Türk bilim insanına güvenin

Paylaş

Koronavirüse karşı büyük bir mücadele veriliyor.

Türkiye’de ve dünyada…

Her ne kadar eskisi gibi milletin gözüne sokulacak düzeyde olmasa da ister istemez korkular sürüyor. Çünkü kesinleşmiş bir tedavi yöntemi henüz bulunmuş değil.

Aşı çalışmaları sürüyor.

Rusya’dan geçtiğimiz günlerde yapılan bir açıklama heyecan yarattı. Millet “Gerçekten mi?” diye sormaktan kendini alamadı.

Tabi bunun daha öncesinde Gebze’deki bir programı sırasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın verdiği müjdeyi hatırlayalım.

Erdoğan da açıklamasında “Aşı çalışmalarımız sürüyor. Özellikle iki proje öne çıkıyor. Bunlardan birisi kısa zaman içinde insan üzerinde denenmeye hazır hale gelecek” demişti.

Ardından TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Hasan Mandal, 2021 yılının mart ayına kadar aşının kullanıma hazır hale geleceğini söylemişti. Türkiye tarih verecek kadar ilerlemişse bu işi herkesin ciddiye alması şart diye düşünüyorum.

İşte bu konu hakkında bir süre önce yazdığım makalemde, bir milletvekili kaynağıma dayanarak paylaştığım bilgi çok özeldi. O vekil dostum, “Türkiye, ABD, İngiltere, Çin, Rusya ve bir Avrupa Birliği ülkesi aşı konusunda ilerleme kaydettiler. Türkiye ise bu ülkeler içinde ilerlemesi en fazla olan ülke durumunda” demişti…

Bakın bu çok iddialı bir söz.

Ve hissiyatım bu iddianın gerçek olduğu yolunda. Aylar öncesinde yaptığım bu paylaşımın ardından önce Cumhurbaşkanı Erdoğan, ardından TÜBİTAK Başkanının yaptığı bilgilendirme de böyle bir gelişmenin yaşandığını aşı konusunda Türkiye’nin bazı ülkelere göre daha ileri seviyede olduğunu ortaya koymuş durumda.

Umarım hissiyatımız bizleri yanıltmaz. Türk bilim insanlarına duyulacak her güven mutlaka olumlu sonuç verecektir…

 

BÜYÜKŞEHİR’İN AFİŞİ

 

Evet, virüsle mücadele halindeyiz. Her ne kadar son dönemde ciddi manada bir sorun yaşanıyor. Çünkü millet artık eskisi gibi virüsü ciddiye almıyor. Çok büyük olasılıkla “Bize bir şey olmaz” havasındayız…

Toplumun önemli bir bölümü hastalığa karşı bağışıklık kazandığını biliyor ya da öyle zannediyor.

Haliyle bu dönemde üç altın kural sık sık hatırlatılıyor:

Maske…

Sosyal mesafe…

Ve hijyen…

Bu kapsamda sürekli hatırlatma içerikli yayınlar yapılıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi de Tahir Büyükakın’ın fotoğrafının yer aldığı bir afiş çalışması yapmış.

Daha önce Maske-Mesafe-Maksimum temizlik şeklinde açıklanan bu uyarılar, Büyükşehir’in yeni ikazı ile farklılaştı diyebilirim. Bence bu uyarı daha akılda kalıcı…

Afişte;

“Tedbiri elden bırakmıyoruz. TMM mı?” (Temizlik + Maske + Mesafe)

Bu çalışma güzel olmuş, kutlamak lazım…

 

----- -----

 

Bu nasıl vakadır böyle!

 

 

Hani geçenlerde bir manevi durumu nasıl aile şirketine çevirdiklerini tek tek anlattık ya…

Yazıp çizdik ya…

Milletin gözünün içine bazı gerçekleri soktuk ya…

Belli ki devreler yanmış, “Nereden çıktı bu adam?” diye sorular peydah olmaya başlamış…

Bilmiyorum, ancak belirtmekte fayda görüyorum. Şu Mehmet Ali Paşa Camii konusu…

Arkadaşın tekinin Paşalıların beklediği cami kapatma ile ilgili yazımız ve öncesindeki durumla ilgili biraz dedikodu yaptığı geldi kulağıma. Güya millet bir arkadaşa sormuşlar, “Yani bu Demokrat Kocaeli’deki yazar, konuyu kaşıyor. Nedir bu işin aslı esası” diye.

Sordukları şahıs da “Ben onunla konuştum, abi bir daha yazmam dedi” diye abuk subuk sözler kullanmış.

Tabi yüzleştirmek benden. Fakat bu seviyesiz ve ucube, bir o kadar kullananı da ahlaksız olarak gösterecek kelimeleri, böyle bir şey yokken sağda solda konuşmayı nasıl yorumlamalıyım…

Tabi insanlar belli ki hayal aleminde geziyor…

Bu hayalcilik aklı başında insanlarda muazzam bir yetenektir…

Fakat küçük beyinli insanlarda ise tek bir sonuca delalet eder…

O da ilaç kullanma zorunluluğu…

İlgililere duyurulur…

Umarım bu sözler hiç kullanılmamıştır, yoksa gazeteci nasıl olunur göstermesi inanın çok kolay…