İnce’nin sözlerinin yankısı İYİ Parti’den bile gelir

Paylaş

Son dönemde en çok tartıştığımız konu CHP ile ilgili…

Aslında bizim ana muhalefetimizin kronik bir rahatsızlığı şimdilerde yeniden nüksetti diyebiliriz.

2014 yılında CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olarak milletin önüne sunduğu Muharrem İnce’nin yeni bir parti kurup kurmayacağı son günlerdeki siyasi gündemimizin ilk maddesi haline gelmişti.

Bu zamana kadar herkes konuştu, fakat Muharrem İnce’den herhangi bir açıklama gelmemişti. Sonunda dün kameraların karşısına geçti İnce. Açıklamaları hem CHP’ye hem de iktidara yönelik sert eleştiriler içeriyordu.

Bir süre konuştuktan sonra bir hareket başlatacaklarını kabul etti.

Ve bu hareketin adına da “Bin Günde Memleket Hareketi” adını vermişlerdi. İlk adımını ise Sivas kongresinin yıl dönümünde atacaklarını, yani yola 4 Eylül’de Sivas’tan çıkacaklarını dile getirdi.

Kısacası Muharrem İnce, artık CHP’den kopmuş bir politik figür gibi kameraların karşısındaydı. Fakat bana göre bir beklentisi de vardı. CHP’nin tavrını merak ediyor gibi geldi bana. Konuşması sırasında çok önemli mesajlar verdi. CHP’nin HDP ile yakınlığını bir de ondan dinledik aslında. Özellikle HDP mesajı, bir yerde İYİ Parti’ye de gönderilmiş bir mesaj gibiydi.

 

İNCE NELER SÖYLEDİ?

CHP’li Muharrem İnce’nin basın toplantısı çok dikkat çekiciydi. Önemli başlıkları vardı. En fazla partisinin genel merkezine ve genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili sözleri çok dikkat çekiciydi.

Kullandığı en can alıcı kelime ise CHP’nin genel merkez yönetiminin partinin iktidara gelmesi gibi bir hedefinin olmadığı ile ilgiliydi. İnce’nin konuşmasındaki ana başlıklar şu şekildeydi:

 

İKTİDARA YÖNELİK…

n Mühürsüz oy pusulaları ile kabul edilen Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi sorunları daha da derinleştirmiştir. Bu dönemde din ve vicdan arasındaki bağ koparılmıştır.

n Zengin toprakların yoksul çocukları gibiyiz. Türkiye’de atıl bekletilen yenilenebilir enerji kaynakları devreye alındığında daha bağımsız, daha verimli bir enerji geleceği mümkündür.

n Dış politikada denge politikaları kuramayıp gelgitler yaşayan, parasını ödediği savunma sistemlerini alamayan, sorunlarını çözmek yerine erteleyen bir ülke haline geldik.

n Ekonomideki yükselişi buzdolabı satışına bağlayan bir Cumhurbaşkanı var.

 

CHP’YE YÖNELİK …

n Mavi Vatan olarak tanınan alanda büyük bir zenginlik bulunmaktadır. Türkiye’deki muhalefet yüksek sesle destek mesajı vermelidir.

n CHP ile özdeşleşen ön seçim artık yok. Kurultaylarda 5 dakika konuşabilmek için büyük mücadele vermek gerekiyor.

n AKP çökecek ama Türkiye’nin üstüne çökecek. Ne yazık ki CHP bir kurtarıcı rolü görmüyor. Gözlemci olarak olayı seyrediyor.

n Seçim gecesi neredeydim? Bana bilgi verin diyorum, vermiyorlar. Bilgi yok, nasıl çıkacağım milletin karşısına? Sabah oldu, tutanakları aldınız mı dedim, aldık. YSK’ye yazı yazdım, 13 bin sandıkta CHP’nin gözlemcisi yok. 4 milyon oy yapar bu. 4 milyon oyu sokağa bırakmışlar.

n Erdoğan 1 milyon 300 bin oy az alsa seçim ikinci tura kalacak. Gece yarısı çıktı bizim genel başkan yardımcıları seçim ikinci tura kaldı dediler, nereden biliyorsun? Bana neredeydin diyenlerden özür diliyorum ama unutmayın ki bana veri vermediler.

