GENÇLERE SORDUK: NEDEN EVLENMİYORSUNUZ?

Paylaş

 

Başkan Erdoğan: “Kızlarımız da erkeklerimiz de çoğu 30’u aşkın evleniyor veyahut da çoğu evde kalıyor. Böyle şey olur mu? Bu büyük tehlikeye hep birlikte karşı koymalıyız” dedi.

Özellikle sosyal medyada çok konuşuldu, tartışıldı.

Bendeniz hafta sonu; wattshap üzerinden 20 kadar gence sordum: “Neden evlenmiyorsunuz?”

Kız erkek, farklı dünya görüşüne sahip gençlerin verdiği cevapları onların dilinden sizlerle paylaşacağım.

***

NEDEN Mİ EVLENMİYORUZ…

Bir kere şunu başta söyleyelim:

“Dede ve ninelerimiz gibi 17-18 yaşında evlenmeyi bizde isterdik. Bu bizim bir tercihimiz değil. Hayatın bir gerçeği.”

 

MADDÎ SEBEPLER

Üniversiteden mezun ol, askere git gel. Yaş 25.

“Yeni mezun” damgası nedeniyle iş konusunda oradan oraya savrul.

Ortalama üç bin bandında maaş ile minimum seksen bin lira maliyetli düğün için para biriktirmeye başla.

Manzara bu iken; 30 yaştan evvel evlenmek için, toprak ağası bir babanın evladı olmak gerekiyor.

Tarımdan sanayi devrine geçiş, köyden şehre göçüşün getirileri bu durum.

Hayata geç atılınca, düzen kurmak geçe kalıyor.

 

KORKUYORUZ

Çünkü geç olgunlaşıyoruz.

Anne olmaktan, o sorumluluğu almaktan, taşın altına elini koymaktan korkuyoruz.

Anne ve babalarımızın 18’inde ulaştıkları olgunluk seviyesine, biz 28’de ulaşıyoruz.

İlkokul çağında köyünden okuluna ulaşmak için her sabah 4 km yol yürüyen neslin yerini, başına bir şey gelir diye bakkala ekmek almaya gönderilmeyen nesil almış durumda.

Çevremizde o kadar çok boşanan var ki; evlenenlerin çoğu mutsuz algısı var gençlerde.

Nafaka meselesi ayrı bir sıkıntı. Ömür boyu nafaka ödemek zorunda kalırım baskısı yaşıyoruz.

Aramızdan bazı arkadaşlar, Avrupa’dan gelen seküler akıma kapılmış durumda. Evlenip sorumluluk altına girmeyi boş bir mesele olarak görüyor, aile kavramına inanmıyorlar.

“Bir elimde cımbız bir elimde ayna

Umurumda mı ki bu dünya” felsefesine sahipler.

 

AİLELERİN TACİZE VARAN MÜDAHALELERİ

İki fidan yan yana gelip yuva kuracak. Anne baba aba akraba olayın içine o kadar saçma sebeplerle müdahil oluyorlar ki, evlilikten soğuyoruz.

“Ne derler” putuna tabi büyükler,  yuva kurmaya niyetlenen gençlere dünyayı dar ediyor.

Kendi siyasi görüşlerine ters aileler ile dünür olmak istemiyorlar.

Böyle bir durum olursa devamlı yokuş yapma hali mevcut anne babalarda.

 

EŞ ADAYI BULURKEN ZORLANMA

Eskiden görücü usulü vardı.

Şimdi konuşa konuşa kavuşamama durumu var.

Konuştukça işin cılkı çıkabiliyor. Evlenmeden önce muhatap olunan kişinin tüm kara yönlerini görüyoruz.

Sosyal medya üzerinden adaylara ulaşmak kolaylaştığından, önümüze çıkan adayı basit sebeplerle harcayabiliyoruz.

Özellikle erkekler kendilerini iyi yetiştirmiyor.

Kızlar daha çok okuyor. Daha entelektüel.

Kızlar tarafında; eğitim, ekonomik özgürlük, kariyer konuları yuva kurma meselesinin önüne geçmiş durumda.

Çevre duruma el atmıyor: Dini sadece camiye sıkıştıran büyüklerimiz, “içinizden bekârları evlendirin” ayetindeki emri ilahiyi hafife alıyorlar.

Neden evlenmiyorsun? diye soran büyüklerimizden, “senin için eş adayı bakıyoruz, bizden haber bekle” cümlesini duymak hakkımız değil mi?

***

Evet, durum bu.

Devlet, millet, sivil toplum olarak seferberlik başlatsak.

“Evlendirme seferberliği”…

Bu seferberliğin içeriği başka bir yazı konusu.

Kalın sağlıcakla…