24 Ocak 2021 19:38:08

Ahmaklar!

Paylaş

 

ASLINDA bir de suç duyurusunda bulunulmalı…

Tek tek fotoğrafları bulunup manşete koyulmalı…

Başlık şu olmalı:

“İşte o ahmaklar bunlar!”

***

17 yıldır her gün yazı yazan biri olarak “ahmak” ifadesini ilk defa kullanıyorum ama kusura bakmayın… Dünkü haberdeki şahısları başka bir ifade ile tanımlayamadım.

Haber şöyle:

“Bazı vatandaşlar tarafından yürüyen merdivenlerin acil durum butonuna basarak keyfi bir şekilde durdurması, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin güvenlik kameralarına yakalandı. Ani durdurulan merdivenler özellikle yaşlı, engelli ve çocukların dengesini kaybedip düşmesine neden olabileceği düşünüldüğünde yapılan sorumsuz davranışın tehlikesini gözler önüne seriyor.”

***

Haberi okuduktan sonra videoyu izledim…

Bir kişi olsa, önemsemezsiniz… İki kişi olsa, “Neyse!” der geçersiniz… Ama 7-8 kişi aynı şeyi yapıyor…

Örneğin yürüyen merdivene binip üst kata çıkıyor. Aniden eğilip “acil durum” butonuna basıyor. Yürüyen merdivendekiler hızlıca duran merdivenin üzerinde güçlükle ayakta kalabiliyorlar.

Bir başkası…

Keyifle yürüyen merdivenden aşağı iniyor… Sonra “pat”, tuşa basıyor. O sırada birkaç kişi dengesini kaybediyor.

Bir başka ahmak da, kendisi yürüyen merdivene binmeden önce acil durum butonuna basıp yürüyerek inmeyi tercih ediyor.

Birkaç kişi değil bunlar…

Yalnızca birkaç günlük videoda kameraya yakalanan 7-8 kişi…

Belki onlarcası var…

Belki yüzlercesi…

Kim bilir kaç ahmak var?

***

Ve tabii ki vatandaş gazeteyi arıyor sürekli… Diyor ki:

“Şuradaki üst geçitte yürüyen merdiven çalışmıyor.”

Biz de yazıyoruz:

“Şuradaki üst geçitte yürüyen merdiven çalışmıyor.”

Sonra bakıyoruz ki;

Büyükşehirin suçu yok…

Oradan bir ahmak geçmiş…

Ahmak, acil durum butonuna basıp merdiveni durdurmuş…

***

Haberde şunlar yazıyor:

“Özellikle hasta ve yaşlı insanların şehir içerisinde hayatını kolaylaştıran yürüyen merdivenlerde, nadir de olsa elbise veya ayak sıkışması gibi acil durumlar ortaya çıkabiliyor. Yaşanabilecek bu gibi durumlarda yürüyen merdivenlerin durdurulabilmesi için her iki ucunda bulunan acil durum butonlarının kullanılması gerekiyor.

Acil durum butonu ile durdurulan yürüyen merdivenlerin, vatandaşlar tarafından tekrar çalıştırılması mümkün olmuyor. Tüm yürüyen merdivenlerde sadece dışarıdan durdurulabilme özelliğine sahip. Yürüyen merdivenlerin durdurulması acil durum butonu ile sağlanırken tekrar çalıştırılması ekiplerin getirebileceği anahtar tarafından mümkün oluyor.”

***

Mesele basit gibi duruyor ama çok önemli…

Çünkü bu ahmaklarla aynı kentte yaşıyoruz biz…

Acil durum butonuna basıp yürüyen merdiveni durduran ahmaklarla…

Soruyorum:

Kim, ne yapsın?

Topyekun bir psikiyatra ya da bir psikologa görünmeliler…

 

 

Dilovası

 

BAKINIZ!

Dilovası anlatıldığı gibi değil…

Nedir o anlatılan?

En çok kanser vakasının görüldüğü…

En çok asayiş vakalarının görüldüğü…

Kesinlikle değil!

Örneğin, kanser oranında birçok ilçenin gerisinde Dilovası…

Şaşıracaksınız ama asayiş olaylarında da öyle…

Hatta en az asayiş vakalarının görüldüğü ilçelerin başında geliyor.

Ve pandemi dönemi…

Gebze kötü…

Darıca kötü…

Çayırova kötü…

Dilovası mı?

Kocaeli’nin en iyi ilçesi…

***

Valilik, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Dilovası Kaymakamlığı, Dilovası Belediyesi…

Hatta hepimiz;

Dilovası’nın “kötü imaj”dan kurtulması için çabalamalıyız.

Çünkü Dilovası anlatılan gibi değil!

 

 

2020 yılında bu internet!

 

EVİMİZ Körfez Mahallesi’nde, Milli İrade Meydanı çevresindedir… Eşimin hukuk bürosu aynı şekilde… Milli İrade Meydanı çevresindedir.

Ve biz her iki mekanımızda da internet sıkıntısı çekeriz.

İnternet yavaştır.

Sık sık problem çıkartır.

Misal;

Netflix dizilerini duraklamadan seyrettiğimiz dahi çok azdır.

Dahası… Örneğin bir arkadaşımıza gittiğimizde internetteki hız nedeniyle şaşırır kalırız.

Hülasa… 2020 yılında internet sıkıntısı çekeriz biz…

***

Kocaeli Denge’den Mert Gültekin’in, “Türk Telekom’a açık mektup” adlı yazısındaki iki bölüm çok dikkaitmi çekti.

Birinci bölüm:

“Haberde kullanmak üzere bir de video göndermişlerdi.

Haber videolarının montaj işlemi çok basittir.

Dizi veya film çekmediğiniz sürece, basında kullanacağınız montaj nispeten daha kolay olur.

Yaklaşık 1 saat kadar montaj işi ile uğraştım.

Ancak haberin yayına girmesi akşam 23.00'e kadar sürdü.

Çünkü internet altyapım, 4 dakikalık videoyu yaklaşık 3 saatte yüklememe izin veriyordu.

Evet, 4 dakikalık videoyu 3 saatte yükledim!”

***

İkinci bölüm:

“Buradan Türk Telekom'a seslenmek istiyorum.

Elbette işiniz kolay değil.

Kocaeli sürekli göç alan ve daima büyüyen bir şehir.

Ancak İzmit'in göbeğinde 0.11 upload hızını ben kabul edemiyorum.

Aşırı hızlı bir internet altyapısı da beklemiyorum.

Haberimi yayınlamak için 3 saat beklemeyeyim.

Türkiye’nin en zengin, en büyük şehirlerinden birinde Kocaeli’de yaşayan genç bir gazeteciyim.

Türk Telekom’a buradan sesleniyorum. 2020’ye geldik ama…

Sizin sayenizde hala 1990 model arabaya biniyoruz!”

Umarım bu mektup gerekli yerlere ulaşır.