Kocaeli'de kimler aday olmamalı açıklıyorum!

Her şey siyasetle ilgilidir, her şey politiktir.” Benim hayata bakışım böyledir. Tabii olarak her teorik tespitin pratik sonuçları olur. Hayata böyle bakıyorsanız su alırken, kira öderken, otomobil kullanırken, çocuğunuzu okula verirken, fatura öderken kısaca her an, nefes aldığım her an her şeyin birbiriyle ilişkisini düşünürüm. Bunların temel nedeninin Allah’ın bir dayatması, bir kader meselesi olmadığını bilirim. Yüce Allah’ın bize kötü bir hayat önermediğini ve buna mecbur kılmadığını de bilirim mesela…

Çukurda, bataklıkta, hep yokuşta yaşamak kader değildir, bunu da bilirim. Her şey siyasetle ilgilidir, Lenin’in çok iyi bir uyarısı vardır, "Eğer siyasete müdahale etmezseniz, siyaset öyle ya da böyle hayatınıza müdahale edecektir." Evet, doğru söylüyor. Siyasete müdahale etmek gerekiyor, peki ama nasıl? Sivil toplum kuruluşlarında çalışabilir, eylemlere katılabilirsiniz. Yardım derneklerine üye olabilirsiniz, kitap kampanyaları düzenleyip eleştiri yazıları yazabilirsiniz… Bir de mesela belediye başkanı adayı ya da milletvekili adayı olabilirsiniz. Sanırım Türkiye’de siyasete en yüksek müdahale yeri belediye başkanı olmak ya da milletvekili olmak olabilir. Siyasete müdahale edebilirsiniz, belediye başkanı, muhtar ya da milletvekili olabilirsiniz bu kötü bir şey değildir, hatta çoğu kez insanların kaderine müdahalede bulunacak pozisyonlarda olmak iyidir. Bunu iyi kullanmak sizin elinizdedir.

Ben siyasete, yani hayata müdahale etmek isteyenlere bakıyorum ve bazı kriterler koymak istiyorum. Buna hakkım yok mu? Sanırım benim de hala bir oyum var ve hayata müdahale etmek istiyorum, işte benim zamanım!

İzmit Üçyol’da yaşıyorum, Kocaeli ve İzmit’in sosyoekonomik olarak pek kalkınmış bölgesi değil. Burada yaşamaktan zevk alıyorum, burada yaşam gerçek. Mesela burada A-101 ya da BİM’de, 25 kuruşu olmadığı için, çikolatasını annesinin bir bakışıyla bırakmak zorunda olan çocuklarla karşılaşıyorum. Muhtemelen o 25 kuruşu hiç unutamayacak, evet çikolatayı bıraktı ama kalbi o 25 kuruşta kaldı. Eksik kaldı, henüz 4 ya da 5 yaşında ama işte eksik, daha şimdiden… Halbuki daha ne yaşadı ki? Daha kaç kez nasıl eksik bırakılacak. Sinirlenecek, tamamlanmak isteyecek ama 40 yaşında milyonları da olsa o 25 kuruşu hiç tamamlayamayacak. 25 kuruşun boşluğu insanı yorar, içine galonlarca su akıtsan da dolmaz, bunu da bilirim. Hüzün, işte öğrendi çocuk. Çocuğun kaderi miydi bu? Bence değil çünkü insanın 25 kuruşu eksik olamaz, olmamalı. Reddediyoruz.

Geçen akşam mutat gece yürüyüşlerimden birisini yapıyordum, genelde rahatlamak için yürürüm daha fazla yük sırtlanmak için değil ama öyle olmadı. Bir saat aralıklarla, iki çekçekçi çocukla karşılaştım. Birisi 8-9 yaşlarında Suriyeli bir kız çocuğuydu. Kardeşinin bebek arabasıyla, ki o da bir hurdalık; kardeşini değil topladığı boş kutuları dolaştırıyordu. Biraz takip ettim, çok canlı bir çocuk. Yani nasıl desem, böyle değil de başka bir yaşamı olsa işte onu hak eden bir çocuk. Yanlış anlamayın her çocuk iyi hayatı hak eder ama hayat canlılığı başka bir şeydir. Biraz sohbet ettim, akşam 19:00 sonrasında çıkıyor, iki saat kadar dolaşıyor ve sonra evine gidiyor. Hava soğuk ama umurunda değil, şu an tek düşündüğü marketlerin önünde mal açan çalışanların artığı olan kartonları alabilmek. Onun da hayata müdahale edişi bu, akşam saat 19:00’dan sonra boş kartonları toplamak… Bir başka yaşam, pahalı takım elbiseleri yok, pahalı abiyeleri de. Makam aracı yok, korumaları, kendine ait ödeneği yok küçük kız çocuğunun. Süslü cümleleri yok, yalanı yok, beğenilme kaygısı yok. Sanırım bir Allah’ı, bir de boş kartonları var. Oysa bambaşka bir yaşamı olabilirdi. Bunu da reddediyoruz.

