16 Nisan 2021 Cuma 20:30:05

Cennetin keşfi ve Türklük...

Paylaş



1492 yılında...

Christoph Colomb tarafından...

Amerika’nın fethini konu alan...

Ve başrollerinde Gerard Depardieu’nun oynadığı...

Cennetin Keşfi adlı 1992 çıkışlı filmin...

(Ki buna kolaylıkla internetten ulaşabilirsiniz)

Altıncı ve sekizinci dakikalarında geçen sahneyi...

İzlemenizi öneririm...

* * *

Bu sahnede...

Atlantik Okyanusu’na açılıp...

Batıya doğru gemi yolculuğu yapmak için...

Gereken mali desteğin arayışındaki Colomb’a...

Bu konuda kendisine yardımcı olmak isteyen bir papaz...

Neden böyle tehlikeli bir yolculuk yapmak için ısrarcı olduğunu sorar...

* * *

Colomb cevaben...

Marco Polo’nun anılarında...

Çin’in göz kamaştırıcı zenginliklerinden bahsettiğini...

Çin’e ulaşmak için Afrika’nın güneyinden dolaşılması gerektiğini...

Bunun çok uzun ve riskli bir yol olduğunu...

Belirtir...

* * *

Aslında mevcut olan Akdeniz yolunun ise...

Türkler tarafından...

Hristiyanlar’a kapatıldığını söyler...

* * *

Bu nedenle...

Kendisinin amacının...

Atlantik üzerinden batıya giderek...

Türkler’in kapattığı yola alternatif...

Yeni bir güzergah bulmak olduğunu belirtir...

* * *

Sonrası malum...

* * *

Christoph Colomb...

Uzun uğraşlar sonunda...

İspanyol kraliçesinin desteğini alır...

Ve Atlantik’e açılır...

* * *

Fakat Çin niyetine çıktıkları yolculuk...

Amerika’nın fethiyle sonuçlanır...

* * *

Gerçi batılı tarihçiler...

Bu olayı...

Amerika’nın keşfi diye tarif eder...

Ama gerçekte keşif...

Üzerinde insan olmayan yerlerin...

İnsanlar tarafından bulunmasıdır...

* * *

Halbuki Amerika ve çevresindeki adalarda...

Milyonlarca insan yaşamaktaydı...

* * *

Fakat batı bu büyük olayı...

Israrla fetih yerine keşif olarak tanımlayarak...

Kıtada yaşayan insanları...

İnsandan saymadığını göstermiştir...

* * *

Kaldı ki...

Fetihten sonra kıta halklarına yaptıkları muamelelerin yanında...

Bu isimlendirme meselesi...

Çok masum bir detay kalır...

* * *

Benim burada belirtmek istediğim asıl mesele ise şudur...

* * *

Türkler...

Çağlar boyunca...

Tarihin en temel dinamiklerinden biridir...

* * *

Her ne kadar...

Coğrafi keşifler ve ardından gelen...

Sanayi devrimine ayak uyduramamaları nedeniyle...

Defansif bir döneme girmiş olsalar da...

Yine de tarih...

Türkler atlanarak yazılamaz!

* * *

Cennetin Keşfi filminde...

Amerika kıtasının fethine neden olan temel nedenin...

Türkler’in Akdeniz’i komple ele geçirmiş olmalarının...

Avrupa’da yarattığı çaresizlik...

Ve bir çıkış yolu bulma azmi olduğunu görürsünüz...

* * *

Yani kısaca...

Türkler...

Çinlilerle olan husumetlerinden tutun...

(Ki Çin Seddi bunun eseridir)...

Avrupa içlerine kadar giren Hunlar’dan devam edin...

Kuzey Afrika’ya yayılan Memlükler’e...

Anadolu ve Ortadoğu’da yeni dengeler kuran Selçuklular’a...

İran’a hakim olan Safeviler’e ve nice diğer örneklerine..

Ve son olarak Osmanlılar’a kadar...

Sadece yaptıkları savaşlar...

Kazandıkları topraklarla...

Kurdukları imparatorluklarla...

Doğrudan etkileriyle değil...

Hasımlarında yarattıkları reaksiyonlarla da...

Dünya tarihine şekil vermiştir...

* * *

Tarihten Türkler’i çıkardığınızda...

Ne dünya tarihi kalır...

Ne de bir tarihten sonra İslam tarihi...

* * *

Tüm bu tarihi süreçlerde...

Türkler’in en büyük sorunu...

Kurdukları ve...

İçinde onlarca hatta yüzlerce etnisiteyi...

Dili, dini ve mezhebi barındıran imparatorluklarda...

Bu çok renkliliğin hatrına...

Kendi etnik kimliklerini çok öne çıkarmamaları neticesinde...

Bir süre sonra iktidardan...

Adım adım tasfiye olmaları olmuştur...

* * *

Bunun son örneği...

Osmanlı İmparatorluğu’dur...

Ve Türkler...

Devlet yönetiminde...

Ordu içine sıkışıp kalmış...

Cepheden cepheye koşup...

Vatanı savunmak için...

3 kıtayı kanlarıyla sularken...

Sivil bürokrasiden, ekonomiden ve kültür hayatından soyutlanmıştır...

* * *

Türkler...

Cepheden cepheye koşarken...

Kurucusu oldukları Osmanlı’nın tüm olanaklarını...

Zenginlik kaynaklarını...

Devşirmelere ve diğer azınlıklara kaptırmış...

Ve sonunda sistem çökmüştür...

* * *

Çöken imparatorluktan...

Milli bir devlet yaratmak da...

Ordu içine sıkışıp kalmış olan Türkler’in...

Ölümüne direnişi ve gayretiyle mümkün olmuştur...

* * *

Uzun lafın kısası...

Türklük...

Tarih boyunca...

Hakim olduğu coğrafyalardaki halkları...

Birbirine zamk gibi bağlayıp...

Tarihe damga vurmuş birlikteliklere ve ortaklıklara yol açmış bir akımdır...

* * *

Türklük...

Bugünkü Türkiye Cumhuriyeti’ni...

Kanıyla, canıyla inşa etmiştir...

* * *

Bu nedenle...

Türklük...

Kendi kurduğu devlet ve millet için...

Olsa olsa birliğin adıdır...

* * *

O’nu bölücülükle bir tutmak...

Bir etnik grubun aşırılıkçılığıyla bir tutmak...

Tarih boyunca devlet kuramamış etnik grupların ayrılıkçılık hevesleriyle eş tutmak...

En hafif tanımıyla...

Tarih bilincinden yoksun olmaktır...

* * *

Talihsizliktir...