16 Nisan 2021 Cuma 21:22:07

Kaçıncı Cumhuriyet?

Paylaş

Uzun yıllardır...

Türkiye’de...

Adına ‘İkinci Cumhuriyetçi’ denilen...

Özellikle liberal-mandacı çevreler...

Tıpkı Fransa’daki gibi...

‘Numaralı Cumhuriyet’ hayalleri kuruyorlardı...

* * *

Onlara göre...

Türkiye Cumhuriyeti...

Kuruluşundaki kimi yetersizlikleri...

Çarpıklıkları aşmak için...

Yeni bir kurguya göre...

Yeniden organize edilmeliydiler...

* * *

Şimdilerde...

‘Yeni Türkiye’ diye piyasaya sürülen düzenek...

Özellikle ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ milad kabul edilerek...

Kimileri tarafından...

‘İkinci Cumhuriyet’ olarak da değerlendiriliyor...

* * *

Eğer Türkiye’de...

Cumhuriyet’e numaralar verilecekse...

Bence 11 Kasım 1938...

İkinci Cumhuriyet’in...

24 Haziran 2018 ise...

Üçüncü Cumhuriyet’in başlangıcı olarak görülmelidir...

* * *

Atatürk’ün ölümüyle...

Türkiye Cumhuriyeti...

Zannedildiği gibi ‘bir eksikle’ yoluna devam etmedi...

* * *

Atatürk’ün ölümünün ardından...

Türkiye Cumhuriyeti...

Çok seri bir şekilde çizgi değiştirdi...

‘Dış Siyaset kanalından başlayarak’...

Dönüşüm sürecine girdi...

* * *

Bu dönüşüm sürecinin ilk adımı...

19 Ekim 1939 yılında...

Yani İkinci Dünya Savaşı henüz başlamışken...

İsmet Paşa liderliğindeki Türkiye’nin...

İngiltere ve Fransa ile imzaladığı...

Saldırmazlık Anlaşması’dır...

* * *

Atatürk’ün...

Milli dış politika esaslarına aykırı olan bu anlaşmaya...

Atatürk döneminin Dışişleri Bakanı...

Tevfik Rüştü Aras şu yorumu yapmıştır:

İkinci Dünya Savaşı içinde tarafsız kalmak, mümkündü...

İngiltere ve Fransa ile ittifakın gereğini, yararını ve kimlere karşı olduğunu hala anlamış değilim...

Zararları ise meydanda idi...

* * *

Bu anlaşma...

Hem Sovyetler Birliği’nin...

Hem Almanya’nın...

Hem Balkan ülkelerinin tepkisine yol açmış...

Atatürk’ün binbir emekle yarattığı...

Uluslararası saygınlığı yok etmiştir...

* * *

Ki Hitler’in şu cümleleri kullandığı söylenir:

Türkiye’yi, Mustafa Kemal’in ölümünden sonra...

Budala ve aptallar yönetmektedir...

* * *

Bugün...

Türkiye’nin ulusal bağımsızlık çizgisinden uzaklaşmasını...

Genellikle Demokrat Parti...

Ve Adnan Menderes dönemine adreslemek...

Sorgusuz sualsiz adet haline gelse de...

Aslında...

Bu sürecin tüm alt yapısı Atatürk’ün ölümünden hemen sonra...

İsmet Paşa’nın döneminde hazırlanmıştır...

* * *

ABD ile askeri işbirliği anlaşması (1947)...

Fullbright Eğitim Anlaşması (1949)...

Hatta...

Türkiye’de kamuoyunun...

Emperyalizme boyun eğmede...

Milli ekonomimizin rayından çıkmasında  milad olarak gördüğü...

1948 Marshall Anlaşması (1948)...

* * *

Dikkat edin...

Bu tarihte henüz Demokrat Parti iktidarda değildir...

Fakat...

İktidara geldiğinde...

Kendisinden önce...

Temelleri atılan bu yoldan ilerleyecektir...

* * *

Uzun lafın kısası...

Eğer Cumhuriyet’e numaralar vereceksek...

11 Kasım 1938...

İkinci Cumhuriyet’in miladıdır...

* * *

Kimi kaygı ve korkularla...

Bu tarihi gerçeklikler görmezden gelinmeye...

Yok sayılmaya...

Kol kırılır, yen içinde kalır misali...

Üstü örtülmeye çalışıldıkça...

Sanki...

Atatürk öldüğünde...

Cumhuriyet’i kuran kadrolar...

Basitçe kalınan yerden devam etmişler gibi davrandıkça...

Bizi bugünlere getiren vahim tarihsel süreci...

Hakkıyla anlamak mümkün değildir...

* * *

Ve bu...

Gelecek kuşaklara...

En büyük ihanettir...

Çünkü yanlış teşhis...

Yanlış tedaviyle...

Hastanın ölümüne giden yolu açar...

* * *

Tıpkı...

Mustafa Kemal Atatürk’e yapılan yanlış tedaviyle...

Karaciğerinin iflas ettirilmesi...

Ve tam da 2. Dünya Savaşı’nın arefesinde...

Hayatını kaybetmesi gibi...

* * *

Atatürk...

2. Dünya Savaşı’nın başlamak üzere olduğu günlerde...

Akla mantığa sığmaz bir hızla...

Eriyip hayatını kaybetmeseydi...

İngilizler’in ve Fransızlar’ın o çok istediği saldırmazlık anlaşması...

Kesinlikle imzalanmazdı...

Ve tarih...

Kim bilir nasıl akardı?