20 Nisan 2021 Salı 17:15:04

NATO’NUN BEYİN ÖLÜMÜ

Paylaş

Ekonomist’e beyanatta bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Macron’un...

“Şu an yaşadığımız şey NATO’nun beyin ölümüdür. ABD, Avrupa projesine sırtını döndü”...

“ABD ve NATO müttefikleriyle stratejik karar alma mekanizmasında bir koordinasyon yok”...

İfadelerini kullanıp...

Türkiye’nin Barış Pınarı Operasyonu’nu kastederek...

“Bir diğer NATO müttefikimiz Türkiye, bizim ilgimizin olduğu bir alanda haber vermeden askeri harekat düzenliyor” demesinin ardından...

NATO içinden sert tepkiler geldi...

Berlin’de bir basın toplantısına katılan Almanya Başbakanı Merkel...

Macron’un aşırı tepki verdiğini belirttikten sonra...

“Fransa Cumhurbaşkanı görüşlerini aktarmak için keskin ifadeler seçti. Ben NATO’daki ülkelerin ortaklığını bu şekilde görmüyorum. Bence NATO güvenliğimizin mihenk taşı olarak önemini koruyor” derken...

Reuters’a açıklamalarda bulunan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg ise...

NATO’nun geçmişte de zorluklardan geçtiğini dile getirerek, 1956’daki Süveyş Krizi ve 2003’teki Irak Savaşı’nı hatırlattı...

Artık aleniyet kazanan ve ulu orta dillendirilen tüm bu tartışmalar...

Kim ne derse desin...

NATO’nun çok derin bir kriz içinde olduğunun ıspatından başka birşey değil...

Aslında NATO’nun beyin ölümü...

En büyük ikinci ordusuna sahip üyesi olan Türkiye’nin tüm itirazlarına rağmen...

Suriye sahasında...

Türkiye’nin milli güvenlik hassasiyetlerini hiçe sayan ittifaklara angaje olup...

Adımlar atarken...

Ve ABD Başkanı Trump...

‘Türkiye’yi vurma’ gibi abuk subuk tehditler savururken gerçekleşmiş oldu...

Bu tartışmayı her ne kadar kendi işine gelen yerden yürütse de...

Macron’un tespitleri daha gerçekçi görünüyor...

 

***

 

TÜRKİYE’YE MAHALLENİN ENAYİSİ MUAMELESİ

Associated Press’in bir haberine göre...

Avrupa Komisyonu’na bağlı AB’nin Genişlemeden Sorumlu Direktör Yardımcısı Maciej Popowski...

“AB 50 milyon Euroluk bazı önlemler almaya hazırlanıyor. Bu paranın bir kısmı Türkiye’nin sahil güvenlik performansını ve arama operasyonlarının geliştirilmesi için kullanılacaktır” şeklinde bir açıklama yapmış ve...

“Paranın geri kalan kısmının mülteci merkezlerinin şartlarını iyileştirmek...

Ve Türkiye’dekiMÜLTECİLERİN TÜRKİYE’DE KALARAK TÜRK TOPLUMUYLA ENTEGRE OLMASINA DESTEK OLMAK İÇİN harcanacağını eklemiş...

Popowski kısaca 50 milyon EURO para vererek...

Milyonlarca mültecinin Türkiye’de kalıcı hale gelmesini planladıklarını alenen ilan etmiş...

Bu açıklama...

Sadece terbiyesizlik değil...

Türkiye’ye sadaka karşılığında Avrupa ailesinin enayi bir ferdi muamelesi yapmış oluyor...

Madem 50 milyon EURO’yla sayıları 5 milyona varan bir mülteci nüfus...

Kalıcı olarak bir ülkede entegre edilebiliyor...

Türkiye’nin burada yapması gereken şey...

Bu 50 milyon EURO’yu...

Aynı bu mültecileri kendi toplumlarına entegre etmesi karşılığında...

Bay Popowski’ye Türkiye’nin vermesini teklif etmek olmalıdır...

Bakalım Türkiye’ye tek başına göğüslemesini önerdikleri bu korkunç yükü 28 AB üyesi göze alabilecek mi?