26 Eylül 2021 13:32:55

Kamu hastanelerinin gücü ve devletçiliğin önemi

Paylaş

 

 

BAZI kavramların önemini kavramamız için pratik olarak o kavramla yüz yüze gelmemiz kimi zaman elzem oluyor…

Devletçilik…

Mustafa Kemal Atatürk’ün ilkelerinden biri…

Fakat aynı zamanda devletçilik, son 70 yılda en çok yara alan, en çok törpülenen; ve yerine serbest pazar adı altında özel teşebbüslerin idame ettirildiği bir alan… Ve iki basit tanımı şu şekilde:

“Bir ülkenin kalkınmasının, gelişmesinin devlet girişimiyle, devlet eliyle olabileceğini öne süren görüş, öğreti…”

“Devletin, ekonomik yaşama doğrudan doğruya el attığı sisteme verilen ad…”

***

Fark ediyor musunuz?

Pandeminin hayatımıza girdiği gündem beri bu ilkenin önemini nasıl da kavrıyoruz… 

Ateşimizin çıktığını, halsiz olduğumuzu düşünüyor ve hemen bir devlet hastanesine gidip beş kuruş ödemeden testimizi yaptırıyoruz. 

Pozitif mi çıktı? 

Devlet ilaçlarımızı evimize kadar getiriyor. 

İhtiyacımız mı var?

Devlet alışverişimiz yapıyor…

Hastalık ağır mı seyrediyor…

Ver elini hastane… 

Sonra aşı…

Biz gitmezsek devlet ayağımıza geliyor aşı yapmak için… 

***

Şu tabloyu iyi incelemenizi arzu ederim: 

Kamu hastaneleri: 768 bin 982

Özel hastaneler: 144 bin 714

Üniversite hastanesi: 17 bin 749

İlçe sağlık müdürlükleri: 154 bin 496

İl sağlık müdürlüğü: 1.297

ASM’ler: 523 bin 452

Toplam: 1 milyon 610 bin 690

***

Birkaç gün öncesine ait aşılama sayısını içeren bir tablo bu… 

Peki, ne var bu tabloda?

Kamunun gücü var…

Yani, sağlıkta “devletçilik” ilkesini terk etmemiş bir ülkede devlet kurumlarının başarısı… 

Bakınız Kocaeli, bir özel hastane zengini ülke olmasına rağmen kamuya ait kurumlar özele ait kurumların 12 katı aşılama yapmış… 

Yalnızca aile sağlık merkezlerinin yaptığı aşı sayısı, özel hastanelerin 3 katınsan fazla…

İlçe sağlık müdürlükleri vatandaşların ayağına gidere özel hastanelerden fazla aşı yapmış… 

Övünmemek elde mi? 

***

Özelleştirmeleri, kamuya ait kurumların kapatılmasını son yıllarda çok konuştuk… 

Ama pandemi bir gerçeği bize anlattı:

O da, devletin ve devletçiliğin önemi… 

Hepimiz biliyoruz: 

Kocaeli’de bu kadar iyi “kamu örgütlenmesi” olmasaydı, bugün yapılan aşı sayısı henüz 1 milyonlara dahi ulaşmamıştı. 

Kamuyu savunalım;

Ancak kamu bizi aç ve açıkta bırakmaz…

 

…………………..

 

Türk halkı aynı düşünüyor

 

17 yıl ve binlerce yazı… 

Bu yazılar arasında çok okunan, çok destek alan yüzlercesi oldu ama geçtiğimiz günlerde kaleme aldığım, “Sığınmacılar gönderilmelidir’ dediğimde faşist oluyorsam” başlıklı yazıma gelen olumlu tepki beni çok memnun etti. 

“Faşist!’ diyorlar… Çocuğumun gün gelip kendi doğduğu topraklarda özgürce yaşayamayacak olma ihtimalinin kaygısını yaşayıp, ‘Sığınmacıları insani yollarla göndermeliyiz’ demem üzerine kullanılıyor bu ifade… Bense bu kelimeyi bir madalya gibi boynuma asıp soruyorum: ‘Siz nesiniz?” ifadelerini kullandığım yazıya HDP hariç her kesimden destek geldi.

AK Partililerden geldi…

CHP’lilerden geldi…

MHP’lilerden geldi…

İYİ Partililerden geldi… 

Ve şunu fark ettim:

Bu konuda Türk halkı aynı düşünüyor. 

Hükümetin de, başta AK Partililer olmak üzere Türk halkının sesini duyacağını ümit ediyorum.