Küçük bir hatırlatma daha!

Paylaş

Malum, işimiz gazetecilik…

Ses getirmek ve okunmak bu işin en özel tarafı…

Haber ve yorumlarımızı genelde bu minvalde hazırlamaya, kentte belli başlı noktalara dokunmaya gayret gösteriyoruz.

Özellikle köşe konularını belirlerken açıkçası biraz seçiciyizdir. O ne dermiş, bunun kalbi kırılır mıymış, öteki üzülür mü, bunlara pek bakmıyoruz.

Bu şehre kim fayda sağlayacaksa yanında destekçisi oluruz…

Fakat bilerek ya da bilmeyerek olsa bile kimin şehrimize bir zararı dokunacak ise karşısına dikilmekten kati suretle çekinmeyiz…

Tabi bir de yaptığımız işin şekli belli, gazeteciyseniz belgesiz ve atmasyon işlerle uğraşmayacaksınız. Elinizde bilgi ve belge var ise de işin sonuna kadar gideceksiniz…

Bu küçük hatırlatmayı yaptıktan sonra konuma geleyim…

 

xxx

 

Malum, bir süre önce Mehmet Ali Paşa Camii ile ilgili yorum ve haber yapmıştım.

Ortada dönen iddiaları, belgeleri ile birlikte ortaya koyarak hareket ettim. Genelde sessiz kaldım ve bu konuda şahsımla alakalı ithamlarda bulunanlarla yüz göz olmamaya gayret gösterdim.

Tabi haliyle bir yığın tekzip niyetine yazılmış, yazıcıdan çıkarılmış kağıt parçaları bizzat elden teslim edilmiş.

Bunun son halkası önceki akşam geçti elime.

Daha önce de belirttim, aslında bu yazıların resmi hiçbir özelliği yok. Yani yayınlamak gibi bir mecburiyetim bulunmuyor. Her ne kadar başlangıçta bu kağıt parçalarını önemsemesem de, merak işte!

Bakayım dedim…

Aman Allah’ım!

Neler neler…

Baştan sona hakaret içeren kelamlar.

Ve bunları benim yayınlamamı istiyorlar.

Şimdi dedim ya, sakinliğimi koruyacağım diye…

Yine öyle olsun istiyorum…

Gerçekleri yazıp çizmemden rahatsız olan bu arkadaşlara ancak şöyle yardım edebilirim…

Daha aklı başında cümlelerle ve anlaşabilmenin ne demek olduğunu bilerek karşıma dikilmeyi becerebileceğini düşünüyorsanız, buyurun…

Mahkeme kanalı ile getirin tekziplerinizi yayınlayalım…

Fakat böyle acemice ve tamamen sinir sisteminin beyinlere hükmederek yazılıp çizilmiş bu kağıt parçalarını dikkate almamı beklemeyin benden.

Başta söylediğim gibi, mahkemeden gelmediği müddetçe gönderdiğiniz kelamların hiçbir ehemmiyeti olmaz.

Öyle noterle falan da uğraşmayın, zira yayınlamak için onun da bir hükmü yok…

Siz direkt mahkemeye gidin ve oradan tekzip metninizi gönderin ki biz de elimizdeki bilgileri belgeleri ile birlikte mahkeme heyetine sunalım. Bakalım yargı kimi haklı görecek, görelim…

Mahkemeden ve biraz zaman alması mümkün olan sonrasındaki Yargıtay sürecinden alnınızın akı ile ayrılabilirseniz, tamam…

Bu konuda da hodri meydan diyorum size…

 

xxx

 

Bu arada…

Şu yıkılmaması için her yol denenen camiye giden bir yakınım ilginç bir olaya denk gelmiş…

Şahsımla alakalı yazdıklarım gündeme gelince embesilin teki galiba orada, “Ben kendisini aradım, bir daha yapmayacağım abi dedi” gibi ilginç bir cümle kurduğum iddia edilmiş.

Gülmekten kırılıyordum neredeyse.

Bu insanların komik olmaya çalışmaları, tam bir Cem Yılmaz fırtınası estirdi içimde.

Tabi bu olmayan hususu böylesine dillendiren arkadaş kimdir, kimin fesidir, neyin peşindedir bilmem…

Bir de milletin ortasında çıkıp bana bu kelimeleri bir kullansın, bakalım nasıl bir tepki ile karşılaşıyor…

Bu cenahın genel ruh hali böyle…

Önce hayal aleminde gezerler…

Ondan sonra o hayale ilk kendileri inanır…

Ardından herkesi inandırmaya çalışırlar…

Açıkçası ne desem bilemedim.

İnsan akıl fukarası olur da bu kadarı da olmaz ya…

Ama onları da anlıyorum. Çünkü çok sert bir kayaya çarptılar. Karşılarında kanunu falan iyi bilen bir kişi var. “Yazıyor, ama boş yazmıyor” dedirten bir kişi çıktı karşılarına…

Gönderdikleri kağıt parçaları ile varlık mücadelesinin içinde aslında savrulup gittiklerini herkes biliyor.

Aslında kendileri de biliyor bunu…

Fakat kabullenemiyorlar bir türlü. Çünkü bundan önce hep birilerine sözlerini dinlettirmek istemişler. Bunu bir süre öncesine kadar başarmışlar da…

Ama olmuyor artık.

Zaman çok değişti…

İnsanlar değişti…

Kanmıyorlar artık…

Zor olanla mücadeleyi hobi sayan birileri piyasada ve kabullenemedikleri asıl gerekçe bu.

Bu küçük hatırlatmayı yapmış olayım bari…