Deprem sonrası çocuklarımızın psikolojisi

      Doğal afetler asırlardır insan hayatında yer alan, beklemediğimiz anlarda hayatlarımızı olumsuz yönde etkileyebilen olaylar olmuştur. Yaşandığı ilk anda etkilediği tüm insanlara şok etkisi yaşatır. Bazı kişilerde şok etkisi daha uzun süreli yaşansa da bazıları için kabullenme ve bundan sonra ne yapılabilir aşamasına geçiş daha hızlı olur.

      Yetişkinler yaslarını, üzüntülerini çoğu zaman yakınlarıyla sözel olarak paylaşarak ya da duygularını göstererek ifade edebilirler. Fakat çocuklarda durum bu şekilde gelişmeyebilir. Kendilerini ifade edebilme becerileri şok etkisiyle çok daha aza iner. Çocukların serbest alanı her zaman oyun olmuştur. Kendilerini oyun içinde ifade ederler. Oynadıkları oyunlar biz yetişkinlerce bazen basit görülse bile altında yatan nedenler çocuğun psikolojik durumunu çok güzel göz önüne getirir. Örneğin mutlu bir aile yaşantısına sahip çocuk çoğunlukla kendisini evcilik oynarken, babasını örnek alan bir çocuk babasının davranışlarını oyunda sergilerken görülür. Bazen araba sürer oyun içinde bazen evde tamir işiyle uğraşır. Annesini örnek alan bir çocuk ise genelde oyun içinde yemek yapar, diğer kardeşlerin bakımı ile ilgilenir. Tabii tüm bunlar genel geçer kavramlardır. Depremi deneyimlemiş bir çocukta ise şok anı geçtikten sonra depreme yönelik oyunlar gözlenir. Ev içinde lambaları sallayabilir, çok sesli oyunlar oynayabilir, zaman zaman da arama kurtarma çalışmaları yaparken bulabilir kendisini… Bu tarz oyun kurma davranışı ebeveynleri endişeye sürükleyebilir. Fakat süreç içinde biz yetişkinler nasıl haber izleyip okuyorsak, bu yollarla bilgi edinip çevremizdekilerle bunları paylaşıyorsak çocuklar da kendilerini olayları oyunlaştırarak ifade ederler. Eğer afet sonrası bu oyunlar 3 hafta ve sonrasında da hız kesmeden devam ediyor yanına başka oyunlar eklenmiyorsa bir uzmana başvurmakta fayda var. 3 hafta içinde de ebeveyn yahut bakım veren kişiden beklenen çocuğun bu oyunlarına eşlik etmek ve yaşananların sadece onların başına gelmediğini fakat şu an iyi olduklarını, kendisinin yanında olduğunu söylemek olmalıdır. Elbette rutinler bozulmuş olsa da zaman içinde farklı rutinler, en azından günde yarım saat çocukla birlikte gerçekleştirilebilecek ortak aktiviteler oluşturmak bu noktada önem taşımaktadır. Bazen birer dakikalık sarılma seansları bazen de hem yetişkinin hem de çocuğun hayal güçlerini kullanarak birbirlerine masal anlatmaları, anlattıklarının sonunu birlikte tahmin etmeye çalışmaları ve tüm bunları her gün ya da iki günde bir yapmaya çalışmaları baş etme becerileri kazandırmak için güzel adımlar olacaktır.

      Ağlayan, ağıt yakan insanları görmek küçük yaş grupları için zaman zaman korkutucu, kaygı verici olabilir. Yetişkinler için bile çoğu zaman bu duyguları uyandırmakta, çaresizlik hissini tetiklemektedir. Bu anlarda tüm bu duyguların gülmek, şaşırmak gibi çok normal, herkesin yaşayabileceği duygular olduğunu belirtmekte fayda var.

      Her zaman söylediğimiz gibi balıklar yüzer, kuşlar uçar, çocuklar oynar… Oyun iyileştirici bir etkiye sahiptir.

      Hepimize tekrar geçmiş olsun…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay Ulusoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler