16 Nisan 2021 Cuma 19:25:00

İnsanlığa yeni bir Ütopya lazım

Paylaş

 


Dünya gün geçtikçe kuralsızlaşıyor...
Emperyalist güç odaklarının egemenlik mücadeleleri...
Vekalet savaşları üzerinden Latin Amerika’dan Kuzey Afrika’ya...
Ortadoğu’dan Afganistan’a...
Milyonlarca insanın hayatını kabusa çeviriyor...
Nükleer savaş tehdidi dünyanın üstünde Demokles’in kılıcı gibi sallanıyor...

***

Bir yandan dünya tarihinde hiç görülmediği kadar büyük zenginlikler oluşurken...
Bu zenginlikler...
Çoğu devletlerden bile zengin ve güçlü bir avuç ailenin elinde toplanıyor...

***

Bu bir avuç aile...
Ülkeleri yöneten devletleri kah borçlandırarak...
Kah rüşvete bağlayarak...
Perde arkasından yönetiyor...

***

Bir yandan devasa zenginlikler birkaç ailenin elinde birikirken...
Yüz milyonlarca insan ise evsizlikle, işsizlikle, mutlak yoksullukla, susuzlukla boğuşuyor...

***

Dünya büyük sermaye odaklarının tek kale maç sahasına dönüşürken...
İnsan hakları ve demokrasi giderek aşınıyor...
Altta kalanın canı çıkıyor...

***

Aslında bilim ve teknoloji...
Adil kullanım koşullarında açlığı, yoksulluğu, işsizliği tamamen ortadan kaldırabilecek bir güce erişmiş olmasına rağmen...
Küçük bir sermayedar azınlığın...
Daha fazla servet biriktirme hırsı...
Adeta bir istifçilik hastalığı gibi...
Dünyayı çöplüğe dönüştürürken...
Dünyayı daha öngörülemez hale geliyor...
Toplumlar çürüyor...
Doğa yok oluyor; geri dönüşsüz bir şekilde yıkıma uğruyor...

***

İnsanlık açısından bu durum sürdürülebilir değildir...
 

***

Milyarlarca insanın...
Bir avuç mega kapitalistin oyuncağına...
Yeni nesil kölesine dönüştüğü bu küresel toplumsal düzen...
Asla ve asla...
İnsanlığa barış, huzur, mutluluk, güvenlik getiremez...

***

İnsanlık...
Tabiatın ansızın ve tamamen çökmesi baskısı ile...
Nükleer bir savaş tehdidinin kıskacı altında...
Depresyona girmiş durumdadır...

***

Kapitalizmin serbest rekabet dönemi çoktan bitmiş...
Emperyalizm...
Bir elin parmaklarını geçmeyecek denli küçük bir yeni sermaye aristokrasisinin elinde...
Ultra-emperyalizm çağına girmiş durumdadır...

***

Ultra-emperyalizmin...
İnsanlığa...
Açlıktan...
Yoksulluktan...
Termo-nükleer  serpintiden...
Küresel ısınmadan...
Tabiatın çökertilmesinden...
Vekalet savaşlarından...
Çılgın diktatörlerin var olan azbuçuk demokrasileri de yok etmesinden...
Başka bir gelecek sunması mümkün değildir...

***

İnsanlık bu derin krizden...
Ancak ve ancak...
Demokrasi ve insan haklarının üzerinde yükselen...
Yeni ve ortak bir ‘kamucu’ ütopyayla çıkabilir...

***

İnsanlık...
Doğan her bireyin aynı kalitede eğitim ve sağlık hizmetlerine erişmesini...
Çalışabilir durumdaki her bireye istihdam sağlanmasını...
Talep ettiği halde iş bulamayan fertlere asgari insani koşullarda gelir sağlanmasını...
Yasal zorunluluk haline getiren...
İnanç ve ifade özgürlüğünü güvence altına alan...
Emeği en yüce değer kabul eden...
Yeni ve demokratik bir kamusal ütopya yaratmak zorundadır...

***

Yoksa...
İnsanlık tarihinin 22. yüzyılı diye bir şey olmayacak!