12 Nisan 2021 Pazartesi 19:53:53

Milli bayramlarda kahrolmak...

Paylaş

Kurtuluş Savaşı...

Milletimizin topyekün kahramanlık destanı olarak anlatılır...

* * *

ASLINDA ÖYLE DEĞİLDİR...

* * *

19 Mayıs’ta Samsun’a çıkan Mustafa Kemal Paşa’nın...

En büyük güçlüğü...

Donanmasıyla, askeriyle, topuyla, tüfeğiyle...

Yurdu işgal eden düşman ordular...

Ve onların yanında saf tutan Rum ve Ermeni çeteler değildi...

* * *

Elde kalan ve zaten az sayıdaki silahları...

Yanına alarak firar eden...

Ve çeteleşerek halka zulmeden asker kaçakları...

Kuvayı Milliye’ye karşı...

İşgal altındaki İstanbul’da esir edilen hanedan lehine...

Anadolu’da kanlı ayaklanmalar başlatan...

Ve Milli Ordu’yu arkadan vuran...

Yunan Orduları’nı Kuvayı Milliye’ye tercih eden kimi ahali...

Yani içimizdeki ihanet odakları...

Kurtuluş Savaşı’nın en acı, en kahredici zorluklarıydı...

* * *

Büyük Taarruz ve ardından gelen Zafer...

Bu kesimleri sevindirmedi...

Aksine üzdü...

Utandırdı...

Kaygılandırdı...

Korkuttu...

* * *

Zafer’den sonra...

Her 19 Mayıs’ta...

Her 23 Nisan’da...

Her 30 Ağustos’ta...

Her 29 Ekim’de...

Asker kaçaklarının, Ordu’yu arkadan vuranların, isyanlar çıkaranların...

Ve onların yeni nesillerinin...

Yaraları deşildi...

* * *

Pontusçu ve Taşnak çetelerinin yeni nesilleri...

Kendilerini gizleyerek aramıza karıştı...

Cumhuriyet ve Atatürk düşmanı ideolojilerin içine saklandı...

* * *

“Keşke Yunan kazansaydı” dediler...

Kurtuluş Savaşı’na ve Atatürk başta olmak üzere önderlerine...

Hakaretler ettiler...

* * *

Kurtuluş Savaşı kazanıldı...

İşgal orduları çekildi...

Ama o ihanet çeteleri...

Aramızda kaldılar...

* * *

Kurtuluş Savaşı’nda...

Kalbi Bağımsızlık ve Zafer ideali için çarpan...

Bu uğurda canlarını ve kanlarını feda edenlerin...

Ve Onlar’ın yeni nesillerinin...

30 Ağustos’u kutlu olsun!