BİR HAKİKAT ADAMI: “KADİR MISIROĞLU”

Paylaş

1933’ün Ramazanında dünyaya gelip, 2019 ‘un Ramazanında dar-ı cinâna irtihal eyleyen Kadir Mısıroğlu Beyin hayatından çıkaracağımız dersler var.

Bendeniz, seveni ve nefret edeni çok olan “adam”ların hayatlarını önemsiyorum.

Cenazesindeki izdiham, O’nun gönüllerde nasıl yer bulduğunun kanıtıdır.

Bir o kadar kişi de, ölüm haberini duyunca kinlerini kustu.

Tarihin gizemli sokaklarında dolaşırken bu karakterlere vakit ayırmak bana keyif veriyor.

Gri” değiller çünkü.

Kimilerine göre “beyaz”, kimilerine göre “siyah”.

Bizim inancımız, “er yarın hak divanında belli olur” der, o da konunun farklı bir boyutu.

Kadir bey, Osmanlının son döneminde yetişmiş bir babanın evladı. İslam Medeniyetinin etkisiyle karakteri inşa edilmiş.

O, 17 yaşına gelene kadar (1933/50 arası) ezan sesinden mahrummuş bu coğrafya.

Nasıl bir gençlik dönemi bir düşünün, devrimlerin halkın üstüne demir yumruk gibi indiği bir dönemin çocuğu Kadir Efendi.…

Tüm bu sisli havaya rağmen devamlı ümitvâr olmuş, “karanlık gecelerin nurlu sabahını” müjdelemiş.

Hak dava için kelâm etmenin ağır suç sayıldığı dönemlerdeki “cesur duruşu”, beni en çok etkileyen yönüdür.

İnsanların düşünmeye bile korktuğu hakikatleri haykırarak yaşaması…

Davası için bedel ödemesi, zehirle pişmiş aşı yemeye talip olması…

1964 senesinde Lozan Zafer mi Hezimet mi?” kitabını yazdığında Lozan’ın zafer olmama ihtimâlini hayal dahi eden yoktu.

Muazzam bir ilim-irfan, müthiş bir hafıza-muhâkeme, metne bağlı kalmadan Allah vergisi bir hitâbet; O’nun alâmeti fârikası idi.

 

ARA ARA TEKRARLADIĞI BEYİT

Yurt içinde hapisler, sayısız sıkıntılar.

Yurt dışında gurbetin insan üzerine çöken garipliği...

Tüm bu sıkıntıları imtihan olarak görüp şu beyti okurdu sohbetlerinde;

“Ne kahrı dest-i a’dâdan, ne lütfu âşinâdan bil
Umûrun hakka tefvîz et, Cenâb-ı Kibriyâ ‘dan bil”.

Yâni; ne kötülüğü düşman elinden, ne de iyiliği dosttan bil İşlerini Allah’a havale et, hepsini Cenab-ı Hakk’dan bil.

Kendisi hukuk mezunuydu, mesleğini milletin ve dâvânın avukatı olarak icrâ etmeyi tercih etti.

Kendisine “Nereden buluyorsunuz bu kadar enerjiyi?” diye sual edenler olduğunda “Benim davam genç evlat” derdi.

 

ŞEYH SÂDÎ-İ ŞÎRÂZΠNE GÜZEL SÖYLER:

“Öyle fazîletli bir hayat yaşa ki, vefat ettiğin zaman insanlar; «Bir güneş battı, bir yıldız kaydı!» diye seni rahmet ve hasret ile yâd etsinler.”

Biz surda mukaddes bir delik açan Kadir Abiyi rahmetle anıyoruz.

O öldü diye sevinenler boşuna sevinmesin.

Kadir Mısıroğlu kitaplarıyla aramızda…

Ne mutlu gök kubbede hoş bir sadâ bırakabilenlere!