Anadolu, ahlaki üstünlüğü kaybedemez

Dünyadaki en korkunç şey, ümidini kaybetmektir.

Salgın, savaş ve ekonomik buhran derken, insanoğlu ümitsizlik girdabında savruluyor.

Teknolojik gelişmeler ile küçük bir köy haline gelen dünya, zor günler geçiriyor.

Mutsuzluk ve ümitsizlik virüsleri tüm dünyayı esir almış durumda.

İşte böyle bir zamanda: Şili’den Sibirya’ya, Yeni Zelanda’dan Kanada’ya tüm insanlığın “Anadolu irfanına, ahlakına” ihtiyacı var. Bu yüzden “ahlaki üstünlüğü” kaybetme lüksümüz yok.

İnsan; ahlaken beğendiği kişiyi dinler, sırlarını paylaşır, dertlerini danışır. Saçına ak, gözüne yaş düşmüş;  kalbi yaralı insanın ruhuna merhem olmak için ahlaki üstünlüğü kaybetmemeliyiz. 

Askeri alanda, sağlık alanında, enerjide üstün olmak başarmak önemli mi? Önemli. Yaşadığımız coğrafya bunları gerektiriyor.

Lakin bunlar kadar önemli, hatta daha önemli olan ahlaki üstünlüğü kazanmamızdır.

“Anadolu”, mazlumların sığınağı ise; “Anadolu”, İslam’ın son karakolu ise;  Afrika’nın, Balkanlar’ın, Kafkasların, Hint coğrafyasının gözü bu topraklarda ise ahlaki üstünlüğü kaybetmemiz büyük vebal olur. Çünkü kitlelerin ümidi haline gelmiş bir coğrafyanın insanı, ahlakının güzelliği ile ön plana çıkmalıdır.

Yalandan uzak, her zaman doğru, aç olan komşu ve arkadaşlarını gözeten, yardım isteyene veren, iyiliğe iyilikle mukabele eden, emaneti koruyan, akraba ziyaretini önemseyen, dostlarının kusurlarını örten, misafir ağırlamayı seven ve en önemlisi hayâ edep sahibi insanlar olmak zorundayız.

Zorundayız, çünkü biz Anadolu’yuz.

“Muhammedi ahlâk” ile yoğrulmuş bu topraklar. Bu toprakların kapıları bu ahlaka sahip insanlar tarafından açılmış. Bosna’nın Müslüman olması bu ahlakın bir neticesidir mesela.

Bu aralar kendi nefsime devamlı sorduğum bir soru var: “Senin Peygamberin, önderin, Allah'ın elçisi böyle yaşardı, sen ne zaman O'nunla aynileşeceksin?” 

Evet, hepimiz bireysel olarak iç dünyamızda bir seferberlik ilan etmeli, ahlakımızla insanların sığındığı liman haline gelmeliyiz.

Elimizi, ayağımızı, yüzümüzü, gözümüzü kirlerden arındırıp, kalbimizi kara noktalardan temizlemezsek vebalimiz çok ağır olur.

Din; iman, ibadet ve ahlaktan ibarettir. Dindarlar, iman ve ibadeti önemseyip ahlakı öteleyemez. Ahlak insanın toplumsal yönüdür. Din, sadece namaz, zekât ve hac dan ibaret değildir. Namazsız Müslüman olur mu? Olmaz... Peki, ahlaksız olur mu? Olmaz. 

Güzel ahlâk sâhibi olmadan “Sevgili”ye varılamaz. Mevlânâ hazretleri Dîvân-ı Kebîr’inde şöyle anlatır:

“Ulaşmak için ay yüzlü dilbere

İyi huylu ve geçimli olmak gerek bir kere

 

Güzelse eğer âşıkın ahlâkı ve huyu

Kurtulur, derin dahi olsa düştüğü kuyu

 

Aşk bir şehirdir ki, güzellikleri var

Güzelleri için lâzım ona hisar

 

Kötü huyluları aşk şehrine sokma sakın

Aşk ehli olmalıdır ahlâklı, îmânlı ve ehl-i yakîn

 

Aşk gam yükleri altındaki gönlün gıdâsıdır

Sevgiliyle buluşmak bir kalb safâsıdır.”

***

Aşk ile kalın sevgili dostlar…

 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi