‘Hibrit İnsan’ olmak…

Kaç gündür ‘Hibrit İnsan nasıl olur’ diye düşünüyorum…

Otomobilde ve bilgisayar uygulamalarında hibrit kelimesini duymuştum ama ‘Hibrit İnsan’ kavramını daha yeni duyuyorum.

Sevgili okuyucularım; Dünya hızla gelişiyor.

Teknolojiyi yakalayabilmenin imkanı yok.

Bir zamanlar Uzay Yolu filminde izlediğimiz görüntülü konuşmalar bir gün gerçek olacak deselerdi inanmazdık.

Şimdi de şu hibrit olayına takılmış durumdayım.

Bildiğiniz gibi Covid-19 ile yaşam şeklimiz değişti.

Adeta bir korku filminin ortasında gibiydik.

Uzunca devam eden bu süreçte hayatlarımız ‘online’ oldu…

Sokağa çıkamadık, okula gidemedik, home office çalıştık.

Market alışverişimizi, yemeklerimizi, suyumuzu, kısacası tüm ihtiyaçlarımızı online olarak sipariş verdik.

Sonuçta hareketli varlıklarız ve hareket etmemiz gerekiyor.

Sonsuza kadar evde kapalı duramayacağımıza göre…

Ama hayatın yavaşladığı bu süreçte aslında adını koyamasak da hibrit bir hayata ilk adımı attık.

Yani hem evde olduk hem ofiste çalıştık.

Hem evden ders yaptık hem okulda.

Hibrit elbette yeni bir kavram değil.

Son yıllarda otomotiv sektörünün fosil yakıt ve elektrikle çalışan yeni nesil otomobilleri tanımlamak için kullandığı hibrit kavramı bu kez dünyanın geneli için tanımlıyor.

Pandemiyle beraber literatürümüze ‘Hibrit İş Dünyası’ kavramı da girdi.

Şimdi de ‘Hibrit İnsan’…

Ve hatta biraz bilgi sahibi olayım diye araştırma yaparken ‘Hibrit İnsanlar’ diye bir kitaba da denk geldim.

Bir hayli ilgimi çekti ve birkaç gün içerisinde alıp okuyacağım.

***

Malumunuz 13. Kocaeli Kitap Fuarı tüm muhteşemliği ile devam ediyor.

Birbirinden değerli yazarlar her gün söyleşileriyle kitap fuarına renk katıyor.

Fuara katılan konuk yazarlardan biri de Prof. Dr. Uğur Batı oldu.

İşte aynı zamanda adaşım da olan Uğur Batı’nın söyleşisine dair haberi okurken birden ‘Hibrit İnsan’ kavramı ve endişeleri çok ilgimi çekti.

İnsanın teknolojiyle imtihanına açıklık getiren Batı, gelecekte ortaya çıkacak teknolojilerin insanı hibrite dönüştürmesinden endişe ettiğini söyledi.

Batı, “Bugün hayal edemeyeceğimiz çok şeyin 30 yıl içinde karşımıza çıkacağı hızlı bir dünya bu. Umarım her şey değiştikten sonra ortaya çıkan şeye insan deriz. Biz biyolojik bir türüz, bir sonraki evrede sanki hibrit olacağız” ifadesini kullandı.

Farklı bir bakış açısıyla teknolojinin insan kadar iyi ama insan kadar da kötü olduğunu belirten Batı’nın söyleşisinden bir bölümü kısaca paylaşmak istiyorum.

“Teknoloji sadece bir araç ve hep vardı.

Biz ilk çağlarda ona taş yontmak diyorduk.

Önce mantığı ortaya koyalım, teknoloji doğası gereği tarafsızdır.

Onu iyi ya da kötü yapan bizim kullanım şeklimizdir.

8 bin km uzaklıktaki kardeşinizle buluşursunuz bu iyi bir teknolojidir.

Bir bomba icat edersiniz insanları öldürürsünüz bu da kötü teknolojidir.

Teknolojiden korkmanın ya da tapmanın hiçbir anlamı yoktur.

Cep telefonları artık bedenimizin bir uzantısı haline geldi, yine de onun kurbanı veya ret edeni olmanın hiçbir mantığı yok.

Onu nasıl kullanacağını bilmek çok kritik.

Hayatımız çok daha hızla değişecek.

Zamandan büyük bir maliyet yok, zaman dünyayı hızla değiştiriyor.

İnsan teknolojiyi nasıl kullanacağını bilir çünkü teknolojiye göre bir felsefe geliştirir.

Zamana ilişkin bir felsefemiz de olacağı için teknolojiye hakim olur.

Felsefe insanın kimliğidir. Her şey onun içinde gizlidir.

Herkesin bir felsefesi olmalıdır. Felsefe insanın istikametini belirler.

Nereye gideceğinin cevabını verir.

Bir düşünce sistematiğine sahip olursun.

Felsefe oluşturmaya başladığın zaman farklı kapılar açılır ve sürekli olarak düşünce geliştirirsin.

Zaman akışkan ve algısal bir kavram.

Rakamların hiçbir değeri yok.

Filmlerde filan zaman makinesi var.

Zaman felsefesi üzerinden filmler de yapılıyor.

Aslında zaman makinesi var. İnsanın kafatasının içerisindeki muhteşem yapı bize gitmek istediğimiz zamana götürüyor…”

Sonuç olarak vardığım kanı; Çok yakında ‘Hibrit Yemek’, ‘Hibrit Meyve’, ‘Hibrit Çalışan’, ‘Hibrit Kültür’, ‘Hibrit Sanat’ gibi kavramları daha da sık duyacağız.

………………………

Ekmekten bile

ucuza kitap var

Bu yıl yaklaşık 400 yayıncının katıldığı 13. Kocaeli Kitap Fuarı’nda özel indirimler kitapseverlerin sevindiriyor.

Okuyucunun kitap fuarına gelmesi için yapılan indirimli kitaplara yoğun talep gösteren okurlar, Kocaeli Kitap Fuarı’na özel yüzden 20’den yüzde 40’a kadar varan indirimden yararlanma fırsatı buluyor.

Fuarda 3 TL’ye satılan, yani ekmekten bile ucuz olan kitaplar vatandaşların büyük ilgisini çekiyor.

15 Ekim Pazar günü akşam saatlerine kadar açık kalacak olan kitap fuarı tüm Kocaeli halkını bekliyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğur Ulusoy - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Halka soruyoruz: Kocaeli'nin en büyük sorunu nedir?
Tüm anketler