05 Mart 2021 Cuma 09:40:49

Esnaf batarsa, hepimiz batarız

Paylaş

 

 

Türk halkında yaygın bir deyim vardır:

-Berberini, bakkalını, kasabını, manavını asla değiştirme!

Ancak bu söz çoktan anlamını yitirmeye başladı. Bakkal, kasap, manav yeşil sermayenin zincir marketlerine karşı kaybetti. Tıpkı, Ferhan Şensoy’un ‘Kahraman Bakkal, Süpermarkete Karşı’ oyunundaki gibi…

Artık sokak aralarında BİM, Şok, A-101, Hakmar var… Bol çeşit, daha uygun fiyatlar, seçerek alma imkanı, sürekli indirimler, bu marketlerin en önemli özelliği. Bakkal, kasap, manavın artık bu marketlere direnecek gücü kalmadı.

Üstüne bir de pandemi başladı. Esnaf tam şapa oturdu.

Önceki gün yirmi yıllık berberime tıraşa gittim. Kan ağlıyor. ‘Büyükşehir’in esnaf destek paketine başvurmadın mı’ dedim, ‘200-300 lira verecekler diye bin türlü belge istiyorlar, bu nedenle başvuramadım’ dedi. Üstelik, muhtardan fakirlik ilmühaberi istenmesi de çok zoruna gitmiş…

Bizim mahalle bakkalı da çok dertli, Hemen bitişiğine Şok Market açıldı. ‘Kıçıma gireydi’ diyor…

Bizim kasapta kıyma 55, kuşbaşı 60 lira. Zincir markette neredeyse yarı fiyatına.

Bizim manav ürünleri seçtirmeden veriyor, zincir markette daha ucuza ve seçerek alıyorsun.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi pandemi başladı. Yaklaşık 10 aydır piyasa koşulları belirsiz, yasaklar belirsiz, yarınki koşullar belirsiz.

Türkiye’de Covid-19 vaka sayılarının artması üzerine İçişleri Bakanlığı’nın genelgesiyle çok sayıda işletmenin faaliyetleri durduruldu ya da kısıtlandı. Bu durum, normalleşme döneminde bile finansal güçlükleri aşamayan işletmelerde yeni sıkıntılar doğurdu.

Restoranların tamamen paket servise geçmesi, hafta içi ve hafta sonu uygulanan sokağa çıkma kısıtlamaları bazı işletmelerin gelirlerini tamamen ortadan kaldırıyor.

Uzmanlar, güç durumda olan esnaf ve KOBİ’lerin mali yükümlülüklerinin ertelenmesi gerektiğine dikkat çekiyor.

Mesela Türkiye’de masa müşterisi olan 200 bine yakın restoran var. Bunlar şu anda hizmet veremiyorlar ve gel al ya da paket servisi ile şu anda masa müşterisi potansiyelinin yüzde 20'sini yakalamış vaziyetteler. Onlar için yeniden mücbir sebep ilan edilmesi gerekiyor.

24 Mart’ta İçişleri Bakanlığı'nın genelgesiyle faaliyetlerine geçici süreliğine ara verilmesine karar verilen işyerleri için mücbir sebep hali ilan edilmiş, 1 Nisan ile 30 Haziran 2020 tarihleri arasındaki vergi yükümlülükleri yılın son üç ayına ertelenmişti.

İkinci kapanma tam da ertelenen KDV ve SGK prim ödemelerinin yapılacağı döneme denk geldi. Bu nedenle şu anda hem cari dönemi ödemeleri gerekiyor. Hem mücbir sebep dolayısıyla ertelenenleri ödemeleri gerekiyor.

Bir de bu dönemde iş yapamadan vergi borçları ortaya çıkıyor. Ayrıca eski borçları yapılandırmadıkları takdirde Ocak ve Şubat'ta o taksitleri de ödemeleri gerekiyor ki, küçük esnafın veyahut da KOBİ’lerin bu yükün altından kalkmaları mümkün değil gibi gözüküyor.

Sözün özü:

Esnaf çok fena batıyor.

Esnafla birlikte aslında bütün ülke batıyor.

 

 

Yorumlar
  • izmitli41

    YoruHani bizim ülkemizdeki ekonomi dünyanı çoğu ülkelerinden daha iyiydi yalan üstüne yalanla bu milleti nasıl inandırıyorlar en büyük maharetleri bu ama ne yazıkki seçimde bunlara oy veren esnaf kardeş hiç ağlayıp sızlanmaya hakkın yok ne ekersen onu biçersin bu şekilde biçmeyede devam edersin