09 Mart 2021 Salı 13:09:21

DOLAR VE BİTCOİN SAVAŞI

Paylaş

Kovid-19 salgını paranın sanallaşmasını hızlandırmış durumda.

Para, her geçen gün dijitalleşiyor ve akışkanlığını artıyor.

Bitcoin ‘in bir gün dünyayı değiştireceğine ve doların yerini alacağına dair yorumlar daha sık yapılıyor.

 

Dünya genelinde merkez bankalarının dijital para sistemlerine ilgisi bir önceki yıla göre artarak devam ediyor.

Örneğin İsviçre Merkez Bankası kısa bir süre önce “blockchain” (blok zincir) teknolojisine sahip elektronik kronu piyasa sürdü.

Çin’in Merkez Bankası’nın finansal piyasalara süreceği Dijital Para Elektronik Ödeme (DCEP) sistemihazırlıklarına devam ettiği biliniyor.

 

Yeni bir küresel finans sisteminin ayak sesleri bu gelişmeler…

Geleneksel finans araçlarına bağlılığıyla bilinen ABD, Bitcoin‘in gücünü kabul etmeye başladı

 

DİJİTAL PARANIN ARTLARI VE EKSİLERİ

Kamunun finansal işlemlerini daha hızlı gerçekleştirebilme imkânına kavuşması, mesela…

Nakitsiz bir dünya; çok daha az sayıda hırsızlık olayı, daha ucuz finansal hizmetler, banka ve diğer zorunlu bağımlılıklar olmaksızın cep telefonuna sahip herkesin bankacılık hizmetlerine sahip olması ve yapılan işlemlerin takip edilebilirliği…

Tüm bunlar paranın dijitalleşme sürecinde oluşan fırsatlar.

 

Peki dezavantajları yok mu? Bunlardan en önemlisi yazılımlarının güvenliği konusu. Uzmanlar kripto paraların; şeffaflık, sürdürebilirlik ve güvenilirlik açısından yetkinleşmesinin 5-10 yıl daha sürebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

Devletler ya da bağımsız denetleme kuruluşlarının kontrol ve gözetiminde olmadığı için, yasadışı faaliyetlerde kullanılmaya açık oluşları tehlike arz eden başka bir konu.

KRİPTO PARALARIN EN TANINANI: BİTCOİN

Bitcoin, 2008 yılında Satoshi Nakamoto tarafından 9 sayfalık pdf belgesi ile dünyaya duyurulan bir kripto para ve ödeme sitemi.

“Para” gibi bir olguda, aracıları ortadan kaldıran merkezi sistemleri yok sayan bir yapı…

Merkez bankalarının yerini, açık kaynak kodlu bir yazılım alıyor…

Bu yazılımların sayısı her geçen gün artıyor. Bugün bitcoin benzeri 5 binden fazla kripto para mevcut.

Gayri merkezi, açık defterli anonim kullanıcılı, mevcut finansal sistemin bütün açıklarını kendine avantaj olarak bahşeden yeni finansal işleyiş…

Sistem, en başında 21 milyon bitcoin olacak diye kurgulandı. Şu anda 16-17 milyon tane var. Önümüzdeki yüzyılda 3/4milyon tane daha üretilecek.

 

İlk Bitcoin'ler 3 Ocak 2009'da piyasaya çıktığında 1 Bitcoin, birkaç kuruşluk değere sahipti.

Aradan geçen yaklaşık 12 yılın ardından ise bu yazı hazırlandığı sırada(21.02.21) ; 1 Bitcoin “387.965,83  Türk Lirası değere sahipti.

 

Bitcoin madenciliği için kullanılan yıllık elektrik miktarı Arjantin ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeleri geride bırakırken, kripto para için harcanan elektrik Türkiye'nin yıllık tüketiminin yüzde 40'ına denk geliyor.

BİTCOİN ALIM SATIMI DİNEN SAKINCALI MI?

Dijital kripto paraların kullanımının dini hükmü nedir?” sorusuna Diyanet'in sitesinde şu şekilde cevap verildi:

“Kullanıcılar arasında değişim ya da kıymet ölçüsü olarak genel kabul gören, kaynağı itibariyle kullanıcılara güven veren her türlü paranın kullanımı caizdir.

Bu noktada önemli olan husus, para olarak bilinen değişim aracının kendi özünde yani üretim şeklinde, sürüm aşamalarında ve muhataplık niteliğinde büyük belirsizlik (garar) içerip içermemesi, bir aldatma (tağrir) aracı olarak kullanılıp kullanılmaması ve belli bir kesimin haksız ve sebepsiz zenginleşmesine vesile olup-olmamasıdır.”

***

Çalışmak, para kazanmak, rızık peşinde koşmak bu dünyadaki vazifelerimizden...

Lâkin bu vazife araç, amaç değil…

Peygamberimiz-aleyhisselam- Medine’ye geldiğinde iki konuya öncelik vermişti.

Bir, ilim ve ibadet merkezi olacak mescid inşası,

İki, Yahudilerin elinde olan ticarette söz sahibi olmak yani pazarı-ticareti ele geçirmek.

Bu minvalde hareket etmeyip, çağdaş para akışlarından uzak kalmak müslümana yakışmaz.

Önemli olan el kârda iken, gönlün yârda (Allah’ta)olmasıdır.

Asıl vazifemiz Allah’ı tanımak ve O’na kulluk etmektir. Bizi asıl vazifemizden uzaklaştırmadan; zihnimizi ve kalbimizi tamamen işgal etmeden bu konularla ilgilenmeliyiz.