İRAN: İZZETTEN ZİLLETE İRAN’IN YAKIN TARİHİ

Paylaş

 

 

Türkiye’den sonra en çok Türk-İran coğrafyasında.

Nüfusun yüzde 33'ü Azeri Türk’ü olduğu için, Tahran sokaklarında gezen bir Türkiye vatandaşı dil konusunda sıkıntı yaşamaz.

1908 yılında petrol bulunana dek, büyük çoğunluğu köylerde yaşamış.

Erbakan Hocanın öncülüğünde kurulan D-8’in üyesi olan İran, 1925’e kadar 200 yıl boyunca, Türkmen boyundan gelen Kaçarlar tarafından yönetildi.

Petrol; emperyalist güçlerin ülke üzerindeki planlarının devreye girmesine neden olur.

Pehlevi ailesini başa getirir ülke dışındaki akbabalar.

Bir dönem muhalefet Musaddık öncülüğünde iktidarı ele geçirse de, iki sene sonra CIA darbesi ile indirilir.

Emperyalist güce biat etmeyenin sonudur; “darbe”…

 

MOLLALAR ÜLKE YÖNETİMİ ELE ALIYOR

Sürgündeki Humeyni, 1979 yılında milyonlarca insanın karşılamasıyla devrimin öncüsü olur.

Coğrafyada bir itibarı vardır yeni yönetimin.

Bu “itibar sermayesi” git gide azalır.

Suriye’nin Hama kentinde Baba Esad katliam yapar, sessiz kalır.

Babasının yolundan gidip katliama devam eden oğul Beşar’ın katliamlarına ortak olur.

Devleti Âliyyenin İstanbul ve Kahire’den sonra en özel şehri olan Halep’in tarumar edilmesine göz yumması, Hameney’in zillet dönemidir.

 

İRAN NE YAPMALI?

Şia olmuşlar olmamışlar umurumuzda değil.

Ne Şiilik, ne Sünnilik…

Bizi Müslümanlar ilgilendirir.

İki ayrı yorumdan ibaret olan; Sünnilik ya da Şia diye bir dinimiz yok.

Bizim tek dinimiz İslam…

“Mezhepsizlik” ne kadar yanlış ise, “mezhepçilik” de o kadar büyük bir hatadır…

Söylemlerin ve eylemlerin ile bunu göster artık, İran!

Müminlerin annelerine, sahabeyi kiram efendilerimize küfreden sapkın grupları sustur artık, İran! …

“İran hiç savaş kazanmadı, ama asla bir müzakereyi kaybetmedi” açıklamasını derin derin tahlil et, İran! …