16 Nisan 2021 Cuma 21:02:19

TABİAT ANA’NIN KAPİTALİZME İSYANI

Paylaş

 

Kapitalist sisteme muhalefet edenler...

 

Emek-sermaye çelişkisi...

 

Üretimin toplumsal karakteri ile üretim araçlarının mülkiyetinin bireysel karakteri arasındaki çelişki gibi...

 

Bir dizi çelişkinin...

 

Dünya çapında bir büyük devrime yol açarak...

 

Kapitalizmin sonunu getireceğine inanıyordu...

 

* * *

 

Ancak en azından şimdilik...

 

Beklenenin tersi oldu...

 

* * *

 

1. Dünya Savaşı’nı takip eden ve Rusya öncülüğündeki birinci dalga Sosyalist devrimler...

 

Ve 2. Dünya Savaşı’nı takip eden ve Çin’le tetiklenen ikinci dalga Sosyalist devrimler...

 

1990’ların başında kapitalizme yenildi...

 

* * *

 

Özellikle 1990’ların başından beri...

 

Karşı dengesi kaybolan kapitalizm...

 

İpini koparmışçasına topluma ve doğaya saldırıyor...

 

* * *

 

O kadar ki...

 

İngiltere merkezli uluslararası yardım kuruluşu Oxfam...

Her sene hazırladığı  "Önemseme Zamanı" adlı raporda...

2019 verilerine göre...

Dünyadaki 2 bin 153 milyarderin...

Dünya nüfusunun yüzde 60'ını oluşturan 4,6 milyar kişiden daha zengin olduğunu...

Dünyanın yüzde 1'lik en zengin kesiminin, 6,9 milyar kişiden 2 kat daha zengin olduğunu belirtiyor...

* * *

Oxfam’ın geçen sene yayınladığı rapor üzerine...

‘Ultra Finans Aristokrasisi ve Yeni Kölelik Düzeni’ isimli yazımı yazmıştım...

Ancak bu konu dünya için o kadar önemli ki...

Bu seneki rapordan haberdar olunca...

İkincisini yazmaya değer gördüm...

* * *

Kim ne derse desin...

Kim kendini nasıl kandırırsa kandırsın...

Dünyadaki bir avuç insanın...

Bu denli devasa zenginlikleri tekeline aldığı bir düzenekte...

Ne serbest rekabetten...

Ne demokrasiden...

Ne fırsat eşitliğinden...

Ne insan haklarından bahsedemezsiniz...

* * *

Böyle bir dengesizlik...

Bir avuç insanın milyarlarca dünya vatandaşının toplamından daha zengin olduğu...

Böyle bir ‘DÜZEN’...

Ancak ve ancak...

Tam da bugün olduğu gibi...

Yolsuzluklarla, insan hak ve özgürlüklerinde her geçen gün artan aşınmayla...

Otoriter yönetimlerle...

Bölgesel ve giderek dünya savaşlarıyla beraber yürüyebilir...

* * *

Serbest rekabetin masallarda kaldığı...

Zengin ailede doğanın zengin, yoksul ailede doğanın yoksul öldüğü...

Milyarlarca insanın bir avuç zengine maraba olduğu...

Böyle bir düzenin adı...

Olsa olsa...

Ultra Finans Aristokrasisi’dir...

Yönetim biçimi de kaçınılmaz olarak ‘yurtta zorbalık, cihanda zorbalık’tır...

* * *

Zira bu denli dengesiz ve adil olmayan bir dünya düzeninde...

Düzenin sahiplerinin en büyük korkusu...

Düzenin ‘üzülenler’inin birgün uyanmasıdır...

Ve bu servetlerin sahipleri...

‘Üzülenler’in yarısını...

Hatta borç batağına çekip...

Kendisine bağımlı hale getirdiği...

Bürokrasilerini satınaldığı devlet erklerini...

‘Üzülenler’in uyanan ve itiraz eden diğer yarısına karşı parayla satınalma...

Ve olası başkaldırıları ezme gücüne sahiptir...

* * *

Ama hesaba katılmayan birşey var: Doğa!

* * *

Kapitalizmin iç çelişkileri sayılırken...

Emek-sermaye çelişkisi...

Üretimin toplumsal karakteri ile üretim araçlarının özel mülkiyetinin yarattığı çelişki sayılır...

Ama asıl derin ve nihai çelişki gözden kaçırılır...

* * *

Onu da ben ekleyeyim:

Kapitalist ekonominin büyüme iştah ve mecburiyetinin sınırsızlığı ile...

Üretim faktörlerinden ‘doğa’nın kaynaklarının sınırlılığı arasındaki ÖLÜMCÜL çelişki...

* * *

Bugün tabiat ana ve kapitalizm...

Birbirlerine karşı kılıçları çekmiş durumdadır...

* * *

Ultra Finans Aristokrasisi...

Elindeki para gücüyle...

Toplumsal muhalefetleri...

Mümkünse satınalma...

Değilse imha etme yoluyla susturmuş olabilir...

Ama tabiat ana zordan, şiddetten, paradan anlamaz...

* * *

Belki de şu veya bu sebeple...

Geçici veya kalıcı bir süreliğine...

Kapitalizme karşı toplumsal direniş ve isyanlar çağı kapanmış olabilir...

Ama bugün içinde yaşadığımız...

Ve küresel ısınmayla beraber...

Buzulların eridiği...

Tatlı su kaynaklarının yok olmaya başladığı...

Sadece Avustralya’daki orman yangınlarında 1 milyara yakın hayvanın öldüğü...

Yağmur ormanlarının talan edildiği...

Arıların yok olmaya başladığı...

Okyanusların en derin yerlerini plastik poşetlerin istila ettiği...

Yaşam alanları daralan yüzlerce-binlerde canlı türünün neslinin tükendiği bu dönemin adı...

‘Kapitalizme Karşı Ekolojik İsyan’ dönemidir...

* * *

Ekolojinin kapitalizme karşı bu isyanının...

Dünya genelinde bir toplumsal uyanışı tetiklemesi...

Tek ve son umudumuzdur...

* * *

Yoksa tabiat ana...

Uğradığı zulmün intikamını...

Çok değil en geç bir iki kuşak içinde...

Hem kapitalist sistemden...

Hem de ona karşı duramayan kölelerinden misliyle alacak...

* * *

 

Kapitalist sistem sürdürülebilir olmaktan çıkmıştır...