"NEW WORLD ORDER" 'YENİ DÜNYA DÜZENİ'

Paylaş

 

Vuhan’ da başlayıp tüm dünyayı yayılan virüs, yeryüzünü bilim kurgu setine çevirmiş gibi…

 

Virüsün hedefinde özellikle belli yaş grupları var. Dünyayı yöneten 60 yaş üstü zenginler evlerine kapanmış durumda.

 

Siyaset istop etti, piyasalar dağıldı ve global ekonomi çöküşe geçti;  dün konuşulan tüm gündemler çöpe gitti.

 

Fakirlik sadece Afrika’nın gündemi değil artık;  tüm dünyanın gündemi…

 

Neler oluyor, nereye gidiyoruz?

 

Korku imparatorluğu kurmaya çalışıyorlar.

 

Zamanı gelince;  “aşıyı bulduk, kurtarıcınız biziz, dünya devletini ilan ediyoruz “ mu diyecekler?

 

Bu virüs hangi ülkenin laboratuvarında hazırlandı?

 

30 ülkeyi kapsayan bir dünya savaşı çıksa bu kadar etkili olur muydu?

 

Çin devre dışı kaldıktan sonra, ikinci dalga Avrupa’yı vurdu. Üçüncü dalga ABD…

 

Avrupalı kendi kıtasında mahkûm durumuna getirildi. AB içindeki dayanışma neredeyse sıfır ve 12 sarı yıldızı olan mavi bayrak yerlerde…

 

Dünya, modern tarihinin en ağır ekonomik ve sosyal krizi ile test ediliyor.

Herkes can derdinde.

Petrolün 30 dolara düşmesi kimsenin umurunda değil.

 

HER ŞEYE YENİDEN BAŞLIYORUZ…

Yeni siyasi düzenler kurulacak. Yeni süper güçler ortaya çıkacak.

Yeni Dünya Düzeni’nde merkezin neresi olacağının savaşı var...

Washington, Londra, İstanbul, Moskova ve Pekin… Seyredip göreceğiz.

Washington,  Pekin’in kendisinden bağımsız bir güç olmasını, Rusya ve AB’yi yanına alıp bloklaşmasını istemiyor.

 

Derin Amerika, yeni sistemde 150 ülkenin tamamen kendilerine bağımlı olmasını istiyor.

 

ABD'DEKİ O “VİRÜS TATBİKATI”, NEYİN HAZIRLIĞIYDI?

New York, 18.Ekim.2019. John Hopkins Üniversitesi’nin Bill&Melinda Gates Vakfı ile birlikte düzenlediği “Event 201” tatbikatı.

 

Tatbikat, büyük bir virüs salgını halinde devlet kurumlarıyla sivil kurumların birlikte nasıl hareket edeceklerini, böyle bir salgın halinde aşı ve tedavi için ilaç geliştirme sürecinin nasıl en aza indirilebileceğini ele alıyordu.

 

18 Ekim 2019’daki tatbikatta bütün bunların senaryo olarak konuşulmasından tam 44 gün sonra, 1 Aralık 2019’da Çin’in Hubei bölgesinin Vuhan kentinde ilk vakayla karşılaşıyoruz!.

 

2015 yılında Microsoft’un kurucusu Bill Gates’in bir konferansta söylediği şu cümleleri iyi okumak gerek:

“Bizi yok edecek veya dünya nüfusunu çok ama çok azaltacak bir savaş, silahla olmayacak.

Bir virüsten veya bir mikroptan ortaya çıkacak bu sorun, dünyanın her noktasına yayılacak. Rakam veremem ama 10 milyonlarca kişinin ölebileceği bir virüs çok uzak değil.

En az 3 milyar kişinin etkileneceği, mallarının büyük bir bölümünü de kaybedeceği ve bir anda köle gibi çalışmak zorunda kalacağı bir virüs olabilir”

 

Yine David Rockefeller: "Yeryüzünde yaşayan insan sayısı çok fazla. Dünya bunu kaldırmaz. Mevcut nüfus, dünya için büyük tehdittir! Sistemin işlemesi için 300-500 milyon insana ihtiyacımız var, gerisi fazlalık ”demişti ölmeden önce. 

 

Stephen Hawking’in  2016 yılında bu minvalde bir uyarıda bulundu: “Dünyadaki yaşam; aniden meydana gelecek bir nükleer savaş, genetik olarak değiştirilmiş bir virüsün yaratılması ya da giderek artan yapay zeka tehdidi nedeniyle sona erebilir.”

 

Kim ne yaparsa yapsın ne düşünürse düşünsün ne plan yaparsa yapsın EN SON SÖZÜ ALLAH SÖYLER VE ONUN DEDİĞİ OLACAK, bundan hiç şüphemiz yok !

 

MÂNEVİ TEDBİRLER

Bu süreci en iyi yöneten devletlerden birisi TÜRKİYE CUMHURİYETİ.

 

Devlet ve millet olarak tedbirlerin yanında duaya, tövbeye, günahlarla aramıza mesafe koymaya ihtiyacımız var.

 

Kalpler katılaştı, vicdanlar çoraklaştı, gözlerde yaş kalmadı.

 

Ezanlar duyulmaz oldu, camiler garip kaldı. İlahi eczane olan Kuran-ı aîmüşşân ile aramıza mesâfeler girdi.

 

Yaşayan Kurân olan Allah Resulüne muhabbet, yerini dünya muhabbetine bıraktı.

 

Toparlanmak, virüsün bize verdiği mesajlar ile yeniden manevi olarak dirilmek zorundayız.

 

Bir gönül dostunun duası ile yazıma son veriyorum:

Yâ Rabbi!

Gözlerimize bir nur ver ki hakîkati görelim.

Kulaklarımıza bir nur ver ki hakkın ve hayrın sadâsını duyalım.

Kalplerimize bir nur ver ki, neye baksak yüce Zât’ını hatırlayalım,

Sen’inle beraberliğin huzurunu tadalım… Âmîn!..