Ötekilerin Kahramanı nereden çıktı?

YILLAR, yıllar ve yıllar…

17’ydim;

Âşık olur olmaz ilk yaptığım iş gitarı elime almaktı.

Şimdiki Rutkay Aziz halime bakmayın;

O zamanlar sessiz, sakin, pek konuşmayan, o içime kapanık halimle, içimdeki her şeyi güzel sözlere ve notalara dökmekte bulmuştum var oluşu;

Aşkları, şarkılarla anlatmıştım.

Şimdi 40’ım;

Aradan geçen o 23 yılda, “beni etkileyen” her durum, bir roman, öykü, deneme, oyun ya da şarkı olarak kâğıtlara dökülmüş…

Bazen aşklar olmuş, bazen ayrılıklar; depremler olmuş, afetler; bir kız çocuğuna yapılan istismar olmuş, ya da bir darbe girişimi… Hülasa içinde benim olduğum ya da beni etkileyen her şey “bir şey” olarak kâğıtlara girmiş… Bazen o kâğıtlar kitap olmuş, bazen raflarda yıllarca beklemiş…

***

19’dum;

Ayrılığın acısını tadar tatmaz ilk yaptığım iş, bir kâğıda “Kadın” yazıp, giden kadının giderken söylediklerini kâğıda aktarmaktı.

Sonra adamın karşılıkları…

Ajandama baktığımda şöyle demiştim:

“Bu bir oyun değil, ama oyun gibi bir şey…”

Çünkü her yazılı şey “bir şey” olmuyordu;

Sadece ben, bir şey olacağı ümidini taşıyordum.

Ve her yazılı ürünün oluşmasında tek bir neden vardı:

Anlatmak…

Sanat benim kendimi ifade etme yolumdu.

***

Evet, beni “gazeteci” olarak tanıyanlar 1 buçuk yılda bir kitaplarımın çıkmasına alışmışlardı fakat gazetelerde “Soysal’ın oyunu prömiyer yapıyor” haberlerine pek alışık değillerdi.

Bu yüzden sordular:

“Ne alaka?”

Alakası şuydu:

Ben oyun yazarı olmasam da, oyun yazardım. Nitekim Türkiye çapında ödül dahi almıştım bir oyunumla…

Aslında şaşılacak bir durum değildi.

Ama gazeteciyim ya!

Beni az tanıyanlar doğal olarak şaşırabiliyorlardı.

Evet, “Ötekilerin Kahramanı” adlı oyunumun prömiyeri bugün… Oyun, sezon boyunca Alternaif Tiyatro tarafından oynanacak… Umarım gişesi bol olur.

***

Peki, başlıktaki soruyu sorayım:

“Ötekilerin Kahramanı nereden çıktı?”

Size tuhaf gelecek ama pandemideki ilk sokağa çıkma yasağında…

Hani, gece yarısına birkaç saat kala İçişleri Bakanlığı tarafından sokağa çıkma yasağı duyuruldu ya…

Gecesinde düşündüm;

Bir adam, boşanma aşamasındaki eşinin evine geliyor. Evde elektrik olmadığını için yasaktan haberleri olmuyor. Ve ayrılma aşamasında olan karı koca, mecburiyetten aynı evde kalıyor.

Yatmadan önce telefonuma ses kaydı yaptım; sabahında ise ajandamı açıp yazmaya başladım.

Adam, tiyatro ile var olan fakat tiyatro uğruna her şeyini kaybetmiş, biraz kafadan kırık bir hayalperestti. Oyunda onun yaşamını anlattım. Komediyle başlayıp, büyük bir trajediyle bitirdim.

Ve sonra, “hayat hocam” Burhan Akçin’e oyundan bahsettim;

“Güzel” dedi; bazı öneriler sundu. Onun önerileri ile oyunu hareketlendirdim.

***

Bir gün eşimin hukuk bürosunda Kocaeli Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni, değerli ağabeyim Aydın Sigalı ile söyleşi yaparken, Sigalı’ya bitse de son kez üzerinden geçmediğim oyunumu gösterdim.

Dosyayı eline bir aldı, bırakamadı;

“Çok güzel” dedi.

Giderken dosyayı istedi, “Bizim dramaturg da bir okusun” dedi. Mutlu oldum.

Dramaturg okuyana kadar Aydın Sigalı oyunu bitirdi, çok beğendiğini birkaç kez söyledi. Ben de bir parça gaza gelmedim değil.

Ardından dramaturg Sevil Hanım’dan Aydın Sigalı aracılığıyla bir davet geldi. Sevil Hanım, oyunu beğendiğini söylese de, birkaç yerde problemin olduğunu ifade etti, “Revize et, yeniden getir” dedi.

Fakat ben revize özürlü bir adamım…

Etmedim;

Oyun da öylece kaldı.

***

Bu süreçten yaklaşık bir yıl sonra, televizyon programıma konuk etmem vesilesiyle tanıştığım Taner Büyükarman’ın, bana, tiyatro yolculuğumdaki en büyük adımları attıracağını o zamanlar bilmezdim.

Fakat bana büyük katkıları oldu.

Oyunlarımla tek tek ilgilendi; oyun yazma tekniklerini bana tüm detaylarıyla anlattı. Burhan Akçin’den sonra ikinci hocam oldu. Çünkü Alternaif Tiyatro ve tiyatronun yürütücüsü (Genel sanat yönetmeni denmesini istemiyor. Ben de ne diyeceğimi bilemedim.) Ersin Çalışkan ile, benim dışımda oyunu konuştular ve sadece dosyada olan oyun, Alternaif Tiyatro ile sahneye aktarıldı.

Ve işte bugün…

Yani, 1 Ekim Cumartesi günü, saat 20.00’de prömiyer var…

***

Özetlersem;

Benim sanatı ifade şekli olarak kabul etmem…

Yazıklarım çizdiklerim…

Pandemideki ilk sokağa çıkma yasağı…

Yanımda olan tiyatro hocaları…

Yazılan oyun…

Alternaif Tiyatro…

Sonra da prömiyer…

Sezon boyunca oynanacak oyunuma tüm tiyatro severleri bekliyorum.

***

Ve teşekkür…

Tabii ki başta eşim Yağmur…

Tabii ki annem, babam, kardeşim…

Tabii ki Burhan Akçin, Aydın Sigalı, Taner Büyükarman..

Tabii ki Ersin Çalışkan ve Alternaif Tiyatro…

Oyuncular, Ersin Çalışkan, Şevval Arslan, Sevda İspirli Şan, Tolga Özatıcı ve Tuğçe Arıcı…

Dekorda, Duygu Göçmener, Durmuş Çetin…

Kostümde, Sevda İspirli Şan, Seyithan Şan…

Işık ve seste, Duygu Göçmener, Seyithan Şan…

Müzik düzenlemede, Feyza Sinem Taş…

Tasarımda, Dasein Design Studio’dan Hande Ekinci ve Onur Ekinci…

Yürekten teşekkürler… 

 

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mevlüt Soysal - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

[email protected] - Bana atfettigin güzel sozler için teşekkür ederim.Dolu dolu yasamayi beceren bir sanatçisin sen Hemen hemen hergun yeni bir şey yazıyor,söylüyor ve yaratiyorsun.Bizler seni heyecanla ve sevgiyle takip eden ,seni seven arkadaşların olarak daha büyük işler yapacağına inanıyoruz.Oyunun hayırlı olsun, ?

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 01 Ekim 19:16


Kocaeli Markaları

Demokrat Kocaeli, Kocaeli ile özdeşleşen markaları ağırlıyor.

+90 (262) 323 40 00
Reklam bilgi