Alemdar işi çok güzel oldu!

Paylaş

 

İzmit küçük bir bölge diye görülür.

Bu zamana kadar bizler İzmit’i hep Atatürk anıtı ile Doğu Kışla arasını düşündük.

Hep öyle bildik.

Fakat ilçenin nüfus yapısı başta olmak üzere kentte yaşanan genişleme nedeniyle ister istemez bu bölgeye sığamaz olduk. İşte o an anladık ki, İzmit gerçekten büyük bir yermiş…

İlçede yeni yaşam alanlarını bulmaya çabaladık.

Ve aynı zamanda yeni ticaret alanlarını…

Tabi bu öyle kolay sonuç alınabilecek bir şey değil. Şehrin genişlemesi oldukça uzun bir zamana yayılacak. Haliyle bizler yine şehir merkezi olarak bugünkü İzmit’e, yani yine Atatürk anıtı ile Doğu Kışla arasına mahkum kalacağız.

Sahillerimizdeki birkaç mekan olmasa gidip konuk olacağımız ve zaman geçirebileceğimiz işletme bulma şansımız artık yok gibi bir şey.

Haliyle bu sıkışık düzende İzmit’in ihtiyaçları da artıyor. Özellikle hemen her sağanak yağışta o bilindik görüntülerin yaşandığı, “İzmit’i sel aldı” türküsünün söylenmesine sebep olan altyapı sorunu da bunlardan biri.

 

xxx

 

Şehrin merkez caddesi, Alemdar…

Burada hem insan ve hem de esnafın yaşadığı sorunlar var.

Ve aynı zamanda bölgenin altyapısı ciddi manada sorunlu…

Çözüm gerekiyor…

Daha doğrusu gerekiyordu.

Önce bayramdan önce yapılmak istendi. Fakat gösterilen tepki çok büyük ve etkiliydi. Siyasetin de gazıyla bölge esnafı “Yapmayın!” diye diretince Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın bizzat o esnafın ayağına gitti. Sorunu yerinde dinledi.

Neticede çalışma bayram sonrasına bırakıldı.

Nitekim ilk kazma vurulduktan sonra yapılan ilk açıklamada “Buradaki altyapı çalışması 45 gün içinde bitecek ve bölge rahatlayacak” şeklinde oldu.

Fakat esnafın istediği başka bir şey daha vardı. Onlar çalışmanın 45 gün yerine bir aylık zaman içinde tamamlanmasını, böylece esnafın daha az sıkıntı yaşayacağını söylüyordu.

Bu talep de Büyükşehir Belediyesi tarafından olumlu karşılandı.

 

xxx

 

Fakat aradaki 15 günlük süreç nasıl tamamlanabilirdi ki?

Bu daha fazla insan gücü ve zaman ihtiyacı anlamına geliyordu.

Fedakarlık çalışanlara düştü.

İSU Genel Müdürlüğü ekipleri vardiyalı olarak geceli-gündüzlü çalışmaya başladı. Beklenen olmuştu. Süreç hızlı işliyordu. En nihayetinde ise Alemdar Caddesindeki altyapı çalışmaları tam 25 gün içinde bitirildi.

Dile kolay, 45 günde biteceği belirtilen bir iş, 20 gün öne çekilerek 25 günde tamamlanmıştı…

Sonrasında üstyapı çalışmalarına başlandı. Yalnızca iki gün içinde cadde bütünüyle asfaltlandı. Gece tamamlanan bu çalışmanın ardından esnaf sabah olup da iş yerinin kepengini kaldırmaya geldiğinde, pırıl pırıl bir cadde ile karşılaşınca haliyle mutlu oldu.

Zor bir durumun üstesinden gelinmişti. Esnaf da memnun kaldı bu işten.

Herkes memnun kaldı. İstenen oldu. Şehir merkezindeki önemli bir sorun, esnafın talebi göz ardı edilmeden çözüme kavuşturuldu.

Ne şiş yandı ne kebap!

 

 

Yunanistan kötü bir oyuna gelmek üzere!

 

 

Bir tarafta Türkiye…

Diğer tarafta ise Yunanistan…

Bizans’ın günümüz artığı efeleniyor bize haddini bilmeden…

Askeri açıdan bizimle boş ölçüşemeyeceğini çok iyi biliyor bu Yunan…

Fakat haliyle başkalarının arkasına sığınarak oyun kurmaya çabalıyor.

Mesela Fransa…

Mesela Amerika Birleşik Devletleri…

Ya da ABD’nin uşağı haline gelen, meymenetsizler yığınağı Birleşik Arap Emirlikleri…

Ve elbette bütün bunların üst aklı İsrail…

Gazcıları bunlar Yunanistan’ın…

Bu gazcıların tek amacı Türkiye ile Yunanistan’ı savaşa sokmak ve her iki ülkeye de olabildiğince silah satarak ekonomilerini biraz olsun toparlayabilmek.

 

xxx

 

Peki, Türkiye bu konuda, karşısında oluşan Avrupa ülkelerine karşı nasıl bir tepki gösteriyor.

İlk tepkimiz elbette kararlılık…

Geri adım atmamak…

“Hepiniz bir şekilde birleşin de kimler varsınız” diye bir duruş sergilemek…

En son olarak akıllara başlayacağı belirtilen Rusya ile ortak tatbikat da bu işin son noktası oldu.

Fakat Yunanistan gerçekten büyük bir oyuna kurban edilmek üzere. Çünkü elde edebileceği hiçbir uluslararası hak yok. Fakat böyle inat etmeye devam ederse kaybedeceği çok şey var.

Söylediğim gibi…

Bunların dedeleri de, yani Bizanslılar aynı tarz bir siyasete kendilerini kurban etmişlerdi.

Sonuçta geldikleri nokta bu oldu. Başkalarından medet umarak bir şeyler elde etmek.

Yunanistan, başta Fransa olmak üzere birçok Avrupa ülkesi tarafından silah satılıp şayet elde edebilirse doğal gaz ve petrol kaynaklarına çökülecek bir ülkeden başka bir şey değil. Enayilerin anlamadıkları husus yalnızca bu…