16 Nisan 2021 Cuma 20:35:23

Kız çocuklarımız ve özgürlük kavramı

Paylaş

3 evladımın iki tanesi kız.

Kız babası olmak muhteşem bir duygu.

Varlıkları mutluluk sebebi…

Onların eğitilmesi, erkek çocuklarının eğitilmesinden önemli mi? Evet.

“Baba”; paranın peşinde, geçim derdinde.

İyi yetişmiş anneler, toplumu inşâ ediyor yuvalarında.

 

Brigham Young; "Bir erkeği eğitirseniz bir adamı eğitirsiniz. Bir kadını eğitirseniz, bir kuşağı eğitirsiniz." derken kadının çocuk ve dolayısı ile insan eğitiminde sergilediği önemli rolün altını çizmekte

 

TRT’nin “Masumlar Apartmanı” isimli dizisi; “ problemli insanlar, problemli anne babaların eseridir mesajı veriyor.”

Bu yüzden özellikle kız evlatlarımızın eğitimi, terbiyesi çok önemli.

 

Geçtiğimiz hafta, “Dünya Kız Çocukları Günü” nedeniyle mâlum sloganlar yeniden gündeme geldi.

Kız çocuklarımız  “okumalılar, kendilerini geliştirmeliler”  vs…

 

Büyükannelerimizin ve annelerimizin nesli, maddi/manevi çok büyük mahrumiyetler içinde büyüdükleri için, kendi çocukları için bu söylemleri geliştirdiler.

 

Bugün kızlarımız; okuyor, hayallerinin peşinde koşup kariyer yapabiliyorlar.

Özgürler, ama bu özgürlüğün sınırları olmalı değil mi?

Sınırsız özgürlük, özgürlük olmaktan çıkıyor.

 

PROBLEMLERİN BAŞLIKLARI NEDİR?

Daha ilkokul çağlarında “beden ve estetik takıntısı”

“Zararlı alışkanlıkların pençesine düşmüş ünlüler”i örnek alıp, onlar gibi yaşama isteği.

“Sosyal medya bağımlılığı”…

“Kıskançlık” gibi duygusal çıkmazlar.

“Argo” ve “erkekleşme”

“Kariyer yapmayı” , “yuva kurmaktan” daha önemli görmek.

“Çocuk büyütme”yi, “anne olma”yı angarya haline getirmek.

“Kürtaj” cinayetinin normal bir olay gibi algılanması.

“Mahremiyet”in umursanmaması, “namus” kavramının yadırganması.

Kadın hakları savunucularının söylemleri etkisi altında, “erkeklerden nefret etme”.

“Mutlu olamamak” vs…

 

ÇÖZÜM NEDİR?

Cennet çiçekleri olan yavrularımızı, hayata hazırlarken aslî vazifesi olan annelik ve eşlik vazifesine göre yetiştirmek, ileride çıkabilecek pek çok problemin çözümü olacaktır.

Fıtratla çatışan her eğitim başarısızlıkla sonuçlanmaya mahkûmdur.

Kreş sayısının artmasını masaya yatırmamız gerekiyor.

Şefkat kahramanı olan annenin, kapitalist çarkın dişlileri arasında kaybolmasını isteyenler mi mevcut?

 

Kız çocuklarının eğitimi konusunda örnek aldığım bir büyüğümün tespitleri ile yazımı sonlandırıyorum:

“Kadın, toplumun gerçek mîmârı olarak yetiştirilmelidir.

O, fâtihler büyüten bir semâvî kucak olmalıdır.

 

Bizleri bir müddet karnında, sonra kollarında, ölünceye kadar da kalplerinde taşıyan böyle gerçek annelere sevgi ve saygı husûsunda onlara denk olacak başka bir varlık yaratılmamıştır.

 

Kendisini âilesine hasreden vefâkâr anne; engin bir sevgiye, büyük bir saygıya, ömürlük bir teşekküre lâyıktır.”  Vesselam.