Enflasyon bahanesiyle fırsatçılar köşeyi döndü

Türkiye’de iki yıldır engellenemeyen enflasyon sorunu var.

Orta Vadeli Plan’a göre, enflasyonun tek haneye düşmesi 2026 yılını bulacakmış.

Buna kim inanır.

Göreceksiniz, bu açıklamadan sonra enflasyon daha da artacak, fiyat artışları ralli yapacaktır.

Ve bugüne kadar olduğu gibi bugünden sonra da fırsatçılar köşeyi dönmeye devam edecektir.

Özellikle gıda fiyatlarındaki artışı kimse durduramıyor.

Bir ürünün üreticiden çıkış fiyatı ile tüketiciye yansıyan fiyatı arasında artık uçurum var.

Et ve süt ürünleri, fiyat artışında başı çekiyor. Dar gelirli vatandaş, artık sofrasına kahvaltılık peynir bile alamayacak duruma geldi.

Çarşıda pazarda fiyat denetimi falan tamamen palavra.

Serbest piyasa ekonomisinde devletin fiyatları kontrol etmesi, müdahalesi zaten mümkün değil. Denetimler tamamen göstermelik.

Bu fiyat olayında aracıların aç gözlülüğü de elbette büyük bir etken.

Özellikle de yeme içme sektöründe ipin ucu tamamen kaçmış durumda.

Hiçbir özelliği olmayan sıradan bir kafede oturuyorsunuz.

Bir çay 10-15 lira…

Bir maden suyu 20-30 lira…

Bir limonata 30-40 lira…

Kardeşim!

Karadeniz çay tarlasından geçilmiyor.

Haymana ovasından, Erzincan’dan, Ege’den maden suyu fışkırıyor.

Çayı esnaf çay ocağı 5 liradan satarken kazanıyor da, sen niye 10-15 liraya satıyorsun?

Bir şişe maden suyunun gelişi 3 lira, sen nasıl 20-30 liradan satıyorsun?

Bir bardak limonata kaça mal oluyor da, sen 30-40 liraya satıyorsun?

Yahya Kaptan’da İzmit Belediyesi’nin işlettiği Gülümse Kafe’yi anlatayım:

Son derece temiz giyimli bir kadın servis görevlisi, gülümseyerek, ‘Ne alırdınız?’ diye sordu.

-Bir çay lütfen!

Kısa sürede çayı getirdi, nazikçe masaya koydu. Kadın görevlinin kıyafetine ve zarafetine hayran kaldım.

Çay, büyük bardakta, tertemiz bir altlıktaydı. Taze ve lezzetliydi.

On beş dakika oturduktan sonra kalkıp kasaya yöneldim ve masa numaramı uzattım. Acaba dedim, kaç liradır?

En az 10 lirayı gözden çıkarmıştım.

Kasiyer, 5 TL aldı.

Çay ne kadar diye sormadan edemedim.

-Çay 5 TL…

Diyeceksiniz ki, orayı belediye işletiyor, kira ödemiyor, personel maaşı sorunu yok.

İyi de, çayı şekeri de bedava mı temin ediyor?

Temiz ve güler yüzün bir maliyeti yok mu?

İlimizde sıradan bir lokantaya gittiniz. Bir porsiyon döner söylediniz. Dönerciye dikkat edin. Döneri cımbızla tabağa yaydırmaya çalışıyor. 120 gram olması gereken döner, 50 gram bile değil. Fiyat 120-150 lira…

Bir porsiyon köfte söyleyin. 6-7 tane minnacık köfte ve etrafında bol miktarda marul olan tabağın fiyatı en az 120 lira…

Ben Avrupa’yı, Amerika’yı dolaştım.

Balkanlarda bir porsiyonda parmak gibi en az 15 tane köfte bulunur. Ivırı zıvırı ayrı gelir.

Almanya’da bir Türk lokantasında kuzu tandırın alasını yersiniz ve bir tabakla üç kişi doyar.

Amerika’da biftek söylediğiniz zaman önünüze araba jantı gibi koca bir parça et gelir. Lezzetinden parmaklarınızı yersiniz. Ve fiyatlar son derece makuldür.

Türkiye’de ise müşteri olarak size yolunacak kaz muamelesi yaparlar.

Yani mesele sadece enflasyon meselesi değil.

Enflasyonla birlikte fırsatçılık da uçmuş gidiyor…

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Ali Gündoğdu - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

01

İşte Bütün Mesele Bu - mesele ahlak meselesi... sorsan hepsi anadolu çocuğu...

Yanıtla . 0Beğen . 0Beğenme 08 Eylül 09:41


Anket AK Parti İzmit Belediye Başkan adayı kim olmalı?
Tüm anketler