Ben artık tecrübeli bir faşistim!

KİMİ kelimeleri çok fazla duyunca anlamlarının ağırlığı da azalıyor…

“Faşist!”

Yaklaşık çeyrek asır boyunca bu ithamla karşı karşıya kalmış biri olarak şimdilerde kim bana faşist dese şu karşılığı veriyorum:

“Teşekkür ederim. Ama faşizm öyle kolay bir iş değildir… Faşist olmak için çabaladığım ifadesi daha doğru olur.”

Sözün özü ironi yolunu seçmekten başka bir yolum olmuyor.

“Ben artık tecrübeli bir faşistim!” ifadesinin de bir ironi olduğunu kuşkusuz ki okuyucular anlamıştır.

Zira demokratım ve demokrasiden yanayım!

***

Daha üniversitenin ilk yıllarında Atatürkçü örgütlerin çatısı altındaydık ki sözde solcu bir arkadaş şöyle diyordu:

“Faşist…”

Balyoz, Ergenekon… Türk Ordusu alçak bir tertiple yerle bir ediliyordu, Atatürkçü, yazarlar gazeteciler, aydınlar bir bir içeri atılıyordu… Bense yirmili henüz yaşlarımın ortasındayken kumpas mağdurlarına destek için cezaevinin yolunu tutuyordum ki bademin biri şöyle diyordu:

“Faşist…”

ABD’ nin taşeronu PKK Terör Örgütü ile masalar kuruluyordu, postacılar terörist başı ile görüşüyordu, liboş gazeteci ve yazarlar terörist başının ne “muhterem” bir adam olduğunu yazıyordu ki onun için “barış elçisi” diyen yağcılar da vardı. Ben bu saçmalıklara karşı çıktığımdan döneğin bir şöyle diyordu:

“Faşist…”

Sınırımızın hemen ardında terör örgütünün Suriye uzantıları devletçik kurmak için oraya yığılıyordu ve Türk Ordusu bu tehditleri yok etmek için sınır dışı operasyon yapıyordu. Benim verdiğin desteğin ardından bölücü şunu diyordu:

“Faşist…”

***

Ben artık tecrübeliydim.

Ben artık tecrübeli bir faşisttim ve şunu görüyordum:

Üstü örtülü bir ittifak vardı bu ülkede…

Bileşenler şunlardı:

FETÖ ve PKK sempatizanları, liboşlar, liberal solcular, cemaatçi ve tarikatçılar…

Bakınız onlar Atatürk Türkiye’siden taraf olmazlardı…

Cumhuriyetin kurucu felsefesine karşılardı…

Ulus modelinden, üniter yapıdan haz etmezlerdi…

Kendilerine “özgürlükçü” süsü vererek arzuladıkları yıkımı gizlemeye çalışırlardı…

Ve çok hızlı örgütlenirlerdi…

***

Bakınız son zamanlar…

Büyükşehirlerde kadınlarımız sokağa çıkmakta güçlük çekiyor …

Her caddede 50’şer kişi dolaşan sığınmacılar…

Bazı ilçelerde Türklerin nüfusunu geçmişler…

Üreme oranları Türklerin 4 katı…

Yaşam şekilleri bizlerden çok farklı…

10 yıl sonrasını, 20 yıl sonrasını düşünemiyoruz bile…

“İstiklal’e gidelim” diyorum dostlara;

Hanımefendiler, “Orası artık çok güvensiz. Elimizde bir tek Kadıköy var” diyorlar… 

Bu sebeple diyoruz ki:

Geçici sığınmacılar hukuki yollarla ülkelerine gitsinler…

Kıllarına dahi zara gelmeden;

Korunarak, kollanarak…

Türkiye’nin, Türklerin dostları olarak…

Peki, aldığımız karşılık ne?

“Faşist…”

İttifak bileşenlerine bakıyoruz:

FETÖ ve PKK sempatizanları, liboşlar, liberal solcular, cemaatçi ve tarikatçılar…

***

Neymiş?

“Faşist…”

Kusura bakmasınlar;

Ben artık tecrübeli bir faşistim!

Onların küfürlerini madalya olarak görüyorum…

Siz de öyle yapın!

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi