İkinci Yüzyılda Güçlü ve Müreffeh Bir Türkiye İçin Ne Yapmalı?

Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun yüzüncü yılının son günlerindeyiz...

* * *

İster gerçekleri görün ister görmek istemeyin…

3 kıtada kurulmuş dev bir imparatorluğun…

Kültürel, sosyolojik, demografik mirası üzerine kurulduk.

* * *

Balkanlar’dan…

Kafkaslar’dan…

Karadeniz’in kuzeyinden…

Kuzey Afrika’dan ve Ortadoğu’dan…

Savaşlarla, katliamlarla, soykırımlarla süpürülerek…

Evine, tarlasına, hayvanına, çiftine-çubuğuna el konularak…

Orta Anadolu’ya sıkıştırılmaya çalışılılan…

Müttefiksiz kalmış…

Farklı etnik kökenlerden…

Farklı dillerden…

Farklı mezheplerden…

Koca bir nüfus!

* * *

1. Dünya Savaşı’nın sonunda…

Orduları dağıtılmış…

Cephanesine ve askeri teçhizatına el konulmuş…

Başkenti ve her karış toprağı işgal altına alınmış olmasına rağmen…

Kendisine dayatılan onursuz ve ağır mütareke koşullarına…

Mustafa Kemal Atatürk’ün liderliğinde iİtiraz eden…

İsyancı…

Direnişçi…

Türk Subayları’nın kurduğu halk ordusu sayesinde….

100 yıldır…

Bugünkü sınırların içinde…

Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti olan…

Türkiye Cumhuriyeti’nin yurttaşları olarak yaşıyoruz…

* * *

Genç Türkiye Cumhuriyeti’nin 100 yıllık tarihi…

Sadece işgal kuvvetleri ile değil…

Yoklukla…

Yoksullukla…

İç isyanlarla…

Asırların ihmal edilmişliğiyle…

Üç kıtadan gelip toplanmış nüfusun kaynaşma problemleriyle…

Eğitimsizlik ve cehaletle…

Bilimde ve teknolojide geri kalmışlıkla…

Bitmek tükenmek bilmez bölgesel ihtilaf ve çatışmalarla…

Kendisini sürekli biryerlere çekiştirmeye çalışan büyük emperyal merkezlerle…

Boğuşa boğuşa ayakta durmanın tarihidir…

* * *

Türkiye Cumhuriyeti…

Aynı zamanda…

Emperyalist işgale karşı mücadeleyi…

Demokratik devrimle birleştirebilmiş…

Yeryüzündeki ilk ve tek devlettir…

* * *

İkinci yüzyılda çözüme kavuşturmamız gereken tüm sorunların temelinde…

Laik demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerinin yükseltilmesi başlığı altındaki birincil sorunlar bulunuluyor.

* * *

İç barış…

İktisadi kalkınma…

Ülke güvenliği…

Tam bağımsızlık…

Ve diğer tüm sorunlar…

Ülkenin laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerinin yükseltilmesine bağlı…

İkincil sorunlardır…

* * *

Birincil sorunlar dediğimiz…

Türkiye Cumhuriyeti’nin…

Laik, demokratik, sosyal, hukuk devleti niteliklerinin yükseltilmesinin önündeki en öncelikli 3 mesele ise…

Laiklik-muhafazakarlık eksenindeki sosyal kamplaşma…

Etnik ayrılıkçılık taleplerinin yarattığı sosyal ve siyasal gerilimler…

Ve Kürt laik-modernleşmeci kesimlerinin, dolaylı yollardan Amerikan emperyalizmi ile işbirliği içinde olmasının yarattığı komplikasyonlardır.

* * *

Bu komplikasyonların başında…

Türk modernleşmecilerinin gücünün bölünmesinin…

Türkiye Cumhuriyeti devletinin ise özellikle doğu ve güneydoğuda istikrarı sağlamak adına muhafazakar ve muhafazakar ötesi dinsel kütlelerle işbirliği yapmak zorunda kalmasının…

Laik ve demokratik sistemimize getirdiği yükler bulunmaktadır…

* * *

İkinci yüzyılda…

Türkiye Cumhuriyeti’nin güçlenerek devamı…

Ancak…

Tartışılmaz biçimde üniter devlet yapısı çerçevesi içinde…

Laik, demokratik, sosyal hukuk devleti normlarının muhafaza edilerek…

Zenginleştirilerek ve güçlendirilerek…

Güçlü diyalog ve empati köprüleri inşa etmek suretiyle…

Sosyolojik yapımızdaki tarihsel kutuplaşmaların giderilmesi ile mümkün olacak…

* * *

Bu teorik tespitin pratik karşılığı ise…

Türkiye İslamı’nın hurafelerden kurtarılarak diğer müslüman halklara yol gösterir hale getirilmesi…

Evrensel hukuk normlarının güçlendirilmesi suretiyle…

Bünyemizdeki farklı etnik yapıların…

Siyasal birliğimizin, iç barışımızın ve bölgesel etkinliğimizin paydaşı haline getirilmesi…

Kürt modernleşmeci çevrelerinin…

Kapsamlı bir özeleştiri sürecinin ardından

ABD emperyalizmiyle dolaylı ittifaklarını feshederek…

Türkiye’nin genel demokratikleşme sürecini zehirleyen rolünden vazgeçmesidir…


* * *

Cumhuriyet’in ikinci yüzyılı…

Laik, demokratik, sosyal hukuk devletinin değer sistemi ile…

Anadolu İslamı’nın değer sistemi arasında yaratılmaya çalışılan…

Ve her iki tarafın da marjinal ama etkili aşırılıkçılarının ürünü olan…

Gereksiz, faydasız, yapay hatta tehlikeli çatışmaların…

Samimi ve sürdürülebilir çözümünün üzerinde yükselecektir…

* * *

Laiklik ilkesinin, sadece modern yaşam tarzına sahip toplum kesimlerinin değil…

Aynı zamanda mütedeyyin kesimlerin de huzur ve mutluluğunun bir sigortası olduğu…

Toplumumuza güçlü bir şekilde anlatılmak zorundadır…

* * *

Türkiye Cumhuriyeti’nin ikinci yüzyılında…

Bu ülkenin…

Vatansever aydınlarına ve siyasetçilerine düşen temel görev…

İçerideki sosyolojik kamplaşmaları ortadan kaldırmak için…

Diyalog köprüleri inşa etmek…

Empati kanalları oluşturmaktır…

* * *

Kısacası…

Türkiye Cumhuriyeti’nin…

İkinci yüzyılda…

Tam bağımsız, tam demokratik, iktisaden güçlü, özgüvenli bir şekilde varolması…

Ancak ve ancak…

Samimiyet temelinde…

Bir büyük toplumsal diyalog, empati ve uzlaşma programı ile gerçekleşebilir…

* * *

Aydınlarımızın ve siyasetçilerimizin en öncelikli meselesi ve görevi…

Bu sürecin inşasını sağlamaktır!

Ve bu mümkündür!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Uğraş Çiftçi - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.



Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler