26 Eylül 2021 13:07:07

İSLAMOFOBİK DALGA VE BİZİM ÇOCUKLAR

Paylaş

Taliban’ın yönetimi ele geçirmesinin ardından, Kâbil havaalanından sayısı binleri geçen Afgan halkının kaçışı, insanların İslam’dan kaçışı olarak algılandı mı? Maalesef evet.

Bu, büyük bir haksızlık, büyük bir felaket kanımca.

Politik ve görsel kuşatmanın altındaki zihinlerimiz, bu konuyu ne kadar önemsedi? Hâlbuki o kadar önemli ki...

İslamofobi (İslam korkusu) denen bir konudan bahsediyoruz.

Daha açık bir ifade ile İslam dinine ya da Müslümanlara karşı duyulan nefret, ayrımcılık, düşmanlık ve kin besleme…

50 yıldır savaşın içinde olan Afganistan hakkında malumat sahibi olmadan sadece havaalanına odaklanmak ne kadar doğru?

Milyonlarca insanın öldüğü, milyonlarca insanın savaş nedeniyle göç ettiği dört beş nesli okulsuz kalemsiz deftersiz bırakılan bir coğrafyadan bahsediyoruz.

Cehalet, sefalet ve fakirliğin insanların kaderi haline getirildiği bir ülke.

Bir milis hareketi olan Taliban üzerinden Afganistan’ı, Afganistan üzerinden yüce İslam dinimizi değerlendirmeye kalkışmak ne kadar sağlıklı sonuçlar verir?

20 yıllık geçmişe sahip İslamofobi endüstrisinin kurulduğu yer olan Afganistan, tarihte iki büyük imparatorluğun (Babürlüler ve Gazneliler) kurulduğu bir coğrafya. Bizlere Biruni ve Hz.Mevlanayı hediye etmişler.

Lakin son 50 yıldır işgal altında olması, bölgenin dini altyapısında çok farklı fay hatları oluşturdu. Selefi akımlar ülkede vücut buldu. Bu manzaranın neticesidir İslamofobi…

Batı, ilk önce kaygı olarak algıladı İslam’ı. Sonra siyaset üzerinden bir korkuya dönüştürüldü. Son merhalede İslam düşman edildi.  

Düzmece bir operasyon olan 11 Eylül saldırıları sonrasında, düşman olarak ilan edilen İslam’a savaş açtılar. Buna Kutsal savaş demekten kendilerini alıkoymadılar. ABD ikiz kulelere yapılan saldırıların intikamını Afgan halkından aldı. Ne ilginçtir ki, saldırıları yapanların arasında Afgan yoktu.

Evet, aşırı uç örgütler o coğrafyada mevcuttu. Özellikle Sovyet işgali döneminde körfez ülkelerinden gelen aşırı uçlar… Ama koskoca NATO orduları, bu aşırı uçları bulup bertaraf etmek yerine Afgan halkını 20 sene boyunca bombaladılar. Bütün bunların arkasında Hristiyan selefliği olan Evangelistler var.

İslamofobi dalgası, halkı Müslüman ülkelerde bile etkili olmaya başladı. Kendi dinlerini kendi medeniyetlerini sorgulayan nesiller türedi. Yazının başlığında da belirttiğim gibi, bu propagandadan en çok bizim çocuklarımız etkilendi. Kendi çocuklarımıza doğru fotoğraflar veremiyoruz ve bazı fotoğrafları açıklayamıyoruz.

İSLAM’IN MESAJINI NET BİR ŞEKİLDE İFADE ETMELİYİZ

Taliban sözcüsü bir açıklamasında, “çalışan kadınlar evlerinden çıkmasın. Çünkü milislerimizin kadınlara karşı nasıl konuşacağını tam bilmiyor “demişti. Bu açıklama aslında samimi bir açıklama. Lakin bir o kadar da düşündürücü.

Bir Müslüman, kadınla nasıl konuşulacağını nasıl bilmez. Kadını her ortamda yücelten bir dinin mensupları olarak bu açıklamayı duymak, İslamofobi endüstrisinin eline koz vermektir.

Kuran-ı Kerim biz Müslümanlara üç büyük görev yükler:

1.    ADALET. Yeryüzünde adaleti ayakta tut.

2.    AHLAK. Bütün insanlığa örnek olacak bir karaktere bürün.

3.    İYİLİK. Güzellikleri egemen kıl. En hayırlı ümmet olmanın icabı olarak iyiliği yay, kötülükten sakındır.

Yeni bir dil geliştirmemiz gerekiyor. Özellikle kadın hakları konusunda okumalar yapmamız gerekiyor. Hz. Peygamber aleyhisselam bu konuda en büyük örneğimizdir.

Kalın sağlıcakla efendim.