02 Ağustos 2021 Pazartesi 05:25:32

Türkiye’nin yeni yolu ve yapılması gerekenler

Paylaş

EKONOMİYE bakış açısında fikir benzerliğimin olduğu Bartu Soral, “tarım” ifadesine dudak bükenlerin hiç de az olmadığı zamanlarda “tarım” demekten geri durmazken, geçtiğimiz günlerde Aydınlık’ta verdiği bir söyleşisinde de ekonomik açıdan kurtuluş yollarından birisinin de tarım olduğunu ifade etmişti. 

Türkiye’de 239 bin kilometrekare tarım alanı olduğunu vurgulamıştı.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesindeki mayınlı araziler…

Çiftçilik yapmanın bırakıldığı topraklar…

Sulanamayan fakat verimli araziler…

Bu sebeple verilen dış açıklar…

Şu ifadelerini önemsemiştim:

“Anadolu toprakları endemik tür açısından dünyanın en zenginlerinden. Ayrıca 4. buzul çağından geçmediği için genetik gelişimi ve bitki örtüsü ile benzersiz. Klimatolojik olarak dünyada üç farklı iklim mevcutken Anadolu topraklarında 6 farklı iklim hüküm sürüyor. Yani ülkemizde yetişmeyecek hiçbir ürün yok. Topraklarımız kükürt ve bor açısından çok zengin olduğu için yetişen bitkiler insan sağlığı açısından paha biçilmez öneme sahip. Planlanır ve doğru politikalar uygulanırsa, dünyanın bir numaralı tarım markası haline gelecek bir potansiyel elimizin altında.”

***

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Covid-19’un hızlı yayılımının ardından yaptığı ulusa seslenişte, iki başlığın üzerinde fazlaca durmuştu.

Bir: Üretim…

İki: Tarım…

Ve kuşku yok ki, bu iki başlık, birbirinin tamamlayıcısı idi.

Öte yandan ekilmedik bir metrekare toprağın kalmayacağını vurgulaması da, bu süreçte tarımın önemini kavradığını da ortaya koyuyordu.

***

Ve de Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son ulusa seslenişinde de “tarım” önemli bir yer tutuyordu:

“Tarım üretimini desteklemek amacıyla Hazine'ye ait tarım arazilerini kiraladığımız çiftçilerimizin nisan, mayıs, haziran ayı kira ödemelerini 6 ay süreyle erteliyoruz. Erzincan, Erzurum, Kars, Kayseri, Sivas, Bingöl, Muş başta olmak üzere 14 milyon metrekare Hazine arazisini çiftçilerimizin kullanımına sunuyoruz.”

***

Bartu Soral’ın “Dünyanın bir numaralı tarım markası haline gelecek bir potansiyel elimizin altında” sözleri ile “Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın her açıklamasında tarıma vurgu yapması” ifadelerini birleştirince herhalde şunu ifade etmemiz de elzem kaçıyor:

Covid-19’dan sonra yalnızca “yeni bir dünya” ortaya çıkmayacak, aynı zamanda ekonomik açıdan da “yeni bir Türkiye” meydana getirilecek.

Kuşku yok ki, bu “üreten yeni Türkiye”nin ekonomideki güçlü ayaklarından biri de “tarım” olacak.

***

Ve fakat önemli not:

Türkiye, ayak bastığı yerin ABD, uluslararası sermayeler ve kapitalizm olduğu ekonomistlerin - analistlerin, “ulusalcı” ekonomist ve analistlere göre sesinin daha çok çıktığı ve reçetelerinin daha çok merkeze ulaştığı bir ülke…

Tarım için…

Üretim için…

Birlikte üretip birlikte paylaşmak için…

Bu toprakların olgunlaştırdığı beyinlerin ülkeyi yönetenlerin çevresinde olmasına daha çok ihtiyaç var.

Bartu Soral gibi elbette birçok kişi vardır. 

Yönetenlerin “akıl almak için” onları bulmaları gerek.

Aksi durumda virüs gider, “bankalardaki paraların dolaşımının temel alındığı” mevcut ekonomik model ile ülke fakirleşmeye devam eder.