Sonra önüme Ömer çıkıyor, Ömer bir Türk çocuğu, 13-14 yaşlarında. O da sırtında kocaman bir çekçekle akşam saatlerinde Üçyol’da geziyor… Hava soğuk, elimi uzatıyorum. Elinin pis olduğunu düşündüğü için utanıyor. Halbuki iliklerime kadar utanan benim. Herkesin adına utanmamı kabul etmesini istiyorum, sözlerimle değil gözlerimle. Elini sıkıyorum gülerek, tanışıyoruz. Ömer’in kaderi mi bu? Ömer’in kaderi akşam kendisinden beş misli büyük çekçekle, karanlığa, tehlikeye yürümek mi? Bütün gece dolaşıp evine yardım etmeye çalışmak Ömer’in kaderi mi? Bunu da reddediyoruz.

Şimdi kimlerin aday olmaması gerektiğini açıklıyorum... Gücünü sokaktan, halkın kendisinden almayanlarla başlayalım, onlar aday olmasın. 25 kuruşluk utanç çukurunu o markette görmeyen, sokakta çalışan çocukları görmeyenler aday olmasın. Siyaseti ihale, pahalı takım elbise ya da abiye, korumalar ve dahası olarak görenler aday olmasın. Siyaseti eksik olan kişiliğini tamamlamak için yapacak olanlar aday olmasın. Kocaeli’ye gökyüzünden bakanlar aday olmasın. Emekliyi, öğretmeni, memuru, polisi, ayakkabı boyayıcısını, simitçiyi umursamayan aday olmasın. Kendinden başkasını umursamayan aday olmasın. Akrabasını, arkadaşını kayıracak olan aday olmasın. Olmayın, hiçbirinize ihtiyacımız yok!

Yukarıdaki kriterlere uymayan herkesi reddediyoruz.

Şimdi en büyük hakkımızı kullanıyoruz; reddetmek hakkımız, siyasete ve hayata müdahale etmek de. İlk müdahale rettir, sana kader diye anlatılanı reddetmek. Hz. Peygamber ilk vahiy sonrası evine dönüp uyuşmamıştır, Mekke’ye dönüp cehaletin elçilerini reddetmiştir, Hz. Musa Firavun’u reddetmiştir, Şeyh Bedrettin paylaşmayanları reddetmiştir, Hz. İsa herkesin günahını sırtlanmış, dünyayı reddetmiştir. Gazi işgali ve esareti reddetmiştir.

Reddetmek iyidir.

Boşuna mı sokuldu bankalara

petrol borularına kundak

kurşun işçinin böğrünü boşuna mı örseledi

varsın zindanların uğultusu vursun kulaklarımıza

yaşamak

bizimçün dokunaklı bir şarkı değil ki.” –Yıkılma Sakın, İsmet Özel

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Emirhan Akman - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Demokrat Kocaeli Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Demokrat Kocaeli hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Demokrat Kocaeli editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Demokrat Kocaeli değil haberi geçen ajanstır.

07

Kocaeli - Yukarıdaki kriterler ve Son bölüm muhteşem.Çok etkilendim.Tüylerim diken diken oldu.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 24 Kasım 00:01
06

Güneş - Önce bir halk oylaması yapıp kimi belediye başkanı olarak görmek istersiniz diye sorsalar keşke, adayımız bu diyerek oy istemeseler.

Yanıtla . 4Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 23:45
05

Kartepeli - Vatandaşın seçme hakkı olsa da adaylara büyükbaşlar karar veriyor..

Gerçek anlamda dürüst ve vatandaşı düşünen bir lider özlemiyle yeniden seçime gidiyoruz..Hakkımızda hayırlısı

Yanıtla . 6Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 23:30
04

Mesut Demir - Cok guzel dokundurmalar yapmisin kardesim.masallah.menfaat dunyasindayiz..duzeltmekle bitmez insanohlu.Allah bizleri dogruluktan ayirmasin

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 23:06
03

Fatih Uzun - Kalemine sağlık çok güzel özetlenmişsin kardeşim.

Yanıtla . 3Beğen . 0Beğenme 23 Kasım 22:49


Anket Yerel seçimlerde Derince'de kime oy vereceksiniz?
Tüm anketler