05 Mart 2021 Cuma 09:29:04

2020: “KENDİMİZİ BULDUĞUMUZ YIL”

Paylaş

 

KAYBOLMUŞTUK, HIZLI VE MÂNÂSIZ BİR HAYATIN İÇİNDE…

Ticaretin yoğunluğu, siyasetin sonu gelmeyen tartışmaları, futbolun amacının dışına çıkıp hayatı kuşatması vs...

Tüm bunlar bizi bizden koparmıştı.

Özümüzden, akrabalarımızdan ve komşularımızdan uzaklaşmış, oportünist”;  sadece kendisi için yaşayan fırsatçı bir toplum haline gelmiştik.

 

Hayatımıza; kamuoyu baskısı, ana haber bültenleri, gazete manşetleri, seçim anketleri, araştırma şirketleri, Twitter tagları ve troller yöne vermeye başlamıştı…

 

Mal, makam, statü koruma kaygısı; değerlerin ahlakın ve merhametin önüne geçmişti. Ruhumuz yoğun bakıma alındı.

 

Kazanımları kaybetmeme uğruna haramlar meşrulaştırılmış, şahsi menfaatler toplumun menfaatinin önüne geçmişti.

Boğazdan vücuda giren haram lokma virüsü, ciğerlere kadar inmiş entübe durumuna gelmiştik. 

Rüzgârın önündeki yaprak gibi savruluyorduk…

 

Camiden, cemaatten, mahalleden, yaşlıdan, korunmaya muhtaç yetimden, farklı coğrafyalardaki bir dilim ekmekten mahrum bebelerden uzaklaşmıştık.

 

Kitap okumaktan mahrum zihnimiz oksijensiz kalmış, makineye bağlı yaşar hale gelmişti…

Okuduklarımızı anlatmıyor, kötülüklerin yayılmasını umursamıyor, “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” nemelazımcılığı içinde günümüzü gün ediyorduk.

 

Hayallerimiz değişmiş; “Kudüs davamız” erimiş, iyi araba, iyi ev, iyi tatil üçgenine sıkışmıştık.

 

Şehirlerin her yerinde kütüphaneler değil kebapçılar açılmış, mezarlıklar şehrin merkezlerinden uzaklaşmış, yaşarken yalnız olan insanlık ölümden sonra da yalnızlığa terk edilmişti.

 

Ev hanımlığı ve annelik değersizleştirilmiş, babalar kredi kartı batağına düşmüş, evlilik pahalılaştırılıp nikâhsız beraberlikler özendirilmişti. Diziler vasıtasıyla toplumda zina ve aldatma sıradan bir iş olarak gözükmeye başladı.

Âlimler, hocalar, imamlar itibarsızlaştırılmış, komedi filmlerinin başkarakteri haline getirilmişti.

Öğretmenler öğrencileri tarafından ciddiye alınmayan, veliler tarafından fırçalanan, heyecansız sıradan memur durumuna düşürülmüştü.

Günler haftalar bu şekilde deveran ederken gözle görülmeyen virüs tüm dünyayı esir aldı ve haykırdı:

 

“Durun kalabalıklar! Bu cadde çıkmaz sokak.”

“Kendinize gelin,; evinize, özünüze dönün, sevdiklerinize vakit ayırın, hırslarınızdan arının, öfke-hased-kibir-riya ateşlerini söndürün…

Kitaba, sanata, spora, duaya, secdeye, tefekküre vakit ayırın…

İnsan olun, insan kalın, insan ölün…

 

Virüsün verdiği mesajları aldık ve niyet ettik: “niyet ettik Allah rızası için İNSAN olmaya”…

 

HAMD OLSUN ALLAH’A Kİ…

HAMD OLSUN ALLAH’A Kİ…

2020 Yılı içerisinde Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 86 yıl sonra kılınan Cuma namazıyla ibadete açıldı. Müze yapılmasıyla başlayan esaret dönemi sona erdi.

 

Türkiye, tarihinin en büyük doğalgaz keşfini Karadeniz’de gerçekleştirdi.

 

Gazi meclisimizi bombalayan, hain pilot ve sivil imamlardan oluşan 291 kişi en az bir kez ağırlaştırılmış müebbet cezasına çarptırıldı.

 

Ermenistan’ın işgali altındaki Karabağ, Türk Sİ HA’larının destan yazdığı savaşta kurtarıldı.

Tüm bu maddeler hamd etmemizin nedeni.

 

 

Covid nedeniyle dünyalarını değiştiren kardeşlerimizin mekânları cennet olsun.

Yine ticari işleri zarar gören dostlarımız adına çok üzgünüm.

Huzur ve bereket dolu bir hayat geçirmeniz temennisiyle, kalın sağlıcakla efendim…