Yangın, deprem, virüs! 2020 zor geçecek

Paylaş

 

Sıcak tutuyor diye kışın “köpek”, ömrü uzatıyor diye “kaplumbağa”, saç dökülmesin diye “yarasa”, fantezi olsun diye “kedi” yiyen değişik bir millet Çin…

Yamyamsı bir yaşam tarzına sahipler, fıtrata ters yaşayıp, dünyayı etkileyen virüslerin kaynağı haline geliyorlar.

1347/1351 yılları arasında 450 milyonluk dünya nüfusunun üçte biri “Kara Veba” salgını ile ölmüştü. Bu salgının çıkış yeri yine Çin’di.

Koronavirüs ise ilk olarak Çin'in Hubey eyaletine bağlı Vuhan kentinde 12 Aralık 2019'da tespit edildi.

Virüs tüm kıtaları etkiler halde yayılıyor.

2020 yılı başka yıllara göre zor geçecek gibi gözüküyor.

Üçüncü Dünya Savaşı başladı mı?

Evet başladı. Bu savaş öncekiler gibi tank tüfek ve füze ile olmuyor. 

 

Bir parantez açayım;  Mit tırlarının durdurulması, Gezi eylemleri, Süleymani’nin öldürülmesi gibi olaylar devam eden savaşın bir tezâhürü. 

 

ABD Deaş ve Fetö gibi istihbarat destekli öncü terör örgütleri ile ülkeleri işgal etmek istiyor.

 

Bu arada, dünyada paranın döndüğü bir yol var: “İpek yolu”

 

Fetönün,  Orta Asya Türkî devletlerini karargâh haline getirmesi tesadüf değil.

Bu devletlerin tamamı ipek yolu üzerinde.

Peki, ipek yolunun başlangıç ülkesi neresi? Çin…

 

ABD kendisine rakip istemiyor. SSCB’nin dağılma sürecinin de bu düzenle bağlantısı var. ABD Çin’in kendi kontrolünde büyümesini istiyor.

 

100 ün üzerindeki Amerikan şirketi Çini büyütürken; Çin’in Rusya, Arabistan, İran ile dirsek teması içinde olması rahatsızlık sebebi.

 

Komplo teorileri ardı ardına geliyor: 

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Ticaret Bakanı Wilbur Ross, Çin’de başlayan koronavirüs salgını yüzünden, ABD’de istihdamın artabileceğini iddia etti.

Büyük tepki aldı.

Virüs salgınlarını; siyasi terbiye silahı olarak görenler var.

Milletleri, şirketleri ve devletleri terbiye, yani kontrol etme silahı. 

Ya benim istediklerim yahut da virüs salgını! Yani çoktan seçmeli çaresizlik!

Bir diğer iddia; “Çin’in kontrollü nüfus azaltma politikası olduğu” 

Çin'in Ankara Büyükelçiliği Basın Dairesi Başkanı Bay Xie Xinxing, bu yoruma, “tamamen hayal ürünü saçmalık”  diye cevap vermiş.

Var olan gerçek şu ki; savaş git gide kızışıyor …

 

 

 

ELAZIĞ DEPREMİNİN ÖĞRETTİKLERİ

Deprem; yer kabuğunu oluşturan levhaların birbirlerine yaptıkları baskı ile oluşur.

Tektonik, volkanik ve çöküntü olmak üzere üç ayrı çeşidi var.

Biz tabiattaki hadiselere sebepsiz ve hikmetsiz bakamayız.

 “…O’nun ilmi dışında bir yaprak bile düşmez. O, yerin karanlıkları içinde tek bir taneyi dahî bilir. Yaş ve kuru ne varsa, apaçık bir kitaptadır.” (el-En’âm, 59) ayeti bu konudaki yol azığımızdır.

Atmosferde %21 oksijen ve %77 azotun değişmeyen bir denge içinde vâr olması, kâinattaki ilâhî dengenin bir göstergesi.

Kâinattaki bu muhteşem nizamı, tabiat kanunları olarak açıklamak derin bir uyku hâlidir. Materyalist gözlükle olayları seyretmektir. 

 

Depremin 3 Hikmeti

İlahî bir ikazdır: Dünya hayatının geçiciliğini bize haykırır.

İlahî bir cezadır: Ruh günahlarla kirlendiği vakit manevi depremler yaşamaya başlar. Manevi depremler, maddi depremlerin habercisidir.

Salih kullara ecir vesilesi: Kulun Allah indinde bir mevkii vardır ki, ona ibadetle erişemez. O mevkie erişinceye kadar Allah, onu hoşuna gitmeyen (iptilâ ve musibetler)le imtihan eder.

Bu vesile ile Elazığ ve Malatya’da vefat eden kardeşlerimize Allah’tan rahmet, yaralılara acil şifalar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. 

 

Yorumlar
  • paşalılar

    eyvallah murat reis azına sağlık