Atatürk’ün kemikleri sızlatmaktan yorulmadınız!

Paylaş

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu…

Eleştirilmeye çok müsait bir isim…

Mutlaka bir açık verir…

Veriyor da…

Bir bakmışsınız, dün yok dediği konuların bugün gelinen noktada var olduğu ortaya çıkabilir…

“HDP ile ittifak yaptınız” eleştirilerine CHP’lilerin büyük bir çoğunluğu “Yok öyle bir şey” diye yanıt vermiyorlar mıydı?

Şurası kesin ki, CHP…

Yani Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi…

Altı oku, yani Atatürk’ün devrimcilik, laiklik, devletçilik, milliyetçilik, halkçılık ve cumhuriyetçilik ilkelerini temsil ettiğini söyleyen o Cumhuriyet Halk Partisi…

Terör örgütü PKK’nın, PYD’nin, YPG’nin Türkiye’deki siyasi uzantısı, terör örgütünün arka bahçesi HDP ile ittifak halinde…

Atatürk’ün CHP’si, bugün, geçmişte terör örgütü liderinin heykelini dikeceği vaadi ile mitingler söyleyen Selahattin Demirtaş’ın HDP’si ile ittifak halinde…

Atatürk’ün partisi CHP, bugün, “Siz Mustafa Kemal’in askeri değil generali olsanız ne yazar. İt sürüleri. Bundan dolayı ve 30 Mart, 1 Haziran seçimlerindeki o yenilgiden dolayı Adalet Bakanı bizzat talimat veriyor ve hakkımda dava açılıyor. 1 Nisan'da adliyede olacağız. Buradaki polisler, çekim yapanlar, not tutanlara aynı şeyi tekrarlıyorum. Onlar it sürüsüdür” sözünü söyleyen Sırrı Sakık’ın partisi HDP ile ittifak halinde.

 

YAPTIKLARI TEK HATIRLATMA:

AK PARTİ DE İTTİFAK YAPTI

Evet…

Haklısınız…

AK Parti de geçmişte bu hataya düştü.

Ve ben ve benim gibi gerçekten bu ülkenin onurunu düşünenler o zaman iktidarın karşısına dikilip, “Bunu yapamazsınız. Şehitlerimize ihanet edemezsiniz. Terör örgütleri ile müzakere değil mücadele edilir” anlayışını ortaya koymuştuk.

Aynı şekilde Ergenekon ve Balyoz operasyonlarının da bu ülkenin askeri yapısını hedef aldığını, çuval içinde varsa çürük elmaların temizlenmesi gerektiğini, ancak askeri yapının bu durumdan zarar görmesine kesinlikle izin verilmemesinin icap ettiğini açıkça dile getirmiştik.

O dönemde düzenlenen Ergenekon ve Balyoz operasyonları ve demokratik açılım muhabbetlerini eleştirdiğimiz için kimlerin hedefi olduğunuzu akıllarınız almaz bile…

Bugün de aynı noktadayız.

Ve ne kadar güzel ki, iktidar bugün terör örgütünün karşısında. Aklın yolu birdir…

 

xxx

 

Haliyle dün AK Parti’yi nasıl eleştirdiysek, bugün de CHP’nin PKK ile aynı hedefe kanalize olmasını vicdanımız kabul etmiyor. Sadece “O adam insin de nasıl indirilirse indirilsin” mantığı ile siyaset yapılmaz. Siyaset dediğiniz şey hamasetle yapılacak bir iş değil.

Geçmişteki tavrımız ortada…

Haliyle bugün HDP ile ittifak kuran ve bunun için yasal zemin oluşturmaya çaba gösteren CHP’yi de, genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu da ne kadar sert olursa olsun eleştirmek benim ve bizim hakkımızdır diye düşünüyorum…

 

xxx

 

Kılıçdaroğlu’nun son desteği yine bir HDP’liye oldu.

Terör örgütünün elebaşının heykelini dikmeyi vaat eden Selahattin Demirtaş’a verdi bu desteğini…

Ne için…

Diyarbakır’da listeye koydukları göstermelik, konu mankeni adaylarının vekil seçilmesi için…

Tıpkı geçmişte Erdal İnönü’nün SHP’sinin listelerinden seçilen Hatip Dicle gibi…

Leyla Zana gibi…

Hatırlayın; o Hatip Dicle seçildikten sonra devlete kafa tutarcasına “Ben ve arkadaşlarım bu metni anayasanın baskısı altında okuyoruz” sloganını atmıştı…

SHP’nin seçtirdiği Leyla Zana, kürsüden Kürtçe slogan atarak koca bir Meclis’e nasıl da kafa tutmuştu.

Dünkü bu görüntüleri hatırlayınca bugüne şaşırmamak lazım ya, neyse…

CHP ne için yapıyor bunu?

Sivas’ın ötesinde miting düzenleyebilmek için…

Eyyy Kemal Kılıçdaroğlu, buna nasıl cesaret edebildin?

Adam terör örgütüne destek vermekten dolayı cezaevinde. Sen Demirtaş’ı nasıl savunursun?

HDP’den bir oy daha alıp cumhurbaşkanlığına birisini seçtirebilmek için mi yapıyorsun bu işi?

Kılıçdaroğlu şöyle diyor Demirtaş ile ilgili: “Selahattin Demirtaş (17 Mart 2015 tarihindeki Meclis grubu konuşmasında) ‘Seni başkan yaptırmayacağız’ dedi. Madem sen beni yaptırmayacaksın o zaman içeride kalacaksın diyor. Sanıyor ki Osman Kavala da Selahattin Demirtaş da ben ettim sen etme diyecekler. Asla demezler. Haksız yere içeride tutulanlar içeride kaldıkları süreyi göğüslerinde hep bir şeref madalyası olarak taşıyacaklardır. Adaletsizliğe karşı en büyük mücadeleyi bedel ödeyerek biz yerine getirdik diyeceklerdir.”

Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili çok açık konuşacağım…

Maalesef bu gidişat iyi değil. Terör örgütü liderinin heykelini dikme vaadi hala bilinen bir ismi savunmak, terör örgütünü övdüğü için hapiste yatarken onun tarafında yer almak bizzat CHP’nin genel başkanına kalmış.

Açıkça söylüyorum…

Böyle bir teröristin cezaevinde geçirdiği süreyi göğsünde şeref madalyası olarak taşıyacağını söylemek Atatürk’e ihanettir…

Utanmazlıktır…

Vahşiliktir…

Şehitlerimizi hiçe saymaktır…

Ülke sevdasından ve vatanseverlikten bihaber olmaktır.

Ve sayamadığım bir yığın tespittir…

Ve bu tespitlerin tamamını Kılıçdaroğlu için kullanmak zorunda olmak vicdanıma ağır gelmektedir…

CHP, geldiği nokta itibarıyla giderek çözümsüzleşmeye başlamıştır. Bu çözümsüzlüğün sonu korkarım Abdullah Öcalan’a tahliye talebidir.

 

SAKIN HA ŞUNU DEMEYİN!

Yok efendim, “23 Haziran seçim tekrarında Osman Öcalan’ı TRT’ye” çıkardılar, “Apo’nun mektubunu okuttular” gerekçelerinin ardına kimse sığınmasın…

Ben vatansever bir kişiyim, AK Parti’nin hangi dönemde olursa olsun böyle bir hatasını kabullenemem…

Kabullenmem…

Madem iktidar böyle bir kabahat işledi, CHP de ona benzemek zorunda mı?

Seçilen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının HDP’yi ziyaretine sesini çıkarmamalı mı?

Kusura bakmayın, terör konusu olduğunda kimsenin özgürlük naraları atıp, düşünce özgürlüğü masallarının ardına saklanmaya hakkı yoktur.

Bir insan HDP’li olabilir…

Bir insan PKK’lı da olabilir…

Ancak ne zaman ki düşüncesi eyleme dönüşür, terörün dili ya da silahı olur gereken muamele ile karşılaşır…

Kim ki bu kişilere aynı şekilde destek olur, aynı muameleden o da nasibini alır…

Kısacası Kemal Kılıçdaroğlu, yaptığı ve yapmakta ısrar ettiği bu HDP hayranlığı ile şehitlerimizin ve daha da kötüsü Mustafa Kemal Atatürk’ün kemiklerini sızlatmıştır.

Bu ülkede yaşamanın, bu ülkenin bağımsızlık sembolü olan ay yıldızlı bayrağının manevi ağırlığı çok büyüktür. Bazen bu yükü omuzlarınızda taşımak zor gelebilir. Kılıçdaroğlu da böyle bir zorluk mu yaşıyor, açıkçası anlayabilmiş değilim. Umarım yarın bir gün “Apo’ya özgürlük” diyerek karşımıza çıkmaz.

Umarım böyle bir sonuç yaşanmaz…