15 Haziran 2021 Salı 01:04:18

Asya ve annelik

Paylaş

Merhaba sevgili okur.

Kısa bir annelik izninden sonra yeniden sizlerleyim.

Bir kızım oldu, adı Asya. Artık yeni bir rolüm daha var. Anne Burçin.

Yazımın başında hemen içimden geleni direkt söylemek istiyorum eğer anneniz hayattaysa lütfen gidin ona kocaman sarılın ve onu öpün.

Neden mi?

Aman Allah’ım annelik çok zor bir görevmiş ya da ben çok zorlandım.

İşin zorluğu ve sorumluluğunun yanında bir de şunu fark ettim ki annelik sadece bir rol.

Yani anne olamayan kadın hiç de öyle yarım-eksik kadın falan değil. Yahut kutsanmamış falan olmuyor.
Ben Asya’dan önce de gayet tamdım mutluydum şimdi de öyleyim. Sadece sevginin ve mutluluğun rengi tonu değişiyor. Hayatınızda sorumluluklarınız artıyor. Olay doğurmakta da değilmiş o sevgiyi, merhameti ve fedakarlığı kalpten hissetmekmiş.

Annelikle ilgili biraz okuma yapmak istediğimde karşıma tam da benim hislerimi yansıtan bir yazı çıktı. Düşüncelerimi aynen aktarmış. Bakın yazar Serhat Yabancı diyor ki annelik bir roldür.

Ve bir kadın tek bir rolden ibaret değildir.

Tek role sıkıştırılan bir hayat, gizli depresyonlar, ifade edilmemiş öfkeler, aralıklı patlayan 30-40 yaş sendromları doğurur.

Kutsallaştırdıkça, çocuk sahibi bir kadını kendisi olmaktan, kendi amaçlarını ve varoluşumu gerçekleştirmekten mahrum bırakmış oluruz.

Annelik, bir tercihli roldür.

Bu rolün de gereği vardır.

Bazıları dengeli yaparken bazıları da tüm rollerini ve mutluluk kaynaklarını bir kenara atar ve bu rolle bağımlı bir sistem kurar.

Annelik kutsal değildir.

Kutsal olursa, anne olamayanlara ve olmayanlara ne diyeceğiz?

Annelik, fedakarlıktır, sevgidir, değerdir.

Yeri geldiğinde kendini ikinci plana atmak ama genelde hep beraber birinci planda olmaktır. Kutsallaştırılması nedeniyle evlendikten sonra "çocuklu kadına yakışır mı" baskısı, evliliklerin çocuk odaklı olması, bir tarafın anneliğini eşliğin alternatifi gibi görmesi gibi birçok soruna davetiye çıkarır.

Kutsallaştırılan annelik ile annenin bir hayatı olamaz. Annenin hobisi, eğlencesi olamaz.

Annenin zevki-keyfi olamaz. Annenin sosyal yönü olamaz. Bir profil yaratıldı.

Bir anne ancak mutlu olursa güçlü olur. Mutlu olması sadece kendini çocuklarına feda etmesi ile asla sağlanamaz. Kendini feda eden anne, hem kendini hem çocuklarını yıpratır.

Annenin mutluluk için “mükemmel" olmaktan vazgeçmesi, Başka anneler ile yarışmaması, sadece anne olarak kalmaması, diğer rollerini aktive etmesi, üretken, düşünen, sorgulayan olması, kendi varlık amacını da unutmaması gerekir.

Sevgili anneler;

En iyisini değil, elinizden geleni yapın.

Kendinizi ihmal etmeyin.

Tek bir role hapsolmayın.

Birey, eş, çalışan, sosyal, arkadaş rollerinizi kullanın.

Çocuksuz kadınlar;

Çocuk sahibi olmak size cennetin kapısını açtırmaz.

Çocuğunuz olmasa da değerlisiniz.

Anne olmak için yanlış insanlarla doğru hedeflere adım atmayın.

Bu dünyadaki tek vasfınız annelik değil.

Annelere yapıştırılan "kutsal anne" etiketi ile anneler izole olmakta, anneden sürekli fedakarlık beklenmekte, bunu talep edenler ise kendilerine alan yaratmaktadırlar. Bu bahisle annelerin sadece anne olduğunun değil, kadın, birey, çalışan, patron, eş, sosyal, değer, emek  gibi bir rolünün ve yaşam alanının olduğunun kabul edilmesini diliyorum.