n Bir CHP’li saraya gitmiş dediler. İki gazeteciye de dava açtım, genel merkez açamadı. Saraya genel başkan yardımcılarından birisi mi gitti acaba? Hem saraya gidip hem iftira mı atıyorlar? Dava açamıyorlar çünkü gazeteciden korkuyorlar.

n CHP’nin iktidar olması demek genel başkanın cumhurbaşkanı olması demektir. Erdoğan’ın eski arkadaşlarından birini aday yapacaksak ona CHP iktidarı demem. Bizim genel başkanın öyle bir iddiası var mı, ben mi duymadım? Böyle bir iddia yoksa iktidar hayal demektir.

n Yerel seçimde başarı kazanıldı, fakat sonrasında CHP, Kürt vatandaşlarımıza yürekten teşekkür edemedi. AKP’yi cezalandırmak için oy veriyoruz diyen Kürtleri yok sayamazsınız.

n Beni saray destekliyormuş. Muharrem İnce, cumhurbaşkanlığı seçiminde CHP’den 8 puan fazla aldı. Bunu HDP, İYİ Parti, AKP, MHP’lilerden aldı. Erdoğan’ın yerinde olsam İnce’yi desteklemem. Çünkü o oylar bana geldi. Bunu söyleyenler CHP içindeki rant baronlarıdır.

 

xxx

 

Bana göre Kocaeli’de yazarlık ve ne yazdığını bilirlik noktasında en etkili kalem, şüphesiz bir dönem birlikte çalıştığım Tanzer Ünal’dır. Onun yorumlarındaki ustalığını, herkese aynı kelimelerle ulaşabilmesinde görebiliyorsunuz. Yazdığı her kelimeyi yolda gezen Ahmet ağa da, bir üniversite akademisyeni de anlar ve yorumlar. Onunla çalışıp nasihatlerini çokça dinlememize rağmen biz kendisi gibi olamıyoruz. Yaşımızın daha geride olması nedeniyle tavrımız daha agresif, belki bundandır.

Aynı şekilde CHP ile ilgili yorumları da çok gerçekçidir.

Tanzer Bey’in geçtiğimiz günlerdeki CHP ve Muharrem İnce yorumunda kullandığı ve ana muhalefetteki “Ben” hastalığının yeniden nüksettiği yorumuna aynen katılıyorum.

Bu olayda hem CHP’nin üst kademesinin hem de Muharrem İnce’nin “Ben” hastalığı içinde olduğunu görüyorum.

Belki İnce genel merkeze göre daha net. “Demokratik teamüllere göre yapacak fazla bir şeyimiz kalmadı” mantığını savunuyor tadında yaptı açıklamasını.

CHP Genel Başkanı ve ekabir takımı ise kaybedilen o kadar seçime rağmen hala kendilerini güçlü ve etkin görebiliyor. Yerinde saymasına, HDP ile ittifakın bir sonucu olarak Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediyelerini kazandığı gerçeğine rağmen kendini başarılı bulabiliyor.

 

İNCE’NİN HDP MESAJI

Şurası kesin ki; CHP’nin HDP ile örtülü ittifakı, kardeş kardeş ya da kol kola seçime girmeleri, Muharrem İnce’nin dünkü açıklamaları ile bir kez daha aşikar oldu.

Peki, bu HDP kim?

PKK diye bilinen terör örgütünün Meclis’teki uzantısı…

Terör sözcüsü…

Atatürk’ün partisini yönetenlerin “Erdoğan gitsin de ne olursa olsun” mantığı ile sığındıkları bir liman…

Savunmaları da açık; “HDP değil ama seçmeni CHP’ye sıcak bakıyor”

Evet, bu çok normal. HDP’nin seçmeni MHP’ye bile oy verebilir. Fakat o terör sözcüsü durumundaki partinin genel başkanı çıkıp kameraların karşısında, “CHP, Ankara ve İstanbul’da yerel seçimi kazandığında HDP’nin oyları ile kazandığını bilecek ve ona göre davranacak” diyebiliyorsa demek ki ortada ciddi bir örtülü ittifak var.

