TIBB-I NEBEVÎ AVRUPA VE ABD MANŞETLERİNDE

Paylaş

ABD'li haftalık haber dergisi Newsweek, Hz. Muhammed'in salgın hastalıklarla ilgili önerilerine yer verdi.

 

Haberde, bazı uzmanların salgına karşı temizlik uyarıları aktarılırken, "Bir salgın sırasında başka kimin hijyen ve karantina önerdiğini biliyor musunuz? 1300 yıl önce İslam Peygamberi Hz. Muhammed" ifadeleri kullanıldı.

 

Newsweek'in haberinde Hz. Muhammed'in konuyla ilgili, "Bir yerde veba salgını duyarsanız, oraya girmeyin; ama veba sizin bulunduğunuz yerde çıkarsa, o yeri terk etmeyin" hadisi okurlarla paylaşıldı.

 

TIBB-I NEBEVİ NEDİR?

“Tbb” kökü Arapça ’da “maharet sahibi olma” anlamını içerdiğinden maharetli ve kabiliyetli kişilere “tabip” denilmiş.

 

Zamanla bu kelime “tıp alanındaki uzmanlığı belirten bir terim” haline gelmiş.

 

Tıbb-ı Nebevi ise, Efendimiz’in –aleyhisselam-  sağlıkla ilgili değerlendirme ve tavsiyeleri…

Yaşam ve beslenme biçimi…

“Arınmak” ve “bağışıklık sistemini güçlendirmek” şeklinde iki ayağı var.

Bu tavsiyeler hasta olmadan önce geçerli.

“Kişi ne yaparsa sağlıklı yaşar, nasıl beslenir neyle meşgul olursa neye dikkat ederse” vs vs…

İnsan; ruhen, bedenen ve sosyal olarak kendini iyi hissettiğinde sağlıklı oluyor.

Tıbb-ı Nebevi bu noktada bir koruyucu hekimlik. (Hıfzıssıhha)

Bu ilimde tıp anlayışı, madde ile mana arasındaki ilişkiye göre kurulmuş durumda. Modern tıp problemleri çözeyim derken Tıbbı Nebevinin işaret ettiği mânaya yaklaşmak zorundadır.

Efendimiz;  tedavi ve ilaçlarla alakalı tafsilâtlı bilgi vermemiş, temel sağlık prensiplerini sıralamış.

DÜNYADA TIBB-I NEBEVİ İLE İLGİLİ YAPILAN ÇALIŞMALAR

1992 de Amerika’da İslam Tıp Enstitüsü kurulmuş. Bu enstitüde Kuran ve Sünnet kaynaklı tıp üzerine araştırmalar yürütülmekte…

 

“Dua terapisi” uygulamasını tavsiye eden dünyaca ünlü cerrahımız Mehmet Öz, stent takılan hastalarda dua sayesinde %25 daha fazla iyileşme olduğunu söylüyor.

 

Almanya’da 60 küsur “Oruç Tedavi Merkezi” var. Birtakım rahatsızlığı olan insanlara oruç tutturup tedavi ediyorlar.

 

İngiltere Avrupa’nın en az bel fıtığı görülen ülkesi. Sebebi Efendimiz gibi cenin pozisyonunda uyumaları.

 

Japonya’da iş yerlerinde öğle uykusu (kaylule) uyuyanlara ekstradan ücret ödemesi yapılıyor. Öğle vakti 15 dakika kestirmenin gecedeki 2 saat uykuya denk geldiği söyleniyor.

 

“ISLAMİC MEDİCİNE” ESERİ

Bugünkü bilim tarihçileri, İslâm dünyasında tarih boyunca gelişmiş tıp ilmini genellikle “et-tıbbü’l-İslâmî” tabiriyle ifade etmektedir (İslâm dünyasında bu alanda ortaya konan bazı klasik metinler, Johann Wolfgang Goethe Üniversitesi’ne bağlı Institute for the History of Arabic-Islamic Science tarafından Fuat Sezgin’in editörlüğünde “Islamic Medicine” başlığıyla yeniden neşredilmiştir: I-XCIX, Frankfurt 1995-1998)

 

Hz. Peygamber’in tıp alanında ortaya koyduğu ahlâkî ve ilmî prensiplerin belirlenmesi gerekmekte.

 

O’nun-aleyhisselam- açıklamaları, Arap yarımadasındaki hatalı tıbbî uygulamaların düzeltilerek, tababete ilmî bir hüviyet kazandırılmasına ve orta çağa hâkim bir İslâm tababetinin doğmasına sebep olmuştur.

 

 

PEYGAMBERİMİZİN BAZI TAVSİYELERİ

 

“Birçok insan şu iki nimetin kıymetini bilmez: Sağlık ve boş vakit” (Buhârî, “Rikâk”, 1)

 

“Hasta olmadan önce sağlığınızın değerini bilin” (Hâkim, IV, 306)

 

“Bir yerde veba çıktığını duyarsanız oraya girmeyin; bulunduğunuz yerde veba görülmüşse oradan ayrılmayın” (Buhârî, “Tıb”, 30)

 

“Cüzzamlıdan aslandan kaçar gibi kaçın” (Buhârî, “Tıb”, 19) gibi sözleriyle sağlığın korunmasını tavsiye etmesi modern koruyucu hekimlik ve karantina anlayışıyla uyum halindedir.

 

Efendimiz sağlık için perhizin önemine işaret eden ve eskiden beri bilinen, “Her hastalığın sebebi dolu midelerdir” sözünü, “Oruç tutun, sıhhat bulursunuz” ifadesiyle dile getirmiş (Taberânî, IX, 144), belirli hastalıklardan mustarip olan sahâbîlere perhiz yapmalarını öğütlemiştir.

 

Yine o dönemde yaygın tedavi yöntemlerinden biri olan kan aldırmaya (hacamat) ehil eller tarafından yapılması şartıyla izin verip kendisi de kan aldırmıştır

 

Hastalıkların Allah (cc) tarafından yaratıldığının ifade edilmesi, bazı hastaların ve hastalıkların uğursuz ve lânetli diye kötülenmesi gibi yanlış anlayışları da engellemiştir.

 

Resûl-i Ekrem (sav) tedavinin hukukî yönü üzerinde de durmuştur. O (sav), “Tabâbetten anlamadığı halde hekimlik yapan kişi hastaya verdiği zararı tazmin eder” hadisiyle (Ebû Dâvûd, “Diyât”, 23) hasta haklarını güvence altına almıştır. Hz. Peygamber’in (sav) bu uyarısı tıp bilgisinin ve doktorluğun toplumdaki önemini göstermektedir.

 

Evet dostlar, dünya ve ülkemiz zor bir dönemden geçiyor. Sağlığımızın ne kadar da önemli bir nimet olduğunun yaşayarak öğrendiğimiz bir dönem.

Paniğe mahal vermeden tedbire devam…

 

Yâ Rabbi! Lûtf u kereminle âfiyet ihsan buyur, bizleri âfiyetten ayırma!

 

 

Not; Hadis-i Şerifler konusunda istifade ettiğim eser ; TDV İslam Ansiklopedisi  cilt: 41,  sayfa: 85-88