Faizle eğlenenler derneği

Geçen haftaki yazımı FED’in (Amerikan Merkez Bankası) faiz arttırımının gelişmekte olan ülkelere ve dolayısıyla Türkiye’ye etkileri ne olur diye sorarak bu haftaya bırakınca, eski bankacı bir arkadaşım aradı. ”En heyecanlı yerinde bırakmışsın” deyince, “”haftaya yazımı bekle” dedim. Ama telefonu kapatınca  Gazapizm’in Çukur dizisinden de hatırladığım o şarkısı aklıma geldi. ‘Bu hayatın heyecanı meyecanı yok, yok...’

Doğrusu bu sürecin de heyecanı falan yok. Çünkü geçmiş 20-30 yıla baktığımızda, olağanüstü durumlar (pandemi, savaş vb...) hariç olasılıklar belli.  İlk önce şunu belirtelim: ABD ekonomisinin ve finansal piyasalarının büyüklüğü ile doların halen bütün dünya için rezerv para olması, FED’in faiz kararlarının küresel piyasalarda etki yapmasının temel nedenidir. Dolayısı ile FED faiz kararı verdiğinde diğer ülke ekonomileri, dönemin ve kendi iç dinamiklerinin özeliklerine göre değişmekle birlikte, bu karardan her zaman etkilenmektedir.   Gerçi farklı nedenlerle sonuçları veya etkilerinin süreleri her zaman aynı olmamıştır.  Ama gelin biz yine de  yakın geçmişte Fed faiz arttırım sürecine başladığında genel anlamda ne gibi etkileri görülmüş kısaca özetleyelim ve sonra bu kez neler olabilir onu değerlendirmeye çalışalım.

Borsa Endekslerine Etkisi: FED’in faiz arttırımına karar verdiği dönemlerde likitidenin azalmasına bağlı olarak borçlanma maliyetleri yükselmekte, varlık fiyatları düşmekte ve finansal piyasalardan kaçış başlamaktadır. Bu durum başta ABD endekslerinde olmak üzere tüm dünya endekslerinin performansını olumsuz etkilemektedir.

Döviz Kurları Üzerindeki Etkisi: FED’in sıkılaştırıcı para politikaları uygulamaya başlaması dünyadaki dolar miktarını azaltarak, özellikle dış sermayeye bağımlılığı yüksek olan ülkelerde döviz kurlarının hızla artmasına ve finansal kırılganlık seviyesinin yükselmesine neden olmaktadır.

Emtia Fiyatlarına Etkisi: Parasal sıkılaştırma ile birlikte emtia fiyatlarında  (değerli metaller gibi) ani düşüşler olabilmektedir. Bu durumun nedeni; ABD dolarının azalmasına bağlı olarak dolar cinsi varlıkların değerinin ve getirisinin (ABD’deki faiz oranlarının) yükselmesi karşısında, yatırımcıların sahip oldukları fonları bu varlıklara yönlendirmesidir.

Faiz Oranlarına Etkisi: FED’in aldığı faiz kararları, diğer ülkelerdeki faiz seviyelerini de etkileyebilme potansiyeline sahiptir. Eğer diğer ülkeler de FED ile birlikte parasal sıkılaştırma politikaları uygularlarsa, faiz oranlarının ABD’dekine paralel şekilde yükselmesi beklenmektedir.

Merkez Bankası Bilançolarına Etkisi : FED’in aldığı politika kararlarının en önemli sonuçlarından biri, hiç kuşkusuz  diğer ülkelerin merkez bankası bilanço yapıları üzerinde kendini göstermesidir. FED sıkılaştırıcı  bir para politikası uygulamaya karar verdiğinde; uluslararası yatırımcılar ABD bankalarında veya tahvillerinde tuttukları varlıklarını arttırmak için diğer ülkelerdeki varlıklarını satar.  Bu durumda diğer ülkelerden  sermaye çıkışları başlar. Bu ülkelerde ABD doları azalır ve çok  muhtemel  dolar kuru yükselir.  Döviz kurlarını belirli bir aralıkta/seviyede tutmaya çalışan merkez bankaları böyle durumlarda belli araçları kullanarak piyasaya  dolar sağlamak zorunda kalabilir. Bu durumda merkez bankalarının bilançolarındaki dolar miktarı azalmaktadır.

 

Bu listeye elbette başka başlıklar da eklenebilir. Ama sonuç olarak FED’in faiz politikasında sıkılaştırma yönündeki değişiminin,  özellikle cari dengesi açık veren, dış finansmana yüksek oranda bağımlı, tüketim ve üretim için ithalat yapmak zorunda olan ülkeler için, oluşturduğu en temel risk unsuru; bu ülkelerden önemli miktarda para çıkışı  olasılığıdır. Bu durum, dış finansmana erişim maliyetlerinin artması yanında, yabancı sermayenin iştahını koruyabilmek adına reel getiri oranlarının yüksek kalmasını gerektirecektir. Bu da kısa vadede ancak faiz artırımları ile mümkün olabilmektedir.

FED’in geçen yıl sonundan itibaren piyasaları sözlü yönlendirmeye başlaması ile, 2013 yılından ders alan,  bir çok gelişmekte olan ülke 2021 yıl sonundan itibaren düzenli  faiz artırımı yapmaktadır. İngiltere gibi gelişmiş birçok ülke de enflasyonun kalıcı ve yapışkan olduğunu görmeleri sonucu, faiz artışlarına başlamıştır. Ancak, enflasyonun nedenleri ve dalga boyunu doğru algılayamadıklarından yeterince hızlı davranamamaları nedeniyle enflasyon yükselmeye devam etmektedir. Aynı hataya düşen FED’in önümüzdeki dönemde daha hızlı faiz artırımı yapması sürpriz olmayacaktır.  Bölgesel borç farklılıkları nedeniyle tereddüt eden ve faiz artırımında geç kalan ECB’ nin (Avrupa Merkez Bankası)  Temmuz ayında faiz artırımına başlayacak olması oyunu biraz daha değiştirecektir. Artık görülmektedir ki resesyon (ekonomilerin yavaşlaması, büyümenin düşmesi ve issizliğin artması) kaçınılmazdır. Amaç en azından stagflasyonu (hem ekonominin durağanlaşması hem de enflasyonun yükselmeye devam etmesi) önlemek gibi görünmektedir.

Diğer yandan, gelişmekte  olan ülkelerin çoğunda mali kurumlar eskiye oranla çok daha güçlü bir yapıya sahiptir. Üstelik bazıları FED’in yönlendirmelerine uygun olarak parasal ve mali önlemleri almaya çok önceden başladılar bile. Dolayısıyla   Fed’in faizleri yükseltmesinin, çok yıkıcı olmasa da, gelişmekte olan ülkelere olası etkileri özetle;

Küresel piyasalarda dolarla borçlanma maliyeti artacak,

Dolar cinsi varlıklara talep, diğer para cinsi varlıklara göre daha fazla olacak,

Dış borcu bulunan ülkelerin borç yükü yükselecek,

Gıda ve enerji ithalatı bağımlısı ülkelerin bütçeleri için ek yük doğuracak,

Bazı ülkeler borçlanmada zorlanacak ve devalüasyon ve en önemlisi bir çoğunda resesyon kaçınılmaz, olacaktır.

Türkiye’ye etkileri mi? Madem bu şekilde daha heyecanlı oluyor, o zaman haftaya...

 

HAFTANIN FRAGMANI: Anlaşıl(ma)dı Merkez (Zaman Tutarsızlığı)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yusuf Dilaver - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi