Nihat Ergün’ün şu garip halleri!

Paylaş

AK Parti’nin aykırı çocuklarından Ali Babacan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan bir randevu talep etti.

Bu talep anında karşılık buldu…

Kabul edildi.

Basına yansıdığı kadarıyla biliyoruz…

Babacan, Beştepe’ye çıktı ve Erdoğan ile baş başa bir sohbet gerçekleştirdi. Burada özellikle ekonomik anlamda ortaya koyduğu tezleri ve kendisine göre AK Parti’nin bu konudaki yanlışlarını Erdoğan ile bire bir temasında ortaya koydu.

Sohbetleri sırasında yine kendince Babacan yapılabilecekleri de anlattı.

Öğrendiğimiz kadarıyla Erdoğan, “Ali Bey, bu söylediklerinizi ve yapmak istediklerinizi buyurun birlikte yapalım” demişti. Fakat Ali Babacan, bu teklifi kabul etmemiş, yeni bir siyasi yolculuğa çıkmak istediklerini dile getirerek Erdoğan ile helalleşmişti.

 

 

DEVA YOLCULUĞU BAŞLADI

 

Yaşanan bu gelişmelerin ardından Ali Babacan çok uzun bir süre yeni partinin kuruluşu için çalışma içine girdi. Yanında önemli isimler vardı. Kocaeli’nin yakından tanığı eski AK  Partililer Nihat Ergün ve Sadullah Ergin gibi eski bakanlar da Babacan ile birlikte yol yürüyorlardı.

Parti çalışmalarına başlandı. Ankara Bilkent’te düzenlenen toplantı ile parti programı açıklandı. Sonrasında tüm ekonomik tedbirler dolu vaatler sıralanmaya başlandı.

Belki ulusal kanallarda Babacan yoktu, fakat DEVA’nın tüm kudretini sosyal medya üzerinde yoğunlaştırdığı çok belliydi. Ankara’daki toplantıda ben de vardım. O toplantı ile ilgili yorumumda Babacan’ın inanılmaz genç bir ekiple yola çıktığını, bu kişilere kendini teslim ettiğini, teknolojinin son damlasına kadar kullanıldığını, haliyle bunun sonuçlarının özellikle genç nesil üzerinde etkili olabileceğini dile getirmiştim.

 

 

YOL ARKADAŞLARI ÖNEMLİYDİ

Ali Babacan’ın yola çıktığı isimler kamuoyunda çokça gündeme geldi. Neticede birçoğu eski bakan ve eski milletvekiliydi. Dikkat çeken isimlerdi. Bu kişilerden biri de eski Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Nihat Ergün’dü…

Nihat Ergün aslında şahsına münhasır bir karakter.

Aykırı bir politik figür…

Kocaeli’de etkin olduğu dönemler oldu, fakat emin olun sevmeyeni de çoktur. Onun belli başlı bir ekip anlayışı vardır, o çemberin dışına hiç çıkmadı. Bakanlığa gelinceye kadar sağında solunda kim varsa bugün de varlar.

Fakat Ergün’ün siyasi karakteri özel mantığa biraz karşı. O kimsenin işini görmemeye özen göstermiş bir isimdir. Yapabilecekken bile hiçbir zaman kesik parmağın tedavisine yanaşmamıştır. Uğraşmayı sevmez. Bir anlamda “Benden bir şey istemeyin, ne haliniz varsa görün” havasındadır. Tekdüze, sıradan, partililerin sorunları ile ilgili çözüm taleplerine olumsuz baktığında, “Bu yasal bir talep, başka partilerde halledilebiliyor” diyenlere, “O zaman gidin orada siyaset yapın” demeyi tercih edebilen, bu hali ile çözümsüzlüğünü ortaya koyan bir siyasetçi olmuştur hep.

O hep bu mantığı savundu.

Hatipliği iyidir. Derdini özellikle mikrofon başında anlatabilme kabiliyeti vardır. Derince Belediye Başkanlığı yaptığında…

AK Parti’nin kurucu il başkanı olduğunda…

Milletvekili iken…

Grup başkan vekilliğinde…

Yerel yönetimlerden sorumlu genel başkan yardımcılığında…

Ve bakanlığı döneminde hep bu yönü ile öne çıktı.

 

 

Ayrıca ilişkilerinde hep gereksiz bir seçicilik içinde oldu. Bu yönü nedeniyle hakkında biraz da elit takılmayı seviyor anlayışı oluştu.

Kocaeli’de basın mensuplarına karşı önyargısını bir türlü aşamadı.

Belli ki bu kentte yalnızca tek gazeteci ile görüşüyor, konuşuyor, açıklama yapma gereği duyuyor.

Onun dışındaki medya mensupları demek ki Ergün için çok kıymetli değil. Belki de bir kişi haricinde medyaya gerek yok, böyle de düşünüyor olabilir. Öncesinde nezaketen yazılı olarak kendini tanıtıp bayramını kutladığı halde sonrasında arayıp kendisinden siyasi birkaç cümle almak isteyen basın mensuplarının telefonlarına bakmıyorsa, geri de dönmüyorsa, ne düşünmemiz lazım!

Nihat Ergün’ün bu düzeysiz halinden kurtulması lazım. Kurtulamıyorsa da “Ben böyleyim kardeşim, işinize gelirse” diye açık açık söylesin.

Söyleyebilme cesaretini göstersin ki, millet de ne yapacağını bilsin. Öyle takmıyorum ayağına yatmalar bir yere kadar gidebilir.

DEVA yapılanmasını en başından bu yana, üstelik titizlikle takip etmiş bir medya mensubu olarak ben bütün bilgileri il başkanı ve çalışma arkadaşlarından alabilirim…

Nitekim alıyorum da…

Ali Ufuk Bey sağ olsun bu zamana kadar hep bizlerle iletişim halinde oldu…

Bütün bunlar ortadayken DEVA söylendiği kadar iddialıysa, ülkeyi yönetmeye talipse, bu yönetimde Kocaeli’den eski bir bakan da yer alıyorsa bizim açımızdan o kişinin düşünceleri ve söylemleri de son derece önemlidir. Yani en azından öyle olmalıdır.

Fakat bizim eski bakanımız sözünün bu değerde olmadığını düşünüyor olmalı ki, Kocaeli’den yalnızca tek bir gazeteci ile iletişimini koruyor.

Nihat Ergün;

“Bizim iktidarımızda istediğin kadar içeceksin” muhabbetleri ile siyasetini anlatmaya çabalayacaksa hay hay…

Tek bir medya mensubu sizler için tamamsa, buyurun yetsin yetebildiği kadar…

Mübarek olsun…

 

 

 

Küçük bir uyarıda bulunmak gerekirse, kendini öyle dev aynasında görenlerin dertlere deva olabilme yeteneği de ister istemez sorgulanır.

Nihat Ergün de şu an için bu noktadadır…

Görelim bakalım, inanırız ki Mevla neylerse güzel eyler…

 

 

 

DEVA’nın yukarısı ve aşağısı!

DEVA Partisi’nde teşkilatlanma süreci farklı bir şekilde ilerledi.

Önce uzunca bir sürenin ardından il başkanlığına AK Parti’den kopanlardan Adem Koç atandı.

Adem bey, AK Parti’de siyaset yaparken de il başkanlığı için adaylığı gündemine almış, fakat genel merkez yönetimince hiç değerlendirilmemişti.

Nasip şimdi DEVA Partisi’ndeymiş…

Açıkçası Adem Bey, belki de birçok kişinin beklemediği tarzda, olgun bir şekilde süreci işletti. Sonunda yönetim kurulunu oluşturdu. Lansman için gazetemizi ziyarete gelen il yöneticileri ile sohbet ederken genç isimlerin heyecanını hem gözlerinde hem de sözlerinde fark ettim…

DEVA, Kocaeli’de gerçekten genç ve yeni yüzleri siyasete kazandırmanın hedefinde, bunu anlayabiliyorsunuz…

 

 

KOÇ İLE SOHBETİM

DEVA’nın yönetim kurulunun duyurulduğu şu toplantının ardından gece saatlerinde il başkanı Adem Koç ile sohbet etmiştim. Ben aradığımda uygun değildi, kendisi çok nazik bir siyasetçi, dönüş yapmayı seven bir kişilik.

Genel başkan yardımcısı Nihat Ergün gibi değil…

Bir şekilde muhatap olduğu kişilere değer vermeyi seven bir siyasetçi…

Geri dönüş yaptığında konuşmamız esprili bir şekilde ilerlerken, yaş ortalaması 34 buçuk olan yönetim kurulu ile ilgili kendisine, “Sevgili başkan, listeniz birkaç general dışında asker dolu. Yeni yüzlerle ses getirmek istiyorsunuz galiba” diyerek kendisini desteklemiştim.

 

 

DİĞER KENTLERDE DURUM NE?

DEVA Partisi ile özellikle farklı kentlerdeki medya mensubu dostlarımla bazı görüşmeler yaptım. “Sizdeki durum nedir?” gibi sorularla meseleyi öğrenmek istedim. Genel kanı aynı, birkaç kenti çıktığınızda DEVA’nın teşkilat yapılanması açıkçası biraz aceleye getirilmiş gibi.

Mesela Kocaeli teşkilatları her ismi ince eleyip sık dokurken, bazı kentlerde aynı sürede ilçeler bile atanmış…

O kadar hızlılar yani…

Bilmiyoruz, belki de buralarda acele edilmesine rağmen iyi şeyler olacak…

Fakat Kocaeli’deki lansmanda da gördüğüm bir tabloya dikkat çekmek istiyorum.

DEVA Partisi’nin genel merkez ve onların himayesindeki üst katmanı, alt teşkilatlara göre ne yaptığını daha iyi biliyor gibi geldi bana.

İzlenimim genel olarak partinin üst kesiminin konulara daha hakim olduğunu, il ve ilçe yapılanmalarının ise sahada henüz varlık göstermemeleri nedeniyle soru işaretlerinin oluştuğunu gördüm.

Haliyle bu da genel merkez endeksli bir anlayışın başarı sürecini ortaya koyuyor kanımca.

Şayet DEVA Partisi, genel merkezinin gücü oranında başarı gösterebilecekse, bunun tek sebebi teşkilatların yetersizliği anlamına gelir.

Buna göre; nitelik anlamında kriter sahibi kişilerden oluştuğunu düşündüğüm Kocaeli’deki il yönetim kurulunun da sahadaki performansını açıkçası merak ediyorum.

İl başkanı Adem Koç’a söylediğim gibi, yönetimde asker olabilecek kişi sayısı çok fazla. Listedeki isimlerin çoğu genç…

Nihat Ergün tanıtımdaki konuşması sırasında “Kadınlar ve gençler DEVA Partisi’nin gövdesini oluşturacak, biz ise kollarını” ifadelerini kullanmıştı.

Bakalım bu gövde ne derece etkin olacak?

Bekleyip göreceğiz…