Daha doğrusu bu ittifak yalnızca CHP için örtülü. HDP gayet açık şekilde bunu söyleyebiliyor. Demek ki HDP’nin üst yöneticileri ve terör örgütünün sözcüleri seçmenlerini CHP’ye oy vermeye yönlendirmişler. Bunun seçmen üzerindeki etkisi demek ki büyük olmuş…

Fakat belli ki Muharrem İnce de bu durumdan rahatsız değil. CHP’nin Kürt seçmenin desteği ile yerel seçimleri kazandığını açıkça söyleyebiliyor. Bu bile yapılan ittifakı net şekilde ortaya koyuyor.

 

PEKİ, İNCE’NİN ARKASINDA KİM VAR?

Bana kalırsa en can alıcı soru bu…

Çünkü böylesine bir tepki, bu şekilde bir siyasal hareketin ilanı boş bir şekilde yapılmaz.

CHP gibi Atatürk’ün kurduğu bir partinin yöneticilerinden duyulan rahatsızlıklar belli ki daha da artacaktır.

Açık konuşmak gerekirse İnce’nin başlattığı hareketi, AK Parti’den kopan Gelecek Partisi ve DEVA Partisi’ne benzetemiyorum. Çünkü onlar büyük olasılıkla kervanı yolda dizecekler. Fakat İnce ile birlikte CHP içinden önemli bir kesimin kopabileceği anlayışı var ki, bu durum Millet İttifakı’nın bütünlüğünü de sarsıntıya uğratabilir.

Çatırdama meydana gelebilir…

Haliyle bu hareketi kimin ya da kimlerin desteklediği çok önemli.

 

xxx

 

Malum, Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal’ın başına gelen ve içeriği pek de ahlaki olmayan bir olayın ardından CHP’nin başına geçmişti. Bu süreç içerisinde adaylık açıklamasını yaparken yanlış hatırlamıyorsam hemen solunda oturan kişi Önder Sav’dı…

O zamana kadar hiç kimse Önder Sav’ın CHP’nin dizayn edici gücü olduğunu bilmiyordu. Herkes Deniz Baykal’ı genel başkan sanırken, aslında Baykal’ın başkanlık fermanına Önder Sav’ın imza attığını toplum o dönemde fark etmişti.

Sonrasında genel başkanlık Kılıçdaroğlu’na nasip olunca bir değişim süreci yaşandı. Kemal Kılıçdaroğlu, Önder Sav’ın ekibini tasfiyeye başladı. Köşe başlarını tuttu ve Sav’ın etkisini bitirmeye çabaladı. Öğrendiğimiz kadarıyla o ekip bugün İnce’yi destekliyor. Aslında Önder Sav da işin içinde ancak özellikle yaşı dolayısıyla çok fazla öne çıkamıyor.

Adam 83 yaşında. Fakat hala CHP’de belli bir etkisi var.

Deniz Baykal bile felçli hali ile meseleye müdahil oluyorsa varın gerisini siz düşünün artık…

CHP’de belli bir kesim yeniden bir dizayn peşinde. Muharrem İnce liderliğindeki “Bin Günde Memleket” adlı yeni çalışma şimdilik yalnızca hareket olarak yürütülmek istenecektir.

Bana göre bu tavır ve İnce’nin mesajları yukarıya nasıl sirayet edecek görmek istiyorlar. Sonrasında ise tabloyu hep birlikte okuyacaklar.

Mesele istedikleri gibi sonuçlanır mı, açıkçası kimse bunu kestiremiyor. Çünkü bir defa CHP’nin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve onun gibi üst noktada bulunan yöneticiler, İnce’nin sözlerini pek umursamıyor gibiler.

Ancak bunun zararını bana göre ziyadesiyle görürler. Emin olun özellikle Muharrem İnce’nin HDP ile ilgili sözleri ciddi bir etki yaratır. Çünkü CHP’nin Millet İttifakı’ndaki ortağı İYİ Partililerin, ana muhalefetin HDP ile yakınlığı dolayısıyla tepkili olduklarını bilmeyen yok. Meral Akşener bile açıklamalarında “HDP’nin yeri bizce PKK’nın yanıdır” dediğine göre İnce’nin sözlerinin yankısı İYİ Parti’den bile gelebilir.

Kısacası siyasetimiz daha çok gelişmelere gebe bir haldedir.

Bekleyip göreceğiz…