29 Temmuz 2021 Perşembe 20:32:04

22 Temmuz… En kritik seçimin 14. yılı

Paylaş

22 Temmuz 2007…

Dönemin CHP Genel Başkan Yardımcısı Cevdet Selvi ile sohbet ederken, “Sizce ne olur Cevdet Bey?” dedim.

Sigarasından güçlü bir duman çektikten sonra, “Beni boş ver, olayı dışarıdan takip eden sensin. Sonucu sen daha iyi tahmin edersin” karşılığını verdi.

“Cevdet Bey” dedim. “Bu işten CHP-MHP koalisyonu çıkar.”

Gülümsedi...

O an içimden şöyle dedim:

- Acaba çıkmaz mı?

Zira çıkmadı.

Akşam bir lokantada yemek yerken önüme “Baykal” marka su koyan garson, “Abi, bu suyu senin için aldık” deyip güldü.

O zamanlar Baykal’a benzer, onu fazlaca da severdim.

***

Seçim akşamı uzunca bir süre AK Parti’de idim.

AK Parti’nin binasında gördüğüm dönemin Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, oturduğu koltukta büyük bir rahatlık içerisinde, “Yüzde 45'i buluruz” demiş; bu ifadeyi duyar duymaz beni ufaktan bir gülme almıştı.

Yanımdaki muhabire, “Yok, yüzde 50” demiştim.

(Yüzde 50’yi de görecektik; lakin henüz erkendi.)

***

O seçim akşamında bir yandan Pepe’ye, bir yandan da televizyona bakarken, “Yüzde 45 olmaz da, belki yüzde 40'ı geçebilir bunlar. Fakat MHP de parlamentoya girdiğinden tek başına iktidar zor” demiştim yeniden, yanımdaki muhabir arkadaşa...

Vakit ne denli hızlı geçtiyse; bir anda sandıkların yüzde 80’ine ulaşılmış ve biz AK Parti binasından çıkarken sonuç netleşmişti:

Yüzde 47...

Yüzüme “Yanıldın” der gibi bakan muhabir arkadaşa patlamıştım:

- Belliydi arkadaş, politika üretmiyorsun ki, sırf laiklik, sırf rejim. Olmaz. Belliydi.

Sesim gür çıktığından, “Haklısın” demişti arkadaş...

***

İki anı…

Biri Selvi ile, diğeri Osman Pepe ile…

***

Bugün 22 Temmuz...

Türkiye tarihinin “en önemli” seçimlerinin 14. yıldönümü...

En önemli… Çünkü kimilerine göre “ileri demokrasi”, kimilerine göre “otoriter bir yönetim” hakim oldu, o seçimle beraber AK Parti’nin güçlenmesi ile… O seçimle beraber “İki kişiden biri” ifadesiyle tanışmamızdan beri…

Neler mi oldu?

22 Temmuz’dan sonra Abdullah Gül Cumhurbaşkanı seçildi.

22 Temmuz’dan sonra Cumhurbaşkanını halkın seçmesine karar verildi.

 

22 Temmuz’dan sonra merkez sağ çöktü.

 22 Temmuz’dan sonra açılan Ergenekon, Balyoz ve İnternet Andıcı gibi davalarla yeni bir Türk Silahlı Kuvvetleri oluşturuldu.

22 Temmuz’dan sonraki adımlarla yargı bir çeteye bağlandı.

22 Temmuz’dan sonra üniversitelerin sosyal ve siyasal olaylara etkisi azaldı.

22 Temmuz’dan sonra Kürt açılımları başladı ve bu yönde önemli adımlar atıldı. 

22 Temmuz’dan sonra Avrupa Birliği’nden kopuldu ve Arap dünyası ile ilişkiler kuvvetlendirildi.

22 Temmuz’dan sonra “Yeni bir Türkiye” kuruldu.

***

Ve ilerleyen yılları hep birlikte yaşadık…

O zor yılları…

***

Kimi zaman dünü hatırlatmak bizlerin görevi;

Çünkü yarınımıza o dün ışık tutacak…

Ve o dünde, 22 Temmuz bir kırılma noktası…