24 Ocak 2021 08:01:57

Hülagü’ye yapılan nedir? Cehalet mi, kötü niyetlilik mi?

Paylaş

 

 

CEHALET mi?

Kötü niyet mi?

Ya da her ikisi mi?

Bilemiyorum!

Fakat Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü’nün birçok gönüllü ya da sağlıkçı gibi Alman ve Çin aşılarının Faz3 çalışmalarında “denek” olmasını “El altından aşı oldu” diye yorumlamak, hem cehalet hem de kötü niyetliliktir.

Bilime darbe vurmaktır bu…

***

Ekim ayından beri bu süreci yakından takip ederken ve aşı ile ilgili her adımı okuyuculara eksiksiz duyururken yaptığımız haberleri toplasak yüzlerce sayfaya ulaşır.

Fakat 280 karakterlik tvitler üzerinden “habercilik” anlayışı ne bilgiyi, ne gerçeği ne de doğruyu “makbul” sayıyor.

Ahmet dedi ki: “Birileri el altından aşı oluyor.”

Mehmet diyor ki: “Geçen Hasan da olmuştu.”

O zaman… O zaman Hasan, “torpilli” olduğu için el altından aşı oldu.

Dört yaş çocuk zekasına yakışır bir “çıkarım” bu…

Bilgi yok, gerçeklik yok, araştırma yok…

Ama alkışlayanı var bu haberin…

O yeter!

***

Madde madde gideyim?

Sağlık Bakanlığı hem Alman hem de Çin aşılarının Faz3 çalışmalarının Türkiye’de de yapılacağını açıkladı mı?

Başta Kocaeli Üniversitesi olmak üzere birçok üniversite ve hastane, “Bizim buna uygun sistemimiz var” dedikten sonra kasım ayında gönüllüler için aşılama başladı mı?

Örneğin yazmadık mı: “Hacettepe’den sonra Kocaeli’de aşılama başladı” diye manşetler atılmadı mı?

Aşı olanlar başta gazetemizden Abbas Çakar olmak üzere birçok muhabire konuşup, yan etkilerle alakalı açıklama yapmadı mı?

Ardından sağlıkçılar gönüllü olmadı mı?

Gönüllü sağlıkçılar aşılanırken yine onlara yan etkilerle ilgili sorular yöneltmedik mi?

Çin aşısından yaklaşık 800 kişi aşılanırken ardından Sağlık Bakanlığı “Çin aşısında Faz3’ü durduruyoruz. Çünkü acil aşılama onayı alacaklar” demedi mi?

Bu sırada Alman aşısının aşılaması devam etmedi mi?

Ve Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Sadettin Hülagü gönüllü olmadı mı? Hatta açıklama yapıp “Ben Alman aşısı, ailem ise Çin aşısı için gönüllü oldu” demedi mi?

Aşılamanın ardından fotoğrafını paylaşmadı mı?

Her şeyi açık ve şeffaf yapmadı mı?

Bu gönüllü olma sebebinin aşıya teşvik olduğunu ifade etmedi mi?

“Çin aşısı diye tabi edilen CoronoVac aşısında yaş sınırlaması vardı. 18 yaş üstü ve 59 yaş altı sağlıklı bireylere aşı yapılabildi. Ben bu sebepten ötürü Pfizer/Biontech aşısına gönüllü oldum. Ancak eşim ve çocuklarım CoronoVac aşısının ilk dozunu yaptırdılar, önümüzdeki günlerde de ikinci doz aşıyı olacaklar” demedi mi?

***

Sonuç?

“Hülagü, torpilli, el altından aşı oldu.”

Ne zaman?

Kasım ayında…

Peki, kasım ayında onay alan bir aşı var mı?

Yok!

Yani, Hülagü, daha Faz3 çalışması bitmemiş, onay sürecini tamamlamamış bir aşı için “torpilli” bir şekilde aşı yaptırdı.

Nerede akıl?

Nerede mantık?

***

Peki, nedir bunun adı?

Cehalet mi?

Kötü niyet mi?

Ya da her ikisi mi?

***

Ve dahası…

Türkiye’nin en büyük tıp fakültelerinden birinin başında olan bir rektör herhalde “torpilli” aşı yaptıracaksa bunu sosyal medyadan duyurmaz…

Öyle değil mi?

 

………………

 

İşte o haber

 

HÜLAGÜ ile ilgili yazdığım yazıya sebep olan haber şu şekilde:

“Kocaeli Üniversitesi Rektörü Saadettin Hülagü Kasım 2020’de Alman Biontech aşısının ikinci dozunu olduğunu açıkladı. Türkiye’ye resmi olarak Alman aşısının geldiği açıklanmazken Hülagü’nün ilk dozu ise Ekim ayında olduğu ortaya çıktı. CHP eski Milletvekili Hüsnü Bozkurt, Türkiye’ye 25 bin doz Alman Biontech aşısının geldiğini ancak aşıların nerede olduğunun bilinmediği iddia etmişti.”

Daha vahimi şu…

Prof. Dr. Hülagü, gönüllü aşı olmasının ardından Twitter’da kendisine yöneltilen esprili sorulara esprili karşılık vermiş… Mesela “Fazla olsa dükkan senin” falan yazmış… Bu ifadeler de “sözde” haberin gerçekliğini kanıtlamış…

Gerçekten acı bir durum…

İnsanları karalamak ne kolay!