Gönlünü yitiren insan

Teknolojik gelişmeler ve değişim dalgası insanları hepten kalp kavramından uzaklaştırmış durumda.

Kalpten uzaklaşmanın bir bedeli oldu elbet. Maddeci, daha da dünyaya bağlı bir hayat felsefesi insanı kuşattı.

Biz bu konuda kelam edecek adam değiliz, o kıvama eremedik. Allah’ın kulları hakkında hüküm vermek bizlere düşmez. Lakin vâr olan manzarayı analiz etmek kendimize çeki düzen vermek durumundayız.

Bugün insanlık gönlünü kaybetmiş durumda. Ruh, “Arzular Hapishanesi’nde mahpus…

Kalp, yaratılış amacından sıyrılıp her türlü şehvetin yuvası haline geldi.

Dünyaya ait ne varsa  “fâni mührü”yle mühürlenmiş olmasına rağmen, çok çekici.

Dünyanın geçici lezzetleri kaybolduğu vakit, strese giriyor insan. Hüzne ve huzursuzluğa mahkûm oluyor.

Bir türlü doyamıyor. Bu hâl; onu, hak hukuk tanımayan adeta bir canavar haline getiriyor.

Kalp; teşbihte hata olmaz, vücut fabrikasının “genel müdür”ü mesâbesinde…

Bir şirket için kaliteli genel müdür nasıl önemli ise, vücut için de kalp o kadar önemli.

Şirketin başındaki insan, aldığı kararlar ile o şirketi felakete sürükleyebilir mi? Evet. Kalp de kötülüğün karargâhı haline gelmiş ise tüm vücudu, o vücudun sahibini felakete sürükler.

İyilikler, temiz bir kalbin dışa yansımasıdır… Kalp değişken mi? Bukalemun gibi değişken... Yediği gıdanın helal olup olmadığından, takıldığı arkadaşın adam olup olmadığından etkileniyor. Yediği helal, gezdiği adam gibi adam olmayanın kalbi zamanla hastalanıyor. Kalbin hastalanmasının en büyük nedeni; “günahlar”.  Günahlara meylettiren iki âmil: “haram lokma ve kötü arkadaş”.

Kararmış kalbin cilası ise; “gözyaşı”. Hataya pişman olmak. Nedâmet…

Her hata kalpte bir siyah nokta. Noktalar arttıkça tehlike artıyor. Pişmanlık ateşi gönle düştü mü, gözyaşı yağmurları yağmaya başlıyor, gönül tertemiz oluyor.

Bir de kalbin katılaşması var. Bunun nedeni de çok ve boş konuşmak. Kalbin sahibini unutup lakırdılara dalmak. Katı kalbin ilacı ise; yetim başı okşamak…

Yaratan, “selîm bir kalp ile gelen kurtulacak” buyuruyor. İşte en mânâlı kariyer bu; Kalb-i selîm sahibi olmak…

Selîm yani tertemiz kalp, incitmez ve incinmez buyurur, ehli irfân. İncitmemeyi başaranlar, incinmemek konusunda çok zorlandıklarını beyan etmişler. Kalp öyle bir kıvamda ki, başkasından gelen cefalara incinmiyor.

Gönlünü yitirmeyen bir adam tanıyorum. Onun şu tespitiyle yazımızı sonlandıralım: “Bir mü ‘minin gönül âlemi, öyle bir çiçek bahçesi olmalıdır ki; onda her abus çevre tebessüm etmeli, her gamlı yürek huzur bulmalıdır. Bu yüzden kalbi diken gibi olan, duygu düşünce ve davranışlardan temizleyip, tebliğ edici hale getirmek zarûrÎdir.”

Dilden dökülen kimi sözler hançer misali nice gönülleri kanatır, kimi sözler vardır merhem olur da kanayan yarayı kapatır. Dili hançer gönlü zehir eyleme. Dilin bal olsun gönle şerbet sunsun.

Hayır, yolunda kullanılan kalp ve dil kişiyi hayra götürür; dedikodu, fitne kaynağı olarak şer yolunda kullanılıyor ise o kalp ve dil hem sahibini hem de başka gönülleri yer bitirir.

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Yılmaz - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi