02 Ağustos 2021 Pazartesi 05:40:54

Kocaeli'den dünyaya yayılacak bir yöntem

Paylaş

O koca koca ülkelerin Covid-19’u ağır geçirmeyenlere test bile yaptığı zamanımızda gazetelerimize şöyle bir haber yansıyor:

“Günlük hedef 10 bin test.”

Düşünün, bir futbol stadyumunun yarısı kadar kişi…

Ve işin daha gurur verici yanını söyleyeyim:

“Sağlık devi” Almanya dahi böyle bir yöntemi denemiyor.

***

Bir ay önce karar kara düşünür ve “Acaba İtalya gibi olur muyuz?” diye sorarken birbirimize, –Hastane kapılarında ölen vardı; yoğun bakım kapasitesi dolduğu için yatarak tedavi olamayanlar vardı- bugün, semptom göstermeyenler için dahi test yapıldığı bir dönemi yaşıyoruz.

Çünkü Covid-19’un kötü yanı bu…

Kimileri “hayalet taşıyıcı”…

Yayıyorlar ama fark etmiyorlar.

***

İşte proje…

Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) ve Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) işbirliğinde, Kocaeli Sanayi Odasının organizasyonunda Covid-19 Tanı Merkezi kuruldu.

Organize Sanayi Bölgelerinde ve sanayi kuruluşlarında çalışan işçilere test yapmaya başladı bu kurum…

Malum, kalabalık çalışıyorlar…

Risk fazla!

Bugüne kadar günlük ortalama 2 bin kişiye test yapmışlar…

Sayı giderek artıyor.

***

TÜSEB Başkanı Prof. Dr. Adil Mardinoğlu şöyle diyor:

“Buradaki hedefimiz, günde yaklaşık 5 bin testti ama farklı Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) dahil olmasıyla günlük bunu 10 bin teste kadar çıkarmayı hedefliyoruz. Sadece burada bu işlemin nasıl gittiğini, fabrikada çalışan personelin, patronların nasıl reaksiyon verdiğini, pozitif çıkan kişilerin nasıl tedavi edildiğini gösteren bir pilot uygulama olacak. Bunu başarıyla anlatırsak diğer merkezlerimizi de hayata geçireceğiz.”

***

Çok değil bir ay önce büyük bir umutsuzluğun içindeydik.

“Bu belanın altından kalkabilecek miyiz?” sorusunu soruyorduk bilim insanlarına…

Çin…

İtalya…

İspanya…

İngiltere…

Yaşanan vahim durumun bizi nasıl etkileyeceğini merak ediyorduk.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın zaman zaman gözlerinin dolduğuna tanık oluyorduk basın toplantılarında…

Şimdi ise umutluyuz.

“Hayalet taşıyıcı” bulmak için yola çıkan çok az ülkeden biriyiz.

Ve inandığım şu:

Dünyaya örnek olacak bir çalışma bu…

***

KSO, TÜSEB ve GTÜ’de bu çalışmayı yöneten ekibe teşekkür ederim.

Bu zor zamanlarda umudumuz artıyor.

 

 

Doğalgaz faturaları nasıl böyle yüksek geliyor?

BU ilk oluyor!

Ne mi?

Mayısta gelen (nisanı kapsayan) faturanın nisanda gelen (martı kapsayan) faturayı geçtiği…

Yani, Covid-19 pandemisinde halk ekonomik açıdan büyük sıkıntı yaşarken, daha iki ay önce ülkeyi yönetenlere “Bu süreçte faturalarda indirime gidilecek mi?” diye sorarken vatandaş;

Tam tersi oldu…

Faturalar arttı…

Evinde oturan halka bir tokat da doğalgaz dağıtım şirketleri attı.

Sağlık sürecini iyi yönetenler ekonomiyi ne yazık ki yönetemedi.

***

Genellikle aynıdır…

Kasımda ilk doğalgaz faturasının gelmesinden sonra havaların soğumasıyla beraber ödediğimiz tutarlar artar. En soğuk aylar ocak ve şubat olduğundan, şubat ve mart aylarında gelen faturalar en yüksek tutardır. Mart ayında havalar bir parça ısınır ve nisandan itibaren faturalar düşmeye başlar.

6 yıldır aynı apartmanda otururuz…

Isınma giderleri ortaktır ve gelen bedel metrekare hesabından dairelere bölüştürülür.

Fakat bu yıl bir ilk oldu;

Mayıs ayında gelen faturamız, nisan ayından fazla oldu.

Hem de yüzde 20 yüksek…

Havalar ısındı, faturamız arttı.

Bu nasıl iş?

***

Araştırdım:

“Faturalar nasıl hesaplanıyor?” sorusunun yanıtını aradım.

Şöyle yazıyor:

“Doğalgaz, elektrik, su sayaçlarının okunamadığı zaman önceki on okuma ortalamasına göre faturalandırma sistemine kıyas fatura yani ‘kıyasen fatura’ denir.

Örneğin mayıs ayı için düzenlenecek faturada 2018 ve 2019 yılı mayıs aylarına ilişkin kullanım yerinin tüketim ortalaması kullanılacaktır.”

***

Peki, gerçekten böyle mi oldu?

Böyle olmadı.

Covid-19’un faturası halka kesildi.

***

Doğalgaz kullanan herkesle konuşuyorum ve benzer karşılık alıyorum:

“Düşük gelmesi gereken bahar faturamız yüksek geldi” diyorlar.

Geçen yılın mayıs faturasıyla karşılaştırma yapıyorlar.

Birkaç kat fazla…

Soruyorum:

Nasıl oluyor bu?

Evine kapanmış, gelirini kaybetmiş, hayatının en zor günlerini geçiren halkın üzerine bir de doğalgaz faturalarıyla mı çökülüyor.

Bu ülkede sağlık iyi yönetiliyor.

Fakat ekonomi yönetilemiyor.

Halk eziliyor.