DARBELERİN KANLI TARİHİ

Paylaş

 

İslam tarihinin başlangıcından bugüne kadar darbe kavramı gündemden hiç düşmedi.

Sevgili Peygamberimizi fikirle yenemeyenler defalarca suikast tertibi gerçekleştirdiler.

Dört halifenin üçü suikast sonucu şehit edildi.

Osmanlı’da 36 padişahın 12 si askeri darbelerle tahttan indirildi, 6’sı öldürüldü.

II. Bayezid, II. (Genç) Osman, I. Mustafa, Sultan İbrahim, IV. Mehmed, II. Mustafa, III. Ahmed, III. Selim, IV. Mustafa, Sultan Abdülaziz, V. Murad ve son olarak II. Abdülhamid askeri darbe veya isyanlar sonucu tahttan indirilmişlerdir.

Bunlardan; II. Bayezid, II. Osman, Sultan İbrahim, III. Selim, IV. Mustafa ve Sultan Abdülaziz tahttan indirildikten sonra öldürülmüşlerdir.

Son devletimiz olan Türkiye Cumhuriyeti de bu menfî gelenekten nasibini aldı.

1924’de kurulan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası, 1930’da kurulan Serbest Cumhuriyet Fırkası çeşitli bahanelerle kapatıldı. 1923/1950 arası 27 sene boyunca çok partili seçim yapılamadı.

1950 yılında başlayan çok partili demokratik hayat, albaylar cuntası tarafından 1960 da sonlandırıldı. Halkın teveccühü ile iktidara gelen Menderes birçok eziyetin ardından idam edildi.

1971’de Genel Kurmay Başkanı Memduh Tağmaç ve kuvvet komutanları bir muhtıra yayınlayarak, Cumhurbaşkanı Cevdet Sunayı ve hükümeti istifaya zorladı. Emir komuta zincirinde ilk başarılı olmuş darbe gerçekleşmiş oldu.

10 sene sonra, Demirel başbakan iken yine emir komuta zinciri Kenan Evren öncülüğünde darbe gerçekleştirdi. Hapisler, idamlar, işkenceler ile dolu karanlık dönem başlamış oldu.

90 yıllara gelindiğinde Necmettin Erbakan ve Tansu Çiller’e 28 Şubat 1997’de post-modern bir darbe yapıldı.

AK Parti iktidarında 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23:20'de Genel Kurmay Başkanlığı sitesinde bir e-muhtıra yayınlandı.

15-16 Temmuz 2016 akşamı, Şanlı ordumuzun içine sızmış, kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup hain tarafından, darbe teşebbüsünde bulunuldu.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çağrısı üzerine, darbeler tarihinde ilk defa halk sokaklara çıkarak, vücutlarını tankların önüne siper ederek darbeyi bastırdı.

Emniyet güçleri de darbeye karışanları gözaltına aldılar.

 

DARBEYİ BESLEYEN ELİT (!) KAYNAK

Toplumun içinde bir grup var ki; kendilerinden başka kesimlere güvenmiyor;  elit bir yönetici grubunun topluma yön vermesi gerektiğini düşünüyorlar.

Ülkenin mevcut sorunlarının halkoyuna dayanan bir siyasal rejimle çözülemeyeceğine ilişkin genel kanaatleri mevcut.

Halkı aşağılayıcı egoist bir bakış açısına sahipler.

Cesaret kaynağı olmalarının sebebi; “darbeyi talep etmeleri”…

 

SAVUNMA SANAYİİNDEKİ YERLİLEŞME

2002 yılında %20 iken, 2019 ‘da %70 oranına çıkan bir yerlileşme var.

Ülkemizin bağımsızlığını ilan etme süreci, ekonomisi savunma sanayiine dayalı güçleri rahatsız ediyor.

Türkiye “sağılan buzağı” olmaktan uzaklaştıkça, birileri geriliyor.

 

ETRAFIMIZ KUŞATILMIŞ DURUMDA

İçerde onlarca terör örgütü…

Dışarda; Suriye, Libya, Irak, Akdeniz, Somali…

Hamle üstüne hamle.

ABD, Rusya ve Avrupa’nın olduğu kurtlar sofrasında dimdik ayakta kalabilecek başka bir ülke tahayyül edilemez.

Durum bu iken fitne ve huzursuzluk çıkartanı millet ne yapar bir düşünün...

 

“ERDOĞANSIZ TÜRKİYE” ARAYIŞI

ABD istihbaratına çalışan RAND şirketi, 277 sayfalık yeni bir Türkiye raporu hazırlamış ve “orta kademe askerler rahatsız, yeni bir darbe girişimi olabilir” demiş.

Bu raporda kastedilen, askeri bir müdahalede mi?

Yoksa doğrudan doğruya siyasete bir müdahale mi?

Kanımca konu tamamen; “Erdoğansız Türkiye” projesi.

Herkes Başkan Erdoğan’ı sevecek diye bir dava yok. Onunla aynı görüşte de olmayabilir. Bu çok doğal.

Normal olmayan konu, toplum içinde O’na nefret biriktirip, ülkemize operasyon çekmek isteyenlere yol açmak.

“Ülkenizi işgale değil, diktatörü devirmeye geldik.” sahnesinin içerdeki figüranlarına dikkat…

 

FUTBOL VE EKONOMİ ÜZERİNDEN TERTİP

Birkaç hafta önce Fener Alanya maçını izledim.

Hakemin tavırları ve tribündeki siyasi tezahüratlar; “sanki bir el tribünlere oynuyor” izlenimi oluşturdu bende.

Ekonomi, diğer kanayan yara. Genelde dünya özelde ülkemiz ekonomik bir darboğazdan geçiyor.

Alt gelir grubu vatandaşlarımız ve ticaret erbâbı yıpranmış durumda.

Bu konuda Muhtar ve Kaymakamlarımızın teyakkuz halinde olup devletin şefkat elini göstermesi gerekiyor.

Kaymakam; ilçesinde kim aç, kim üşüyor bunu bilmek zorunda!

15 Temmuz’un son alçak darbe teşebbüsü olması ve darbeler kara lekesinin ebediyen geleceğimizden silinmesi, hakkın, hukukun, demokrasinin hakim olması temennisiyle…