DOĞU TÜRKİSTAN SAHİPSİZ DEĞİLDİR!

Paylaş

 

Ata yurdumuz Doğu Türkistan'daki Çin Zulmü konusunda Türkiye tek ses, tek yürek.

Bir milyon kardeşimiz toplama kamplarında…

Sessiz kalamayız!

GENEL BİLGİ

Yüzölçümü olarak Türkiye’nin iki katı. Çin topraklarının altıda biri.

23 milyonluk nüfusun yüzde 45’i Uygur, yüzde 40’ı Çin kökenli.

Kalanının da önemli bir kısmı Müslüman olan Kazaklar, Kırgızlar, Özbekler, Tacikler, Çinli Müslümanlar gibi muhtelif azınlıklar.

Somutlaştırırsak; 23 milyonun 13 milyonu Müslüman…

Çinlilerin Uygur bölgelerine yerleştiriliyor. Fabrikatör olanlar özellikle.

Sanayiciler Uygurları işe almıyor.

Sanayileşme arttıkça bölgeye Çinli nüfusu akıyor. Yerel halk daima maddi sıkıntı içinde…

Bölgenin başkenti Urumçi'de Çinli oranı yüzde 70'e ulaşmış durumda.

 

ÇİN İÇİN NEDEN ÖNEMLİ?

Bölgenin sekiz ülkeye sınırı var; tarihten bugüne yabancı istilalara karşı tampon olan bir coğrafya.

Çin’in genelinde 56 etnik grup var.

Ayrılıkçı olarak gördükleri D.türkistan, diğerlerine ilham olur diye düşünüyor Pekin yönetimi.

Bölgede zengin petrol, doğalgaz, kömür ve uranyum rezervleri bulunmakta.

Çin petrolünün yüzde 35’i bölgeden çıkarılıyor. Ülke ekonomisi için hayati öneme sahip.

 

BÖLGENİN YAKIN TARİHİ

İç savasın sonunda 1949 yılında, Mao önderliğindeki Komünist Parti Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşu ilan eder.

Din adına ne varsa savaş açılır. Sadece Müslümanlar değil, diğer dinlere mensup vatandaşlarının da üzerindeki baskıyı artırır, komünist yönetim.

1976’da Mao’nun ölümüne kadar istibdat dönemi devam eder.

Sonra ülke dışarıya açılır. Bugün, dünyanın ekonomik olarak beş büyük gücünden biri; “Çin”.

Komünist parti ekonomiyi rayını sokarken, özgürlükleri kısıtlamaya devam etti. 

“Toplumda uyanma olur ve Sovyetler gibi dağılırız” endişesi yaşıyorlar.

 

YASAKLAR

2000 yılından itibaren aşamalı olarak Uygurca eğitimin anaokulundan üniversiteye kadar tüm eğitim kurumlarından kaldırıldı. Ana dilde eğitim yasak.

Özellikle Urimçi dışındaki kentlerde ve kırsalda; devlet memurları, Komünist Parti üyeleri, emekliler, öğrenciler ve kadınların cami sınırları içerisinde ibadet etmeleri resmî olarak yasak.

Kuran-ı Kerim eğitimi yasak. Ev içinde gizli öğreten yakalanırsa hapis cezası var.

Erkelerin sakal bırakması, kadınların uzun kıyafetler giymesi suç teşkil etmekte.

Kardeş aile projesi adı altında, her eve bir Çinli erkek koyularak ümmetin namusu çiğnenmekte.

Haber alma, iletişim ve bilgi edinme özgürlüğü kısıtlı.

***

Çin’in Ankara Büyükelçisi Deng Li; “konunun abartıldığını” iddia edip, ekliyor:

“Bölgede 25.000 cami var. 500 Müslümana bir cami düşüyor. Bizim Uygur Müslümanlarıyla derdimiz yok.

Ülkeyi bölmeye çalışan, terör ve şiddet eylemleri yapan, aşırı düşünceleri yayan aşırıcılıkla mücadele ediyoruz.

Mesleki eğitim merkezlerinde (kampları kastediyor) bu terörizmi yok etmenin derdindeyiz.

Çin’in yükselişini engellemek için, iç karışıklık çıkarmaya çalışıyorlar.

Türkler bizi uluorta eleştirmesin, ABD’nin dümenine su taşımasın. Sıkıntı olarak gördükleri konular hakkında diyalog halinde olalım.”

***

23 dakikalık beyanat You Tube da mevcut. Bazı cümlelerine kendinin bile inanmadığına mimiklerinden kanaat getirebilirsiniz.

“Diyalog kuralım”, cümlesi önemli…

Doğu Türkistan bizim millî davamızdır. Hamâsi nutuklar atmayı bırakıp, bu konudaki siyasetimizi belirlemeliyiz.

Çin, ekonomik bir pazar olarak İslam dünyasına muhtaçtır. İslam dünyasıyla Çin arasındaki ekonomik ilişkiler ayrıntılı bir şekilde incelenmeli ve bu ilişkiler bölge barışı için kullanılmalıdır.

İnsani yardım konusunda hizmet eden sivil toplum kuruluşları, ata yurdunda temsilcilik sistemini inşâ etmeli…

T.C. Urumçi Başkonsolosluğu açılmalı, THY Urumçi’ye direk uçuşlar başlatmalıdır.

Son olarak, Doğu Türkistan davasını anlatan bir sinema filmi…

***

AL BAYRAKTAN GÖK BAYRAĞA SELAM OLSUN…