Yediğimiz yemek mi yoksa duygularımız mı?

     Yemek yemek herkes için farklı duygular, düşünceler, davranışlar ifade eder. Bazıları zaman içinde yaşamına devam etmek, gerekli enerjiyi vücuduna alabilmek için yemek yerken bazı insanlar zaman zaman duygu yoğunluğu yaşadıkları anlarda yemek yeme davranışını bir kaçış yöntemi olarak kullanır.

      Bebeklikte, özellikle katı gıdaya geçiş döneminde bireyin yemek ile ilişkisi şekillenir. Uzun vadede de kişi öğrendiği bu davranış biçimlerini hayatında farkında olarak ya da farkında olmayarak uygular. Ne yazık ki yalnızca anne, baba ya da bakım verenin yedirdiği yemekler, yedirme şekli şekillendirmez bunu. Çocuklukta, ergenlikte yaşanan çatışmalar, aile içi ayrılıklar sebep olan en önemli etmenlerden biridir. Sonrasında ergenlikle birlikte insan vücuduna daha fazla odaklanmaya başladığında, sosyal çevresinden ve ailesinden kilosuna yönelik aldığı olumsuz eleştirilerle birlikte bunu olumsuz yönde pekiştirir…

      Kişi sağlıklı olduğu müddetçe dahi sonu gelmez diyetlere bilinçsizce kendini sürükler. Aldığı enerji kendine yeterli gelmediğinde muhakkak ruhsal çöküntüye, uzun süreli stres haline, öfkeye kendini bilinçsizce sürükler.

      Peki aileden, sosyal çevreden gelen olumsuz düşünceler kalıcı mıdır? Yoksa süreç içinde insan bunları kendini iyi hissedeceği, bedenini olduğu gibi seveceği şekilde değiştirebilir mi?

Elbette tüm bu bilişlere kişi kendine iyi gelecek şekilde, açlık ve tokluk hissini dinleyerek kendini zorlamayacak şekilde yön verebilir. Sürekli yemek düşünmek, diyete yönelik planlar yapmak, uygulayamadığında kendisini suçlamak vs. sonrasında tüm bunları istenmedik bir kısır döngüye sokar.

      Gerekli görülüyorsa bir uzman eşliğinde bu davranış ve düşünce paternlerini değiştirdikten sonra kişi tüm bunları yaşam boyu kullanmak üzere kendisine özgü şekilde biçimlendirir.

      Yemek yemek bizleri bazen aynı sofrada neşeli sohbetler ile birleştirir, bazen romantik ilişkilere yön veren bir aracı olur bazense yalnızca günlük koşuşturmada ihtiyacımız olan enerjiyi hızlıca bize verir. Kalıp düşünceler, siyahlar ve beyazlar olmadan orta yolu bulup kendimize iyi geleni keşfettikten sonra ortaya çıkan renk cümbüşleriyle birlikte kendimizi sevmek bize iyi geleni bulmakta her zaman yol gösterecektir.

     

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Nilay Ulusoy - Mesaj Gönder

# yol, yaşam

göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler