MESCİD-İ AKSÂ DAVAMIZ

Paylaş

24 TEMMUZ 2020… ŞANLI FETİH CUMASI…

“Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi” nin ibadete açılması İslam dünyasının yaşadığı karanlık gecenin nurlu sabahı oldu.

86 yıllık esaretten sonra Türkiye, nazlı yâri Ayasofya’sına kavuştu.

Okunan ezanlar Atina’da bayrakların yarıya indirilmesine sebep oldu.

Ezanların sesi “Buckingham Sarayı” nda yankılandı.   

 

Bu müjdeye nail olma aşkıyla yollara düşen İstanbul’un manevi mimarı Ebû Eyyûb el-Ensârî Hazretleri başta olmak üzere, Ashab-ı kirama, onların kutlu izinden gidenlere, Anadolu’yu bize vatan eylemiş, korumuş ve emanet etmiş olan bütün şehit ve gazilerimize selam olsun.

 

MAZLUM MESCİD-İ AKSÂ ÜMİDE KAVUŞTU

Sadece mescidi Aksa değil, yeryüzündeki tüm mescitler ümide kavuştu.

Bu saatten sonra kızıl elmamız Kudüs’tür.

Kudüs davamızı gündemde tutmalıyız.

 

KISA MÂLUMAT…

Mescid-i Aksâ; “en uzak mescid” ,  Beyt’ül Makdis; “Kutsal ev (toprak)” manasına gelir.

Beytü’l-Makdis’in merkezi Mescid-i Aksa olup, Mekke’ye bir aylık mesafede olduğu için bu isim verilmiştir.

 

Mescid-i Aksa, Kudüs’ün doğusunda, etrafı yüksek surlarla çevrili, yaklaşık 144 bin metrekarelik bir alanı kapsar.

Mescid-i Aksa’nın içinde, Kubbet-üs-Sahra, Kıble Mescidi gibi 200 civarı yapı bulunmakta.

 

Mescid-i Aksa, Morya Tepesi’nde olup, tepenin en yükseğindeki kayalığın üzerinde Kubbet-üs Sahra bulunuyor.

Yahudiler, şu anki Kubbet-üs Sahra’nın olduğu yerde Süleyman Tapınağı’nın olduğuna inanmakta, Süleyman Tapınağı’nı yeniden inşa etmek için Kudüs genelinde Filistinli Müslümanlara ait mülkleri, evleri işgali sürdürmektedir.

 

Hz. Muhammed’e (SAV) gelen bir emirle Müslümanların kıblesi Kâbe oluncaya kadar, peygamberimiz ve ashabı namaz kılarken Mescid-i Aksa’ya yöneliyorlardı.

 

Aynı zamanda Mescid-i Aksa; Yahudiler için de gerek Süleyman Tapınağı’nın burada olması, gerekse Hz. Musa’nın “ahit sandığı” nın burada olduğuna inanıldığı için kutsal olup, Yahudilerin kıblesi konumundadır.

 

Miraç Gecesinde, Peygamber Efendimiz, bir gece Burak adlı bineğiyle Mekke’den Beytü’l-Makdis’e seyahat etmiş, Burak adlı bineğini Mescid-i Aksa’nın dış duvarına bağlamış, ardından Mescid-i Aksanın içerisinde o güne kadar yeryüzüne gelen bütün Peygamberlere namaz kıldırmış.

 

Tarih boyunca yıkım ve işgallere sahne olan Beytü’l-Makdis ve çevresi, Müslümanların kontrolünde olduğu dönemlerde    (Hz. Ömer dönemi, Emevi, Abbasi, Fatımi, Eyyubi, Memlükler, Osmanlı) en rahat ve bereketli günlerini geçirmiştir.

Ancak, 1917 yılında  I. Dünya Savaşı sürerken, Osmanlı Devleti bu bölgeyi İngilizlere karşı yaptığı savaşta kaybetmiş ve Osmanlı askerleri 9 Aralık 1917 tarihinde Filistin’den ayrılmıştır. Filistin toprakları 1917-1948 yılları arasında İngilizlerin, 1948’de itibaren de günümüze kadar Yahudilerin işgali altında bulunmaktadır.

 

Allah’ım hür ve aziz olan Mescid-i Aksa’da namaz kılmayı bize nasip eyle! Amin

Gündeminizde Mescid-i Aksa, ufkunuzda cennet olması niyazıyla …