24 Ocak 2021 08:12:39

EKRAN BAĞIMLISI ANNE BABALAR

Paylaş

Büyükşehirler çocuklar için cezaevi.

Kimsenin kimseyi tanımadığı binalarda yaşanıyor hayatlar.

Enerjilerini boşaltacak zeminlerden mahrum, çocuklar…

 

Kendilerini ispat edecekleri ortamları yok. Sanal ortamda üç krallık kuran, anne babası tarafından markete bile gönderilmeyen çocuklar.

Çocuğun saygı ihtiyacı var, çevresindeki büyükler bu ihtiyacı karşılamıyor. O ise, sanal âlemde klan (boy) beyi ve ona saygı duyan adamları mevcut.

 

Zamanında büyüklerimiz bizi sokaktan toplamakta zorlanıyordu, şimdi ise biz çocuklarımızı ekran başından almakta zorlanıyoruz.

Covid-19 pandemisinin dünyayı kasıp kavurduğu karantina günlerinde çocuklarımız iyiden iyiye ekrana bağlandılar.

 

Ebeveynler devamlı telkinde; “o telefonu kapat”, “televizyonu kapat”, “tableti bırak”…

Sanki kendisi ekrana bağlı yaşamıyor, sanki kendisi çevrimiçi değil.

Eylemleri ile söylemleri farklı olan ebeveynlerin karizması çizilmiş durumda.

Rol model olması gerekenler, “devamlı öğüt veren” konumundalar.

Maç izleyen baba, çocuğa ders yap diyor.

İnternetten dizi izleyen anne, çocuğa kitap oku telkininde bulunuyor

Ne kadar güzel bir dünya ya…

 

Sözü söylenmiş olmaktan kurtarmak lazım!” diye bir tespit var. Çok beğeniyorum bu ifadeyi.

Yani, “söz yaşandığı vakit hem kendine hem başkasına faydalı olur.”

 

Anne baba alternatif oluşturmadı ki, çocuk değerlendirsin.

Evin içinde ekransız saatler uygulaması başlatıp muhabbet ortamı oluşturmanın derdi olmalı. 

Ekran karşısında kaldıkça empati yeteneğimizi kaybediyor ve çocukların dünyasından uzaklaşıyoruz.

 

Sabah kalktığımızda ilk yaptığımız iş telefon ekranına bakmak, akşam yatmadan son yaptığımız iş yine aynısı. Çevrimiçi hayatlar…

Yüz yüze muhabbet ne kadar büyük nimetmiş. Yavrularının yüzüne günde beş dakika bakmayan, ama ekranlara en az beş saat bakan yetişkinler mevcut.

Televizyon bağımlısı bir nesil, akıllı telefon bağımlısı başka bir nesilden şikâyetçi…

Hayatı babasından şöyle öğrenmiş bu nesil; sabah işe gidilir, akşam dönülür. Televizyon açılır. Yatana kadar televizyon izlenir.

 

EKRANIN PANZEHİRİ AKRANDIR

Çocuk, yaşıtlarıyla buluşacak. Oyun oynayacak. Bağ kuracak. Bağ kurdukça bağımlıktan uzaklaşacak.

 

Gençlerin, teknolojiyi sadece kullanan değil, teknolojiyi üreten bireyler haline gelmesi için ciddi bir çaba sarf etmek gerekiyor.

 

Psikolog Mehmet Dinç’in tespitleriyle yazımıza son verelim: “Kişi uykusunu mutlaka yeteri kadar alacak, sporunu yapacak, beslenmesine dikkat edecek, zihnine yatırım yapacak, düşünecek, okuyacak, yazacak, sosyal anlamda ilişkilerine yatırım yapacak, yakın ve derinlikli ilişkileri olacak, psikolojik anlamda yeteneklerini geliştirmek için de çalışmalar yapacak. Bunları yaptıktan sonra ne kadar internet kullanırsa kullansın. Bunları yapmak içinde interneti kullanıyorsa helali hoş olsun o tarz bir kullanım bağımlılık yapmaz.

 İnsan, kendine yatırım yapma meselesini, ihtiyaçlarını doğru bir şekilde gerçek hayattan karşılama meselesini atlamadığı zaman internet bağımlısı olması zordur.”