Maskeler elde kaldı!

Çok şükür geride bıraktığımız pandeminin sembolü olan maske hayatımızdan tamamen çıktı.

Hala maske takanlar var elbette.

Ama maskeye veda etmiş durumdayız.

Maskeye veda edince maskeler de elde kaldı.

Benim evimde 4-5 kutu maske bulunuyor.

Market raflarında yığınla maske var. Fiyat az bir şey düştü. Alan yok!

Yaşadığımız pandemi kabusunu bir anda unutuverdik.

Ben şahsen Kıbrıs savaşı, 12 Eylül darbesi ve 17 Ağustos 1999 depremini hatırlayan biri olarak son yaşadığım kabus, pandemi olmuştur.

Bu virüs belası üç yıl önce Çin’in Wuhan kentinde ortaya çıktığında hiç kimse dünyayı bu kadar kısa sürede saracağını, insanların yaşamını alt üst edeceğini, milyonun üzerinde kişinin yaşamını yitireceğini kestirememişti.

Wuhan’da insanlar sokaklarda maske ile dolaşırken, tüm dünya ekranlardaki tabloya garip garip bakıyorlardı.

Maske ne demekti?

Daha sonra virüs Avrupa’ya sıçradı. Belki daha önce bize sıçramıştı da bilmiyorduk.

Virüs büyük bir hızla tüm dünyaya yayılırken biz hala umre kafilelerini uğurluyor, umreden dönenlere Allah kabul etsin ziyaretleri yapıyorduk.

Avrupa’da insanlar ölürken, sokağa çıkma kısıtlamaları ilan edilirken, bizim hükümetimiz hala bizde vaka yok diye hava atıyordu.

Ama bizde vaka vardı.

Derince Hastanesi’nde iki kişinin virüsten öldüğünü haber yapan gazeteciler evlerinden sabaha karşı don gömlek alınıp ellerine kelepçe takılarak karakola götürüldü.

Ardından olayın vahametini biz de anladık. Artık en yüksek vaka ve ölüm oranları Türkiye’deydi.

Yasaklar geldi. Maskeli yaşam başladı.

İnsanlar işine, öğrenciler okullarına gidemedi.

Örneğin benim Kocaeli Üniversitesi ikinci sınıfa geçen oğlum iki yıldır Umuttepe kampüsüne hiç gitmedi, kantinde oturmadı, derse girmedi, arkadaşlarıyla çimenlerin üzerine yayılıp iki lafın belini kırmadı.

Ölenler oldu.

Sadece virüsten değil, başka nedenlerle yaşamını yitirenlerin cenazelerine katılamadık. Örneğin annem kanserden vefat ettiğinde sokağa çıkma yasağı nedeniyle cenazesine yarım saat ötedeki Adapazarı’ndan kardeşleri, yeğenleri, sevenleri katılamadı.

Berberler kapalıydı, kahvehaneler kapalıydı.

Düğün dernek yasaktı.

Tekel bayilerini bile yasakladılar.

Yasakların büyük bölümü abartılı da olsa, insanlar yasaklara uyuyordu, ama iktidar partisinin kongreleri lebalep dolu oluyordu.

Bu kabus bitti…

Koronavirüsü unuttuk.

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’yı artık sosyal medyasından takibi bıraktık.

Bir musibet, bin nasihatten iyidir…

Gözle görülmeyen tek hücreli bir canlının, bütün dünyanın başına nasıl bir felaket getirdiğini görmüş olduk.

Evdeki, market raflarındaki maske kutularına bakıp bakıp o günleri hatırlıyorum.

Kim hatırlamıyor ki!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi