ama...

 

Bir erkeğin...

 

Hele hele hiç tanımadığı bir kadının giyimine...

 

Bu kadar rahat bir şekilde karışma hakkını kendinde görmesi...

 

O kadının şahsından çok...

 

O toplumun geleceği için tehlike çanları çaldığını gösterir...

 

* * *

 

Bu olay münferit bir aşırılık...

 

Haddini bilmezlik olarak görülebilir...

 

Ama bu olay karşısında toplumun sergilediği sessizlik...

 

Tepkisizlik...

 

Duyarsızlık...

 

Benzer olayların sayısının ve şiddetinin artmasıyla sonuçlanacaktır...

 

* * *

 

Muhtemeldir ki...

 

Başta bu olayın mağduru genç kızımız olmak üzere...

 

Pekçok kadın...

 

Tedirginliğe teslim olup...

 

Yavaş yavaş giyim tarzını değiştirme ihtiyacı duyacaktır...

 

* * *

 

Tüm karanlık ideolojilerin ilk hedefi...

 

Kadınlardır...

 

Önce onları sindirip teslim alır...

 

Sonra da kadın olmadığı için teselli bulan...

 

Bana dokunmayan bin yaşasın diyen...

 

Koca koca erkeklerin...

 

Bıyıklarını tel tel yolmaya başlar...

 

* * *

 

Kadınını koruyamayan erkeğe ne kadar ‘erkek’ denilirse artık!?

 

* * *

 

İzmit’te yaşanan bu utanç verici olaydan...

 

Daha utanç verici olanı ne biliyor musunuz?

 

* * *

 

Kocaeli’deki kadın örgütlerinin...

 

Sivil toplum örgütlerinin...

 

Bu olayı sineye çekip...

 

Kılını kıpırdatmaması!!!

 

* * *

 

Kocaeli sivil toplumu bu olay sonrasında...

 

Ne kadar içi kof olduğunu gösterip...

 

Bir haddini bilmeze teslim olmuştur!

 

Bu eziklik de kolay kolay geçmez!

 

* * *

 

Bunun ardından yeni ‘münferit’ olaylar...

 

O ‘münferit’ olayların ardından da...

 

Daha organize müdahaleler gelirse...

 

Kimse şaşırmasın...

 

* * *

 

Bu işler tarihte hep...

 

Böyle böyle başlamıştır...

 

* * *

 

Halbuki...

 

Genç kızlarımız ve kadınlarımız organize olarak...

 

Aynı otobüste...


 

Aynı hatta...


 

Aynı saatte...


 

Mini etekleriyle ve askılı tişörtleriyle yolculuk yaparak...


 

Gayet anlamlı bir mesaj verebilirlerdi...

 

* * *

 

Tabii bunun için...

 

Sorumluluk sahibi sivil toplum örgütlenmesi...

 

Ve önderlikleri gerekir...

 

Değil mi?

 

Yorumlar
  • İsmail

    Yazılanların tamamına katılıyoruz ama adap-erkân diye bir şey yok m u sayın Çiftçi? Çok oldu, tv'de bir Türkü yarışmasında İzzet Altınmeşe şimdi meşhur olan Zeynep Başkan transparan giyindiği için 'Kızım, bu kadarı da fazla değil mi?'diye sormuştu. Yazınız çok çok isabetli, tamamına katılıyorum ama o kızımıza da, evden çıkarken azıcık daha, birkaç santim daha uzun giymesini usulüne uygun söyleyemez miydiniz? İnanın o kızımızın annesi bile öyle giyinmesini istemiyor ama kızlarını ikna edemiyorlar.

  • Ziya

    Biraz da M.A.Ersoy'un Safahat adlı eserinden tavsiyelerde bulunsaydınız ne iyi olurdu!