09 Mayıs 2021 02:04:20

OSMANLI’NIN MİLLET-İ SÂDIKASI: “ERMENİLER”

Paylaş

"Bir Türk Ermenisi olarak ve de bir tarihçi kimliğiyle söylüyorum; Türkler, Ermenilere asla soykırım yapmamıştır..."  Bu tespitin sahibi 2017 yılında vefat eden Ermeni asıllı tarihçi Levon Panos Dabağyan

1915'te tehcir var, lâkin Biden’ın dediği gibi soykırım diye bir şey yok. Ermeniler soykırıma uğramış olsaydı Kızılderililer gibi tarihten silinmiş olurlardı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, Türkiye Ermenileri Patriği Sahak Maşalyan'a gönderdi mesaj önemli: "Birinci Dünya Savaşı'nın zor şartlarında hayatlarını kaybeden Osmanlı Ermenilerini saygıyla yâd ediyor, torunlarına taziyelerimi sunuyorum."

Türkiye Ermenileri 85. Patriği Sahak Maşalyan ise ‘24 Nisan Anma Açıklaması’nda : “On yıllardır bu konunun parlamentoların gündemine taşınmasının yarattığı gerginlikler iki halkın yakınlaşmasına hizmet etmemektedir. Tersine hasmane duyguları kışkırtarak barışmanın gecikmesine yol açmaktadır. Öncelikle dostluk ve samimiyet köprüleri kurulmalıdır.” dedi.

MİLLET-İ SÂDIKA’YI RUSLAR KANDIRDI

Osmanlı İmparatorluğu 600 yıllık varlığının son döneminde O’nu yıkmak isteyen dış güçlerin hedefi haline geldi. Osmanlıyı parçalama fikri ve Ermeni terör örgütlerinin faaliyetleri istenmeyen durumlarla sonuçlandı.

 

Osmanlı çok uluslu ve güçlü bir devletti. Sınırları içinde Hıristiyan, Müslüman ve Yahudiler; Türk, Kürt, Ermeni ve Avrupalılar huzur içinde yaşıyordu.

 

Türkler ile Ermeniler bin yıl beraber yaşadı. Ortak kültürümüz mevcut. Mimari, musiki ve sanata katkı sağladılar yüzyıllar boyunca. Ticari faaliyetlerde hep önde oldular.

 

Ermeniler, Osmanlı mülkünde en imtiyazlı Hıristiyan grup olmayı başardılar. Devlet yönetiminde yükseldiler. Dışişleri, Maliye ve Posta bakanlığı gibi son derece önemli makamlarda bulundurlar. Fatih sultan Mehmet İstanbul’da bir Ermeni patrikhanesi kurulmasını sağladı.

 

2.Mahmut döneminde Edirne Antlaşması ile sonuçlanan Osmanlı-Rus savaşının ardından (1829) rüzgâr tersine döndü.  Yaralı bir aslan olan Osmanlının çevresinde ve topraklarının içinde çakallar dolaşmaya başladılar.

 

Osmanlı Ermenilerini bu dönemde kontrol altına alan Ruslar, onları Ermenistan Devleti hayaliyle kandırdılar. Ermeniler Tiflis ve Cenevre’de Taşnak ve Hınçak terör örgütlerini kurdular. Bu iki örgüt Osmanlı Ermenilerini ayaklanma çıkarmaları için silahlandırdı.

 

İlk ayaklanma 1890’da Erzurum’da başladı. Bunu diğer ayaklanmalar, katliamlar ve Osmanlı Padişahı Abdülhamit Han’a suikast girişimi(1905) takip etti.

 

1. Dünya Savaşı sırasında Osmanlı ordusunda bulunan Osmanlı Ermenileri saf değiştirerek Rus ordusuna dâhil oldular. Bu ihanet sonucu Van şehrimiz Ruslar’ın eline geçti.

 

Artık müdahale zamanı gelmişti. Taşnak ve Hınçak terör örgütlerinin yöneticileri gözaltına alındı(1915). Savaş bölgesindeki tüm Ermeni vatandaşlar savaş olmayan bölgelere nakledildi. Ayaklanmalar sona erdi.

 

Tehcir öncesi Ermeni çetelerinin yaptığı katliamları görmezden gelip, tehcir süresince yaşananları devamlı gündeme getirenler iyi niyetli değiller. İyi niyetli olsalar 1973’ten bu yana ASALA terör örgütünün yaptığı katliamları görürlerdi.

 

1918’de 1.Dünya savaşı sona erdiğinde Avrupa ve Rusya Ermenilerin yanında yer almadı. Ermenilerin ülke kurma hayalleri suya düştü. O zaman anladılar hata yaptıklarını ve Ruslar’ın oyununa geldiklerini. Ama iş işten geçmişti.  1991 yılında Sovyetler dağılınca bağımsızlığına kavuşabildi, Ermenistan.

 

1.Dünya Savaşının olduğu dönemdeki politikacılar sorunların çözümünü savaşta bulmuştu. Savaş kaçınılmaz diye, halklarını ikna ettiler.  Sonuç 40 ülkenin katıldığı küresel bir kıyım oldu. 7 milyon sivil, 10 milyon asker toplam 17 milyon insan öldü.

 

Yıllardır Ankara’nın diyalog çağrılarına karşılık vermeyen, Erivan yönetimi bu konuda kendini çek etmelidir. ‘sözde soykırım’ iddialarının araştırılması için ortak tarih komisyonu kurulmasından başka seçenek yoktur.